Yeşilay’ın Yüzüne Can Gelmiş

Recep KOÇAK

Yeşilay adını Türkiye’de orta yaşın üstündeki hemen herkes duymuştur. Ortaokul lise yıllarında okulların panolarına asılan afişler ve broşürlerle yapılan hatırlatmalar, tatlı bir hatıra olarak çoğumuzun hafızasındaki canlılığını korumaktadır.

Çorum dışına ilk çıkışım üniversite imtihanının ikinci basamağı vesilesiyle idi. Bizim liseyi bitirdiğimiz yıl üniversite imtihanı iki basamaklı hale getirilmişti. Samsun, İstanbul ya da Ankara tercihleri vardı önümüzde, ben Ankara’yı işaretledim. Zira Ankara Çorum’a hem yakın, hem de başkent olması sebebiyle ilgimi daha fazla çekmişti.

Mamak Son Durak’ta Çorum otobüsünden indiğimde beni iki karşılayan vardı. Birisi teyzemin damadı Mehmet enişte (kısa bir süre önce rahmetli oldu), diğeri ise Mamak Son Durak’taki caminin duvarında asılı bulunan tabela.

Tabelada bir hadis-i şerif yazılıydı: “İçki, bütün kötülüklerin anasıdır.” (Hz. Peygamber s.a.s)

Tabelanın altında ise Yeşilay’ın adı vardı.

Kimi çevreler o tabeladaki hadis-i şerifi Türkiye’nin sancılı dönemlerinde tartışma konusu yapmak istemişlerdi. Alkolün zararlı oluşunun hatırlatılması, o çevrelerin nasırına dokunmuştu. Tıpkı Zincirlikuyu Kabristanı’nın girişinde bulunan, “Her nefis ölümü tadacaktır” (Âl-i İmran, 3/185, Enbiyâ: 21/35 ) ayet-i kerimesinin uykularını kaçırması gibi.

Yeşilay, köklü ve nice önemli projenin altında imzası bulunan bir kuruluşumuz. Neredeyse bir asırlık geçmişe sahip. Alkol, uyuşturucu ve sigara gibi zararlı alışkanlıklara karşı mücadele veriyor.

“Felaketten önce” sloganıyla, önleyici çalışmalara ağırlık veriyor.

Kısa bir süre önce Av. Muharrem Balcı’yı Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz’le birlikte Yeşilay’daki makamında ziyaret edip “hayırlı olsun” demiştik. O ziyaret gecikmiş bir ziyaretti. Zira görüşmede Muharrem beyin Yeşilay’da Genel Başkanlık görevini üstlendikten sonra ekip arkadaşlarıyla birlikte yaptıkları güzel işlerin başlıklarını sayması bile uzun bir zaman almıştı.

Kısa bir süre önce bir bayrak değişimi daha yaşandı ve Prof. Dr. İhsan Karaman Yeşilay’ın Genel Başkanı oldu.

Geçtiğimiz günlerde Deniz Feneri Genel Başkanı Av. Mehmet Cengiz ve Genel Sekreter İbrahim Altan’la birlikte Yeşilay’ı ziyarete gittik. Görüşmede, Genel Başkan Prof. Dr. İhsan Karaman’la birlikte Genel Başkan Yardımcısı Dr. M. Akif Seylan da hazır bulundu.

Karaman, kuruluş hikayesini anlatırken Yeşilay’ın web sitesindeki “tarihçe” kısmına atıfla şu bilgileri verdi:

“Birinci Dünya Savaşı sonunda, bütün yurdun işgal edilmiş olmasına rağmen, milletimizde istiklal ve mücadele azminin sönmediğini gören düşman; top ve tüfekle yenemediği Türk varlığını içten çökertmek için alkol ve uyuşturucu maddelere başvurmuştu. Limanlarımıza uğrayan düşman gemileri, beraberinde getirdiği yığın yığın içkileri indiriyor ve bunlar el altından halkımıza ve bilhassa yurt savunmasının en önemli unsuru olan gençlerimize ulaştırılıyordu.

Kısa zamanda içki ve uyuşturucu madde alışkanlığı bir salgın halini almaya yüz tutmuştu. İşte bu faciayı görüp, işin önemini kavrayan vatansever aydınlar (Ord.Prof.Dr.Mazhar Osman Bey ve arkadaşları) Şeyh’ül-İslam Haydarizâde İbrahim Efendi’nin teşvik ve himayesinde halkı ve gençliği uyarmak ve bu yolda mücadele etmek için 5 Mart 1920 tarihinde merkezi İstanbul’da olmak üzere “Hilâl-i Ahdar” adıyla cemiyetin temellerini attılar. Daha sonraları, cemiyet ilkönce “Yeşil Hilal” ve sonra da “Yeşilay” isimlerini kullanmıştır. Cemiyetin şimdiki yasal adı ise “Türkiye Yeşilay Cemiyeti” dir.”

Karaman, ilk etapta bütün illerimizde Yeşilay şubelerinin açılması için çalışmaları hızlandırdıklarını, daha sonra zamanla büyük ilçelerimizde de şubeleşme hedeflerinin bulunduğunu ifade etti.

Yurtdışında da Yeşilay şubeleri veya benzer oluşumların açılmaya başlandığını, Filistin Gazze’de ve Kosova’da ilk adımların atıldığı bilgisini haber verdi.

İhsan Karaman liderliğinde Yeşilay’ın önümüzdeki dönemde “felaket önleyici” bir dizi önemli projeyi uygulamaya koyduğunu göreceğiz. Karaman, ülke genelinde gönüllü sayılarını artırmayı önemsediklerini dile getirerek, “74 milyonluk Türkiye’de neden 4 milyon Yeşilay gönüllüsü olmasın?” dedi.

Karaman’ın, üstlendiği onca başka sorumluluğu yanında Yeşilay’da da ağır bir yükün altına girmeyi kabul etmiş olması takdire şayan bir durum.

Ülkemizin önemli değerlerinden birisi olan Yeşilay, her geçen gün elimizden kayıp gitmekte olan gençlerimizin temel değerlerimizle güçlü bir biçimde buluşturulmasına öncülük edebilir. Meydana gelmesi halinde acısı her ailede derinden hissedilecek felaketlerin önlenmesinde Yeşilay’a büyük bir görev ve ağır bir sorumluluk düşüyor.

Bugün ailelerimizin çoğunun alkol, uyuşturucu ya da sigara denildiğinde yüreklerinde açılan yaralar vardır. Maalesef gençlerin sigara, uyuşturucu ve alkol kullanım yaşı giderek düşüyor.

Devletin bütün ilgili birimleriyle birlikte Yeşilay gibi sivil toplum kuruluşlarımız el ele verip gençliğin kurtuluşu için seferberlik başlatılmalı.

Başbakan Erdoğan çocuk sayısı konusundaki teşvikleri yanında bu konuya da mutlaka eğilmeli. Onun bir tek beyanı bile bu konuyla dertlenenlerin sayısını hızla artıracak, gençler cephesindeki yangın bir ölçüde de olsa söndürülecektir.

 

İlgilenenler için;

http://www.yesilay.org.tr

 

gumuslale@gmail.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.