Muammer YALÇIN

Muammer YALÇIN

Bencil Müslümanları Anlamak Çok Zor

 

İnsanlar bazen anlama zorluğu çeker. Kimi zaman bir sosyal sorunu, kimi zaman bir davranış biçimini, kimi zaman bir dostunu, kimi zaman da bizzat kendisini anlayamayabiliyor. Bu anlayamamanın temelinde, aslına bakılırsa, bencillik ve yetişme tarzı yatar. Örneğin geleneklerin belirleyici olduğu bir çevrede yetişen insanlar modernleri, modernler de geleneksel olanı anlamakta zorlanır. Başka bir deyişle kişilerin bilgi edinme kaynakları insan yaşamının seyrinde belirleyicidir.

Bütün eğitimini Türkiye’de tamamlamış insanlar ile yüksek lisans ve/veya doktorasını yurt dışında yapan insanlar aynı konuda farklı düşünceler ortaya koyabilir. Ve “O, Avrupa’da öğrenim görmüş bir insan.” denir. Ya yerli olan küçümsenir ya da diğeri uçuk bulunur. Oysa her ikisinin de soruna bakışı farklıdır ve ikisi de kendi zaviyesinden bakıldığında mantıklıdır ve doğrudur.

Bir toplumda bilgi kaynağı çoğaldıkça bakış açısı da o denli fazla olur. Bunun belli ölçüde yararı da vardır. Ancak zararı da yadsınamaz. Çoklu bakış, ancak farklı görüşlere karşı saygı üst düzeyde ise yarar sağlar. Aksi durumda kişiler ya da gruplar arası çatışmalar hatta anarşi kaçınılmaz olur.

Bir toplumun bilgi kaynaklarını azaltma çabası ya da insanları tekdüze düşünmeye zorlamak zulümden başka bir şey olamaz. O zaman yapılacak şey, insanları başkalarına ve dolayısıyla farklılıklara karşı saygılı davranmaya yönelik yetiştirmek olacaktır.

Başkalarına, farklılıklara karşı saygının azaldığı ya da bittiği toplumlarda kişiler bencilleşir. Bencillik, insanı menfaatperest kılar. Bu tip insanların değer yargıları “yarar” merkezli olur. “Ben”ini beslemeyen hiçbir şey onu ilgilendirmez, onun ilgilendiği her şey de alabileceği şeylerdir. Vermek yoktur onun lügatinde. Veriyorsa, daha fazlasını bekliyor demektir.

Bencil insanlar kahramanlarını bizzat yaratır, onun kahramanları için yazdığı kaderde bağımsızlık, diğerkâmlık vs. yoktur. Eş seçer, köle yapmak ister; arkadaş seçer, semirmek ister; lider seçer, yükselmek ister; şeyh seçer, saygınlık kazanmak ister…

Bencil insanlar irşat olunmaktan hoşlanmaz, çünkü mürşitlerin öncelikli işleri irşat olunmak üzere kendilerine müracaat edenlerin nefsini terbiye edecek, ruhunu da güçlendirecek tavsiyelerde bulunmaktır. Oysa bu tiplerin asıl mürşitleri nefisleridir. İntisap ettikleri şeyh/mürşit, onların kahramanlarından biridir ve aslında kaderini(!) de bizzat kendisi yazmıştır. Kaderi(!) zorlarsa cezalandırılmayı hatta yok edilmeyi göze almalıdır.

Aslında naslar (Kuran ve sünnet) bile bunları desteklemek üzere indirilmiştir(!). Bir nas ki, bu zevat-ı kiramın amellerini desteklemiyor; hadis ise mevzudur, ayet ise aslında onun anlamı başkadır, tefsire muhtaçtır.

Bunlar asi de değildir, kendilerince. Onlar olaylara “Müslüman basireti” ile bakarlar. Ve onların bildikleri çok önemli bir hadis vardır: Allah’a isyanda kula itaat yoktur.

Bu tipleri anlayamıyorum ve’s-selam.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum