Dr. İbrahim ALTAN

Dr. İbrahim ALTAN

BEN NEDEN ŞEHİTLERİN YANINDAYDIM?

Arkadaşım Filistinli. Geçenlerde hemşehrileriyle birlikte İstanbul’a ziyarete geldi. Gezip dolaşırken Eyüp’ün en güzel mekânlarından birisi haline gelen Bahariye Mevlevihanesi’ne uğradık. Mevlevihane’den çok etkilendiler, sorular sordular, etrafı incelediler, tertip- düzen, temizlik ve sükûnet onları başka başka âlemlere aldı götürdü. Ben de dağarcığımdaki bilgileri onlarla paylaştım. Sevindiler, düşündüler, derinlere daldılar, ortak paydaları dile getirdiler.

Öğle namazını Mevlevihane’nin mescidinde eda ettik.  Mescidin sessizliği ve huzuru hepimizi içeride uzun süre tuttu. Derken bir arkadaşımız geçenlerde gece yatarken adeta ölüp dirildiğinden ve büyük bir tehlike atlattığından söz etti. Ben de bizim Orhan’ın anlattığı namazlarını tam vakit çıkarken kılan kişinin ölüm ve ahiret hayatı ile ilgili gördüğü rüyayı onlarla paylaştım. Filistinli arkadaşım adeta anahtar bekleyen bir kilit gibi kendi özeli ile ilgili bir duygusunu ve rüyasını paylaşmaya başladı:

“Şimdiye kadar hiç kimse ile paylaşmadığım, kendimle ilgili bir durumu size anlatmak istiyorum. Ülkemizdeki hayatın nasıl olduğunu hepiniz biliyorsunuz. Zorluklar, sıkıntılar, savaşlar, ambargo, hemen yanı başımızda şehit olanlar, gündelik hayatın meşakkatlerini hep birlikte yaşıyoruz. Bu sıkıntılı hayat içerisinde ben sürekli olarak nasıl öleceğimi düşünürdüm. Ölümüm nasıl olacak, şehit olabilecek miyim yoksa hastalık sebebiyle veya trafik kazası ile ya da alelade bir ölümle mi bu dünyadan ayrılacağım? Yıllardır bu düşünce ile yaşar dururdum.

Yine böylesi düşünceler içerisindeyken bir gece rüyamda nasıl ölüp bu dünyadan ayrıldığımı gördüm; ölüm sebebim beyin kanamasıymış. Tabii böyle bir ölümle öldüğüm yani şehid olmadan bu dünyadan göçtüğüm için büyük üzüntü duydum. Düşünsenize sürekli mücadelelerin olduğu, savaşların eksik bulunmadığı bir yerde şehid olma fırsatını yakalayamadan bu dünyadan göçmüş gitmişim. Kıyamet kopmuş herkes hesabını vermekle meşgulken beni doğrudan cennete koydular. Cennete girdiğimde ise beni şaşırtan bir durum ile karşılaştım. Zira beni cennette şehitlerin bulunduğu bölüme yerleştirdiler. Orada Filistin’den kendi mahallemden tanıdığım şehitlerle karşılaştım. Beni hepsi sevinçle, “Hoş geldin” diyerek karşıladılar. Tabii hala anlamakta zorluk çektiğimden, tanıdığım kişilerden birisine, “Ey filanca ben beyin kanamasından vefat ettiğimi biliyorum, şehit de olmadığım halde neden beni sizin yanınıza yerleştirdiler?” diye sordum.  O şehid bana biraz ilerimizde saf saf dizilmiş binlerce çocuğu göstererek, “Bak bu çocukları görüyor musun? Bunların hepsi şehidlerin çocukları, sen yıllardır onlara hizmet ettin, ihtiyaçlarını gidermek, sıkıntılarını ortadan kaldırmak, gözyaşlarını silmek ve baba hasretinden yanan yüreklerini serinletmek için geceni gündüzüne kattın. İşte senin cennette bizimle beraber olmanın, cennet yurduna yerleştirilmenin yegâne sebebi şehitlerin çocuklarına hizmetin oldu” dedi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum