Tecrübe Hazinedir

Recep KOÇAK

Hz. Mevlana, “Gençlerin aynada göremediğini, yaşlılar bir kiremit parçasında görür” der.

Başarılı bir işadamına başarısının sırrı sorulmuş, “Cevabım iki kelime; doğru kararlar” demiş. “Doğru kararlarınızı neye borçlusunuz?” diye devam etmişler sorulara. İşadamı, “Cevabım tek kelime; tecrübe” demiş. Bu kez, “Tecrübelerinizi neye borçlusunuz?” sorusu gelmiş. İşadamı son noktayı koymuş; “Yanlış kararlar!”

Bilecik Söğütlü Mustafa Işık Amca’yı İmam Hatiplilere olan sevdasından biliyoruz. Söğüt İmam Hatip Lisesi kapanmasın diye Kars’tan, Hakkâri’den, Şırnak’tan öğrenci getirip yatılı olarak okutmuş. Katsayı engeli sebebiyle mevcudu 8 öğrenciye kadar düşen ve kapanmakla karşı karşıya gelen İHL, Mustafa Amca’nın kararlı çabaları sonunda kapanmaktan kurtulmuş.

Geçtiğimiz yıllarda Söğüt İmam Hatipli öğrencilerle konuşmuştuk. Onlardan birisi, “Eğer bize sahip çıkılmasaydı ya terörist olur dağa çıkardık ya da şehirde kaybolur giderdik” demişti.

Mustafa Amca’nın rahatsızlandığını, bir operasyon geçirdiğini duyduk. Deniz Feneri’nin Ramazan Abi’si İbrahim Uğurlu Ağabey ve ekibimizle birlikte Söğüt’e gittik. Mustafa Amca 20 gün kadar evinde yatmış, biz gitmeden bir gün önce ayağa kalmış; sağlık durumu iyi şükürler olsun.

O’nun hem duasını aldık hem de tecrübelerini dinledik.

Mustafa Amca, “Size bir hikaye anlatayım” diyerek başladı söze:

Bir genci evlendirmiş babası. Aradan günler geçmiş tezevvüç olmamış. Çevreden dedikodular yükselmiş, ‘acaba bir rahatsızlığı mı var damadın ya da gelinin!’ söylentileri dolaşmaya başlamış.

Meraklı bir adam dayanamamış sormuş damada, “Bazı söylentiler geldi kulağıma. Söylenenler doğru mu?”

Damat, “Duyduklarınız doğru ama önemli bir sebebi var. Evlendiğim kız baba evinde hangi şartlarda besleniyordu bilmiyorum. Benim evimde helal lokma ile 40 gün geçirmesini bekliyorum” demiş.

O evlilikten doğan iki erkek çocuk büyük âlim olmuşlar. Onlardan büyük kardeş bir gün camide vaaz verirken küçük kardeş dışardan gelmiş. Camide sağa sola baktıktan sonra oturmayıp çıkmış.

Büyük kardeş küçük kardeşini annesine şikâyet etmiş, “Kardeşim ben vaaz ederken camiye girdi ama sohbetimi dinlemeye tenezzül etmeden çıkıp gitti, çok üzüldüm” demiş.

Anne küçük oğluna ağabeyinin rahatsızlığını anlatmış, bu davranışının sebebini sormuş. Küçük kardeş, “Ağabeyimi beğenmediğim için değil, camiye girdiğimde cemaatin arasında meleklerin de ağabeyimi dinlediğini gördüm, oturacak yer bulamadığım için geri çıktım” demiş.

Büyük kardeş annesinden bu cevabı dinleyince sitem etmiş, “Anne, küçük kardeşim melekleri görebiliyor da ben neden göremiyorum” demiş.

Anne epeyce düşündükten sonra şu cevabı vermiş; “Ben seni de kardeşini de abdestsiz hiç emzirmedim. Fakat bir keresinde sen kundakta bebekken kucağında bebeğiyle komşumuz ziyarete gelmişti. Ben namaza durdum. Sen uyandın, ağlamaya başladın. Komşu kadın ağlamana dayanamayıp seni emzirdi. Belki bundandır senin melekleri göremeyişin!”

Rivayete göre, bu hikâyesini anlattığımız kardeşler yüzyıllardır bilinen Yazıcıoğlu Muhammed ve Ahmed Bican isimli âlimlerden başkası değil. Muhammediye gibi meşhur esrelerin yazarları..

Mustafa Amca’dan ayrılıp Bursa’ya doğru yola revan olurken onun son cümlesi çınlıyordu kulaklarımda, “Keşke buna benzer hikâyeleri gençliğimde dinlemiş ve bugünkü hassasiyetlerimi erken yaşlarda kazanmış olsaydım.”

Bursa programımızda Suriyeli kardeşlerimizin üç yıldan beri yaşadığı acıları konuştuk. Un, gıda, battaniye, yakacak ve mama gibi temel ihtiyaçları hatırlattık.

Soğuk kış şartlarında Suriyeli kardeşlerimizden bazıları donarak ölürken, Allah’ın bize lütfettiği nimetleri gözümüzün önüne getirip, her nimetten muhakkak hesaba çekileceğimizi (Tekâsür Suresi) düşünüp, “ensar“ olmayı sürdürmemizin gerekliliğini sesli düşündük.

Bursa’da yayın yapan ve güzel organizasyonlara imza atarak temel insani değerlerimizin hatırlatılmasına vesile olan Radyo Gül’ün güzel ekibine ve radyonun sahibi Seyfettin Kürne’ye teşekkürü borç biliriz.

Tecrübe çok değerli bir hazinedir. Seyahatler bizi yeni tecrübelerle, yeni hazinelerle buluşturur. Hazine bazen yanı başımızda, bazen ise binlerce kilometre uzağımızda bizim onu keşfedip istifade etmemizi beklemektedir.

 

recep.kocakk@gmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.