TÜRKÇEN KADAR KONUŞAMIYORSUN BİLE

Serhat OĞUZ

Geçen yazımda üniversitelerimizde yabancı dil -bilhassa- İngilizce konusunda ısrarcı olunmasının ne kadar yanlış olduğunu anlatmaya çalıştım. Bazı dostlarım, akademik çalışma yapacakların dil öğrenmesi gereklidir, diyerek bana katılmadıklarını söylediler. Sanki ben zinhar yabancı dil öğrenilmesin dedim.

 

İlim adamı kendi dilini bilsin – hem de çok iyi bilsin- alan bilgisine hâkim olsun, en az bir tane de yabancı dil öğrensin. Buna karşı değilim ki. Benim karşı olduğum;                               yabancı dilin daha işin başında genç akademisyenlere dayatılmasıdır. Denilmektedir ki, yabancı dil her şeydir, dil öğrenmeden akademisyen olunmaz. Allah aşkına söyler misiniz Türkçe ne işe yarar? İşe neden genç akademisyenlerin anadili kullanma becerisinden başlanmıyor? Madem sınavlara bu kadar meraklıyız neden Türkçeyi kullanma becerisini ölçen tek bir sınav yok? Çünkü zihinler şartlandırılmış bir kere. İngilizce bilmeden ilim yapılamaz. Türkçe nasıl olsa halledilir.

 

Sanki dil sınavında yüksek notlar almak İngilizce makaleler yazmak ilim dünyasının anahtarı. Kendi ülkemizde kendi dilimizle ne ilmi üretiyoruz ki bunu İngilizce ile dünyaya açalım. Siz nitelikli ilim adamı yetiştirdiğinizde, kendi alanında çığır açacak buluşlar/tezler geliştirdiğinizde maksat hâsıl olmuş demektir. Ürettiğiniz değerli bir şeyler varsa bunlar uluslar arası alanda da taliplerini bulacaktır. Elbette ki yabancı dil buna vesiledir. Ama gelin görün ki memleketimizde ilmin anahtarı sadece yabancı dildir(!) ve kafalara kazınmıştır ki İngilizce bilmeden ilim yapılamaz. Ben bu durumdan rahatsızım. Türkçeye zenci muamelesinin reva olmadığını düşünüyorum.

 

Genç bilim adamlarına daha işin başında bir şart koşulacaksa bu kesinlikle alan bilgisi ve Türkçeyi kullanma gücü olmalıdır. Fakat anadilimiz üvey evlat muamelesi görmektedir. Doçentlik dosyasında İngilizce yayınlanan makalelere puanlar yağarken aynı makaleyi Türkçe yayınladığınızda puanlar size küsmektedir. Türkçeyi ilim dünyasının zencisi haline getiren buna benzer tüm uygulamaların bir an evvel kaldırılması ya da düzeltilmesi gerekir.

 

Yabancı dil bilmeyen biri ciddi bir alan bilgisiyle ( tarih, edebiyat, ilahiyat…) ilim üretebilir; ama yabancı bir dile tam anlamıyla vakıf olmak ilim üretmeye yetmez.  Kendi diliyle ilim üretemeyen, öğrendiği yabancı dille neyi yazacak ya da anlatacak?

Muhabbetle kalınız…

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.