Yeryüzündeki Cehennem

Prof. İhsan IŞIK

Geçtiğimiz günlerde Devlet Bakanı Ali Babacan başkanlığında 5 ilgili bakan ve iş adamlarıyla Amerika ile “model ortaklık” çerçevesinde, bu ülkeyle ticaretin nasıl artırılacağına dair bir istişare toplantısı yapılmıştı. Ben de bu yorum yazımı, uzun süredir üzerinde mesai yaptığım bu konuya ayırmıştım. Ancak, Haiti’de meydana gelen trajedi fikrimi değiştirdi. İnsanlık dramının yaşandığı bir ortamda ticaretten bahsetmek vicdanıma hoş gelmedi. İlgili konuyu bir sonraki yazıya bıraktim.

 

Haiti’deki feci deprem vuku bulduğunda, Amerika’nin Haiti’ye en yakın noktasında bir konferanstaydım. Yerin sallandığını hissetmedim ama, bu olağanüstü hadise sonrası dünyada bazı şeylerin sallanacağını hissettim. Nitekim, Birleşmiş Milletle Genel Sekreteri Ban Ki-Moon, olay sonrası bütün programlarını iptal edip hemen bölgeye kostu. Çıkarma yaparçasına, bir çok ülke Haiti’ye asker gönderdi. BM Haiti özel temsilcisi Bill Clinton, yardım çalışmalarını yerinde gözlemlemek için, CNN’in bu haliyle “yeryüzündeki cehennem” dediği Haiti’yi mesken tuttu. Bu trajedinin öncesi ve sonrası incelendiğinde, aslında hepimiz için büyük dersler var.

 

12 Ocak Salı günü, Haiti’yi 7.3 şiddetinde sarsan deprem, bu ulkenin 200 yıl zarfında yaşadığı en şiddetli depremdir. Ölü sayısının 200 bin kişiye ulaşacağından korkulmaktadır. Türkiye’nin 17 Ağustos depreminde resmi raporlara göre 17 bin (resmi olmayan bilgilere göre ise 50 bin) kaybı olduğu düşünülünce, bu fakir Karayip ülkesinin içine düştüğü trajedi daha bir açıklık kazanmaktadır.

 

Haiti ayrıca bizden en az 10 kat daha fakir bir ülkedir. Kişi başına geliri senede 700 dolardır ki, bu tipik bir Haiti’linin günde 2 dolardan daha az parayla yaşadığını göstermektedir. Ülke nüfusunun %80’i açlık sınırında yaşamaktadır. En zengin %1, toplam gelirin %50’sinden fazlasına sahiptir.

 

Dünyanın en mezbele ve en tehlikeli şehri Cité Soleil Haiti’dedir. Nüfusun yarısı okuma yazma bilmemektedir. Üniversite mezunlarının da %80’i ülkeyi terketmektedir. İnsanı gelişme endeksine göre ülke dünyada en son sıralarda yer almaktadır. Amerika kıtasında Fransızca konuşan tek bağımsız ülke olan Haiti’de nüfusun %95’i Afrika kökenli zencidir.  

 

Latin Amerika’da ilk siyahi ağırlıklı bağımsız devlet Haiti’dir. Fransa’dan bağımsızlığını alan Haiti bir kole isyanı sonucu doğmuştur. Ne ibretamızdır ki, kahve, tutun ve şeker kamisi tarlalarında çalıştırılmak üzere ülkeye getirilen köleler, Fransız Devrimininin özgürlük, eşitlik ve kardeşlik mesajlarından esinlenerek Fransızlara karşı isyan etmişlerdir.

 

İmtiyazlarını yitiren beyaz azınlık ülkeyi terkedinçe, ada kölelere kalmıştır. Ancak yüz yıllardır esaret içerisinde yaşayan bu toplululuk, birden bire efendi olunca zorlanmıştır. 200 yıldır, ülke o krizden bu krize sürüklenmiş, toplam 32 askeri ihtilal görmüştür. Bir avuç Suriye’li azınlık bile yeri gelmis Haiti’de ihtilal yapabilmiştir. Yolsuzluğun kol gezdiği bu küçük Karayip ülkesinde, 2004’de yeni bir ihtilal olmuş, eski cumhurbaşkanı Güney Afrika’ya sürgün gitmiştir.

 

Siyasi ve ekonomik badirelerle boğuşan bu fakir ada ülkesi, şimdi de iki asrın en büyük tabi felaketiyle yüz yüzedir. Birleşmiş Milletler (BM) tüm dünyaya bu talihsiz ülkeye yardım çağrısında bulunmuştur. Avrupa Birliği 400 milyon Euro hibe vadetmiştir. Senegal devlet baskani ulkesine gocecek multecilere bedava arazi (toplu goc halinde yeni bir sehir) teklif etmistir. ABD bu ülkeye ekonomik yardım için 100 milyon dolar ve asayiş için de 10 bin kişilik askeri bir güç gönderme kararı almıştır.

 

Ayrica, Obama Beyaz Sarayın arka bahçesinde, sağ yanına Bill Clinton’u, sol yanına George Bush’u alarak, “Clinton-Bush Haiti Yardım” kampanyasını duyurmuş, Amerikan halkından Haiti’ye destek çağrısı yapmıştır. Bizler de bu acıyı en yakından bilen ve yaşayan bir millet olarak, bu büyük trajediye sessiz kalmamaliyiz. Güvendiğimiz her turlu aracıyla, bu mazlum ve mağdur insanlara el vermek bir insanlik gorevi.

 

BM binasında ünlü şair Sadi’ye atfedilen bir söz vardır: “İnsanlık bir birinin azasıdır”.

 

Şu an bir yanımız kırık...

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.