AYNALARLA BARIŞALIM !!!

Bu yine bende kim aynada bakıştığım
Yeni ben benliğim kendimle tanıştığım… (Tarkan)

Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma….(Necip Fazıl Kısakürek)

Her gün en azından bir kere aynaya bakıyoruz. Saçım oldu mu, kıyafetim yakışmış mı, kravatım düzgün mü vs vs.. Bakarken ruh halimize göre bazen  kendimizi çirkin bazen de çok güzel buluyoruz. Güzel ya da çirkin bulduğumuz aynadaki kişi gerçekten kendimiz miyiz? Ve sadece etrafımızda her sabah baktığımız aynalar mı var?

 Ben !!!! Beni oluşturan karakterim, bedenim, zihnim, davranışlarım, ruhum ve beni oluşturan her parçam ve aynalar. Sabah aynada gördüğüm benim hangi parçam? Bedenim mi, ruhum mu, zihnim mi, karakterim mi, yoksa hepsinin toplamı ben mi, yoksa hiç biri mi? Herkesin hepsinin toplamı ben dediğini duyar gibiyim. Hepsinin toplamı ben ise peki neden markalı giyindiğimizde, makyaj yaptığımızda, güzel pahalı kokular sıktığımızda; kendimizi pijamalı ve salaş halimizden daha güzel buluyoruz. Değişen hangi benimiz? Benimiz mi yoksa benimizi tanımlamadığımız benimiz dışındaki maddi nesneler mi? Pahalı kıyafet, sürülen güzel koku…O zaman aynada ki kim ? Ben aynaya baktığımda neden bedenim, zihnim, davranışlarım, ruhum, ve beni oluşturan her parçam ile temas edemiyorum.

Temas edemiyoruz çünkü ihtiyaçlarımızın, ne istediğimizin, yaşam enerjimizin farkında değiliz. Kısacası kendimize saydam, şeffaf değiliz. Şeffaf olmadığımız için beni giydiğimiz kıyafetle, sahip olduğumuz işle, aldığımız diploma ile ya da temas ettiğimizi düşündüğümüz kişilik özelliklerimizle tanımlıyoruz. Temas ettiğimiz kişilik özelliklerimiz diyorum çünkü benimizi tanımladığımız bizim dışımızdaki maddi nesneler o kadar çok ki, temas ettiğimiz kişilik özelliklerimiz acaba bizim mi?

Peki kendi ile temas etmeyen ve şeffaf olmayan benimiz neler yapıyor.? Kendimizi çok özel, farklı ayrıcalıklı hissediyoruz ve hissetmek istiyoruz. Sırada beklemek istemiyoruz, en iyi hizmeti almak istiyoruz, en hızlı şekilde çok para kazanmak istiyoruz, kazık atılmak istemiyoruz, aldatılmak istemiyoruz vs vs. Bütün bunlar olmadığında öfkeleniyoruz, hatta öfke patlamaları yaşıyoruz. Kısacası kendi narsissizimizi şişiriyoruz ve patlamasını veya patlatılmasını istemiyoruz. Narsistik bizler her yerde.. Sadece sabah baktığı aynalara bakan BEN!!!

Oysa narsisimiz patlasa benimizi ve benimizi oluşturan parçaları göreceğimiz ve bakacağımız aynalar her yerde, her kişide, her şeyde. Herkes bize ayna beni tanıtmaya. Ayşe’de olan cömertlik Fatma’nın cömertliğinle tanışması için; Fatmada’ki merhamet Ayşe’nin merhametinle tanışması için var. Ama etrafta kendinle saydamlaşmamış insanlar olursa biz birbirimize nasıl ayna olacağız? Bunun için ilk önce kendimiz saydamlaşmaya başlayalım ki diğerlerinin saydamlaşması ve onlardaki parçalarımızı tanıyalım. En azından her sabah aynaya baktığımızda kıyafetimize saçımıza değil de BEN’ e ve BENİ oluşturan parçalara bakmaya çalışalım. Necip Fazıl  Kısakürek’in  ve Tarkan’ın dediği gibi kendimizle acı da olsa tanışalım..

Bu yine bende kim aynada bakıştığım
Yeni ben benliğim kendimle tanıştığım… (Tarkan)

Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karşıma,
Başımın tokmağı indi başıma….(Necip Fazıl Kısakürek

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
15 Yorum