Türk'ten öte Türk'ün zaferi

Mesut DOĞAN

Söz konusu olan Avrupa olunca başka bir “Milli Takım” var karşımızda.

Bu takıma “Ulusal Takım” diyenler halt etmiş.

Belki de kendi tarihinde ilk defa “ulus”u aşmış, beynelmilel bir takım var sahada.

Sahada yaşadıkları ve “orta dünya”nın mazlum halklarına yaşattıklarıyla.

Avrupa Futbol şampiyonasında yer alan tek Müslüman ülke Türkiye.

Avrupa ile kora kor, dişe diş mücadele eden tek ülke Türkiye.

Her maçta fark yiyecekmiş gibi duran fakat maçın sonucunda sahadan zaferle ayrılan Türkiye.

Emperyalizm ile “orta dünya”nın halkları arasındaki tarihi hesaplaşmayı yeniden hatırlatan Türkiye.

Zümrüd-ü Anka Kuşu Alp Dağlarını aştı, Viyana kapılarına dayandı.

Son 250 yılda, bir kenara itilen, kıstırılan, hapsedilen duygular yeniden depreşti.

Adına Futbol denen, avanak ıslatan sporu bize “Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik/Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik.” duygusunu hatırlattı.

Yeşil sahalarda kazanırken, ekonomide, siyasette, kültürde, sanatta belki yine kaybediyoruz.

Hiç önemli değil.

Yeşil sahalarda zafer naraları atarken, coğrafyamız üzerinde yeni planlar yapılıyor, en az bin yıldır kardeş olarak yaşayan halkların arasına bombalar atılıyor, tel örgüler örülüyor kim bilir.

Dert değil.

Yeşil sahalarda son dakika golleri atarken, borsadaki değerimiz her dakika düşüyor  olabilir.

Bize ne.

Müsabaka boyunca yumruğa karşılık, son anda çıkaracağımız bir kontra-yumruk olduğunu biliyoruz biz.

Yıllardır yediğimiz onca yumruğa rağmen ayakta kalmayı başardık ve şimdi, elbet, bir gün, mutlaka bu yumruklara karşılık verecek bir irademiz ve gücümüz olduğunu yeniden yeniden yeniden keşfettik.

Bırakın, yaşanan onca mağlubiyetlere rağmen, “orta dünya”nın mazlum halkları, medeniyetin öz evlatları küllenmiş zafer duygusunu doyasıya yaşasınlar bugün.

Yenilsek de yensek de…

“Bu Türkler de tarif edilemez bambaşka bir şey var.”

O şeyin ne olduğunu biz gayet iyi biliyoruz; kendimize itiraf etmekten korkuyoruz.

Kolay değil, Anka Kuşu, küllerinden yeniden doğuyor.

Kolay değil, Müslümanlar kardeş olduklarını hatırlıyor.

Kolay değil, tehir edilmiş bir maçın oynanması gerçeği keşfediliyor.

Kolay olan, sahaya çıkıp aslanlar gibi mücadele etmek, tüm dünyaya “Türk"ten öte Türk” olanı göstermek.

Haydi Türkiye, “neyi kaybettiğini hatırla.”