Afrika Nasıl Kalkınır?

 

            Her ülke ve o ülkeyi oluşturan halk, gelişmek ve diğer muasır memleketler seviyesine ulaşmak ister. Kimse diğer insanlara muhtaç olarak yaşamak da istemez. Bu yaşam çok da kolay olmaz elbette. Hatta bu sadece istemekle de olmuyor. Bir bedel istiyor.  

            “Özelde Burkina Faso, genelde tüm Afrika’nın gelişmesi nasıl olabilir?” diye sorduk. Yerelde onların bulduğu ve düşündüğü çözümleri sizin için derledik.

1. Bir ülkeyi başka bir ülke geliştiremez. Her ülke gelişimini kendisi gerçekleştirir. Mesela Suudi Arabistan’da çok büyük binalar ve şehirler oldu. Ancak bu talep ve çalışmalar yerelden gelmediği için tam bir gelişim ve değişim olmadı. Paranın hatırına dışarıdan gelip bunları yaptılar. Biz şimdi Suudi Arabistan için çok gelişmiş ve modern bir ülke olmuştur diyemeyiz. (Dr. Sait)

2. Bir ülkeyi ve milleti geliştirecek olan eğitimdir. Eğitim ne kadar kaliteli ve güzelse o kadar gelişme olur. Çocuklara her yerde yardım yerine onların kendi ayakları üzerine durabilecekleri ve başarının tadını hissedecekleri eğitim verilmeli. (O.Demi)

3. Burkina Faso’nun efsane cumhurbaşkanı Thomas Sankara bu konuda şöyle derdi: “Bir ülke başka bir ülkeden ithalat yapmamalı. Her şeyi kendisi üretecek ve yerel olanı kullanacak. Böylece kendisini geliştirecek. Özellikle de gıda ve giyimde tamamen yerel olmalı” ben de bu görüşü destekliyorum. Dış bağımlılık azaltılmalı. (Tican)

4. Bu gelişme aileden başlar. Herkes ailesine sahip çıkmalı. Sonra komşuya ve ülkeye sahip çıkmalı. Bireysel bakış açısı ve aile içi gelişim önemlidir. (M. Dilmi)

5. Gelişmeden ne anlayacağız? Herkese göre bu tanım farklılık arz eder. Gelişme; çok büyük ve lüks binalar yapmak mıdır? Yoksa insanların ruhen ve fikren gelişmesi midir? Eğitim ve insanlık güzel olunca mı kendimizi gelişmiş sayacağız? Yani tanımda ve beklentilerde anlaşmak lazım...  

Bana göre eğitimle akıllı ve merhametli insanı yetiştirmek lazım. Bina yapmak yetmez. Avrupa'da çok gelişmiş binalar ve teknolojik imkânlar var ama insanlık yok. Hz. Muhammed (SAV) “Ben öğretmen olarak gönderildim ” buyurur. Ahlakın gelişmesi önemlidir. Gelişme için de kaliteli ve ahlaklı öğretmenlere ihtiyaç var. (Cibril)

img-20210125-132740.jpg

6.   Değişim ve dönüşüm kişinin içinden başlar. Sadece kendinizi düşünürseniz değişim olmaz. Herkes sadece kendisini düşünmeyi bırakmalı. Bu bireysel anlamda böyledir. Aynı zamanda ülkeler çapında da böyle olmalıdır. Tüm Afrika beraberce ve ortak projelerle kalkınabilir. (Musa)

7. İki türlü gelişim vardır. Birincisi bir Müslüman olarak, ahlaki gelişim. İkincisi ise; dünyaya uyum... Dünyada var olan nimetlere erişim. Biz ahlaklı bir toplum olunca belki onları da geçebiliriz. Birincisi olmazsa vahşi bir toplum ortaya çıkar. (Tahir)

8. Afrikalı büyük tarihçi Profesör Josef var. Onun “Afrika ne zaman?” İsimli kitabında bu konuyu ele alır. Afrika’nın ne zaman gelişeceğin sorar. Ona göre;   

- Ülkeler değişmez ve gelişmez. Ancak insanlar gelişir ve değişir. Afrikalı Avrupa’nın yerine göz koymadı. Biz onların yerinde ve yanında olmak islemiyoruz. Bu mümkün de değil. Zira İki grup aynı anda yola çıkmadı. Fransa hep yenisini istiyor. Onlar hep ileriyi istiyor. Sadece kendi refah ve huzurları için bunu istiyorlar. Ama Afrika aynısını yapmakla mutlu oluyor. Değişmemek bunların hoşuna gidiyor. Değişmedikleri için övünüyorlar.

Milletlerin ilginç özellikleri vardır. Bu özellikler onları medeniyet tasavvurunu şekillendirir. Mesela, Çinlilere göre tek önemli olan Çin’dir. Onlar ülkelerini imparator olarak görür. Türkler karşılaştığı hiç bir şeye “Ben bunu yapamam” demez. Hemen bunu alır ve yapmaya çalışır. Afrikalılar, gelişmek istemiyor. Onlar kadim kültürleriyle yaşamayı seviyor. Değişime kapalılar ve alışkanlıklarını devam ettirerek kendilerini mutlu hissediyorlar. (Yunus)

whatsapp-image-2020-01-16-at-20-07-34-1.jpeg

  8. Bunları hep konuşuyoruz. Konuşulanlar teoriyi geçmiyor. Pratikte bir şey yapmıyoruz. Bireysel olarak da yapmıyoruz, ülke olarak da yapmıyoruz. Konuşmak boştur. Az konuşup çok iş yapmak lazım. (Yakup)

  9. Önce bu değişime inanmak lazım... Bir insan veya bir millet şayet haline razı ise değişemez. Burada insanlar milli marşlarını neden Fransızca olarak okuduklarını sorabilirse değişim başlar. Değilse bu değişimi başlatmak çok zordur. (Sait)

            Kendi iç dinamikleriyle bir değişim çok da kolay olarak başlamıyor. Dış etkenlerin zorlamasıyla olan değişimse yama gibi duruyor.

            Eski kültürlerine ve yaşam tarzlarına çok sıkı bir şekilde bağlı olan Afrika toplumu hangi değişim ve gelişimi yaşayacak bilemiyoruz.

Ömrü olan bunları da görecek.

           

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.