Bülent Arınç Kozmik Odayı İncelemedikçe…

Bülent Arınç Kozmik Odayı İncelemedikçe…

 

 

1960 ihtilali olmuş, Başbakan Adnan Menderes traji komik bir yargılamadan sonra asılmıştır. O günlerde bir Anadolu Seyahatine çıkan Turhan Feyzioğlu bir köy kahvesine uğrar ve köylülerle sohbet başlar. Söz dönüp dolaşıp Menderes’in idamına gelir.

 

Bir köylü şöyle der:

 

Menderes iyi adamdı ama biz onu Hükümete seçtik gitti Devletin işine karıştı.”

                              

 

Bu anekdotu burada bırakarak son günlerde kafalarımızı allak bullak eden olaylar zincirini hatırlayalım. Her şey 18 Aralık 2009 günü Ankara’da Çukurambar semtinde başladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın 1224 sokak Feza Apartmanına yakın bir noktada bir ihbar üzerine yakalanan iki sivilin biri binbaşı diğeri albay olan iki asker kişi olduğu ve uzun süredir çevrede keşif yaptıkları belirlendi. Sonrasında yaşanan olayların fazlaca ayrıntısına girmeyeceğim zaten çok iyi biliyorsunuz.

 

Açıklamalar, karşı açıklamalar. Kafalar allak bullak…

 

Sadece gazete başlıklarına şöyle bir baksak bile nasıl bir kaos ortamı oluştuğunu ve medyanın bile olayı nasıl maniple ettiğini çok iyi görmemize yeterli olacaktır.

 

Ankara’da İstihbarat Savaşları (Milliyet-24.12.2009)

 

İktidar Savaşında Karanlık Oyunlar (Birgün-25.12.2009)

 

Kafalar İyice Karıştı (Radikal-24.12.2009)

 

Arınç’tan Sonra Şahin’e Uzandı (Sabah-23.12.2009)

 

Arınç’a Suikast İddiası Fos Çıktı (Sözcü-24.12.2009)

 

Adresi Yutamadan Yakalandı (Star-22.12.2009)

 

Çukurambar’da 9 Aylık Kirli Takip (Takvim-23.12.2009)

 

Açıklama Yalansa Başbuğ Gider (Taraf-24.12.2009)

 

Arınç’a Suikast Palavra Çıktı (Tercüman-24.12.2009)

 

ETÖ Gözdağı Peşinde (Vakit-22.12.2009)

 

Bunun Adı Tevil Yoluyla İkrar (Vatan-25.12.2009)

 

Notu İmha Edemediler (Yeni Şafak-22.12.2009)

 

Suikast Şüphelisi Binbaşı Muzaffer Tekin’le Onlarca Kez Görüşmüş (Zaman-24.12.2009)

 

Sokağın Krokisi Subayın Ağzında (Hürriyet-22.12.2009)

 

Köstebeğin Peşindeydiler (Cumhuriyet-24.12.2009)

 

Genelkurmay: Arama Yasal Devam Edecek (Milliyet-30.12.2009)

 

Devlet Sırları Odası Aranıyor (Birgün-28.12.2009)

 

Baykal: Suikast Doğruysa Söz Biter (Radikal-28.12.2009)

 

Gladyo Arşive Mercekte (Sabah-28.12.2009)

 

Fethullah Tezgahı (Sözcü-25.12.2009)

 

Kılıf Bulundu (Vakit-24.12.2009)

 

Kozmik Binada Gladio Takibi (Yeni Şafak-28.12.2009)

 

Tarihi Bir Süreçteyiz (Hürriyet-28.12.2009)

 

Baskın Gibi Arama (Cumhuriyet-28.12.2009)

 

Bütün gönlümle Genelkurmay’ın açıklamalarına inanmak istiyorum. Zaten Sayın Bülent Arınç’ta “İnanmak İstiyorum” demişti.

 

Ne var ki; ortada Ergenekon, TSK bünyesinden son iki yılda 8 subayın “sır intiharları”, her yerde ortaya çıkan bomba ve silahlar, planlar-krokiler, darbe teşebbüsleri….TSK içerisinde meşru zeminler dışında oluşumların olduğu ve bunların köklerinin çok derinlere indiğini göstermedi mi?

 

Genelkurmay Başkanı’nın açıklamalar sonrasında basın mensuplarının sorularına cevap verirken takındığı olumlu üslup elbette takdire şayan. Bana inandırıcı da geldi…

 

Ama son olayları hatırladığım zaman içimi kemiren şüphe girdabından çıkamıyorum. Poyrazköy’de toprak altından çıkan Ergenekon kapsamında yargı konusu yapılan silahlarla ilgili olarak Genelkurmaydan en tepeden “Silahların TSK İle ilgisi yoktur” açıklaması yapıldı, daha sonra ilgi olduğu anlaşıldı. Çıkan silahlara en üst düzeyde “boru” benzetmesi yapıldı, ama o boruların law silahı olduğu ortaya çıktı. Kamuoyunda Fethullah Gülen’i ve AKP’yi bitirme planı olarak bilinen “İrtica ile Mücadele Eylem Planı”na ilişkin Genelkurmaydan en üst düzeyde gelen açıklamayı hatırlayalım. Bu bir “kağıt parçası” dır. Sonrasında o kağıt parçasının “ıslak imzalı” aslını da görmedik mi?

 

Gönlümü inandırmak istiyorum ama bu sorularda kafamda uçuşmaya devam ediyor.

 

Bırakın özel yetkili hâkimin kozmik odada yaptığı incelemeyi. Ben en başta anlattığım anekdota sizi geri götürmek istiyorum. Köylü amcanın yaptığı hükümet-devlet ayrımını tekrar hatırlamanızı istiyorum. Zira işin sırrı orada.

 

Artık bu ayrımı ortadan kaldırmanın zamanı gelmedi mi?

 

Bence zaman çoktan geldi. Başbakan Yardımcısı olarak yetkilendirdiğimiz Bülent Arınç hiç kimsede izin almadan o odaya gidip gönlündeki şüpheleri (hala orada bir şey kalmışsa) dağıtmadıkça benim şüphelerim devam edecek.

 

Başbakandan, Yardımcılarından, Bakanlarından gizli odalar olmadığını bildiğimde seçilenlerin, atananlara yüzde yüz hakim olduğu normal bir demokrasi haline geldiğimize inanacağım.

 

unalsade@mynet.com

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum