Devrim Dede Kahrından Öldü

"Yıl 2018. Aylardan Şubat. Türkiye’nin Afrin harekâtı devam ediyor.  Yılların solcusu, yılların antiemperyalist eylemcisi “Devrim Dede” şaşkın mı şaşkın. Çünkü ömrünü ABD emperyalizmine karşı adamış biri idi kendisi. Bazı yoldaşlarının Suriye’de (Afrinde) ABD li katillerle bir olup Mehmetçiğe kurşun sıktıkları iddialarını kabullenemiyordu. Bu haberlerin faşistler ve emperyalistler tarafından bilinçli bir şekilde servis  edildiğini düşünüyordu. Bu yalanlara engel olmak,  hakikati öğrenmek için 8 yoldaşı ile Afrine gitmeye karar verdi. Ve gitti. Afrin Kantonuna  vardığında kendisini ve yoldaşlarını karşılayanların arkasındaki dev ABD bayrağını , karşılama komitesindekilerin devrimci yoldaşlar ile birlikte ABD li Coniler olduğunu görünce …."

                             

Yıl 1950 lerin sonu. Devrim, çağdaş bir sülalenin, devrime inanmış bir ailenin ilk oğulları idi. Doğduğu zaman başta anne babası olmak üzere tüm sülale sevince gark olmuştu. “İşte” dediler “davamızı yüklenecek yeni bir devrimci daha dünyaya geldi. Kahrolası emperyalistler, zalim diktatörler, kanlı faşistler, aydınlığa düşman yobazlar üzülsün;  ilerici, devrimci, halkçı, işçilerimiz, kadınlarımız, emekçilerimiz sevinsin…”  Tüm sülale üç aşağı beş yukarı aynı siyasi görüşte idiler. Yani bir gettoya doğmuştu Devrim.  Devrime ve aydınlığa, inkılaba ve yeniliğe, ihtilale ve aydınlanmacılığa tam inanmış bir ortamdı çevresi.  Bu yüzden adını Devrim koydular.

Devrim’in duyduğu kelimler, işittiği sloganlar, okuduğu kitaplar hep aynı görüşü yansıtan, aynı fikri savunan türdendi. Farklı düşünce ve görüşlere ne ailesinde ne çevresinde katiyen tahammül edilmezdi. Ninnilerinden başlamak üzere duyduğu kelimeler, işittiği fikirler, konuştuğu konular aynı minval üzere dönüp duran cinstendi.: “ devrim, halkların kardeşliği, bilimsellik, aydınlanmacılık, Marks, Lenin, Stalin, Mao, Emperyalizm, işçi emekçi, kadınlar, gençler, çocuklar, ağalık düzeni, artık değer, sömürü, ilerici, gerici,  çağdaş, çağdışı,  dev-yol, dev – sol, Deniz gezmiş, Mahir, Kızıldere, kahrolsun Amerikan Emperyalizmi, kahrolsun faşizm, kahrolsun emperyalizm, bilimsel sosyalizm, sol, sosyalist, kominizim, zalim patron,  din afyondur,  İnançta yaratılışta ve yönetimde Evrim, ilkel komnen toplum, Emil Durkeym, Freud, Barış, eylem, 6. Filo, Amerika Katil Katil …

Gençliği ve orta yaş dönemi bu fikirlerle geçti Devrimin.Eylem adlı bir kızla evlendi. Bu evlilikten doğan kızına diren, oğluna da deniz adını vermişti. Das kapital başta olmak üzere birçok sol içerikli (çevresi bunlara bilimsel kitaplar diyordu) kitap okudu devrim. Yalnız okuduklarının zihninde oluşturduğu dünya ile,  ailesinin ve içine girdiği değişik sol grupların pratikte yaşadıkları hep çelişkide bırakıyordu Devrimi. Bazen kendi görüşünde olmayan insanlardan zeki olanlarının sordukları ve kendisini zor durumda bırakan sorular karşısında ilk anda onları (klasik komünist usulünü kullanarak ) “bu söyledikleriniz bilimsel değil!  Bunlar çağdışı düşünceler! Bu görüşler burjuvanın ve irticanın propagandası…”  diye savuştursa da gece yalnız kaldığında içinde (vicdanında) bir yerlerden bir şey yükseliyor ve onunla mücadele etmek zorunda kalıyordu. Mesela hızlı gençlik çağlarında idi. Yine halk için bir eyleme katılmıştı. Eylem sırasında bir çok dükkanın camını çerçevesini indirmişler devlete (kamuya/ halka) ait araç ve binalara zarar vermişlerdi. Barış diyorlardı lakin her eylemde mutlaka kavga çıkıyor, kafa yarılıyor, kan dökülüyordu. Güya işçi, memur, küçük esnaf için yürüyüş yapıyorlardı. Lakin ne hikmetse  bu eylemlerde en büyük zararı  işçiler, esnaflar, memurlar Kısaca halk görüyordu.  İşçinin hakkının korumak için eylem yapan arkadaşları ve kendisi henüz bir işçinin bile elini sıkmamıştı.

                                        RÜYALARININ GERÇEKLEŞTİĞİNİ SANDI 

Böyle bir ömür geçiren Devrim şimdi 60 ına merdiven dayamış  bir eski tüfekti. Türkiye’deki barış süreci onu çok umutlandırmış, dindar, muhafazakâr insanların ve onların desteklediği partinin lideri Erdoğan’ın ABD ile mücadelesi onu hem şaşırtmış hem de sevindirmişti. Yalnız aklının almadığı duyumlar, fikrine aykırı gelen haberler ve yaşadıkları onu perişan ediyordu. ABD ile dünya çapında bir mücadeleye girişen Erdoğan’ı tüm devrimcilerin ve solcuların destekleyeceğini umarken tersi oluyordu. Solun önemli bir kesimi Yıllarca katil diye türkü yaktıkları ABD ye karşı Erdoğan’ın yanında durmuyorlar, bununla da yetinmeyip ABD nin yanında saf tutuyorlardı. Acaba dedi bu haberler, bu duyumlar iktidarın propagandası mı? Çünkü aklı almıyordu bir devrimcinin ABD ile yan yana durmasına. Bu karmaşık duygular içinde günler geçerken Türkiye’nin Afrin Operasyonu başladı. Oradan gelen haberlerde yine onu şaşırtan cinsten oldu.  

Suriye’deki gelişmelerden sonra orada sol bir zafer kazanıldığına inanan Devrim, büyük bir sevinç yaşamış,” İşte” demişdi “bir asra yakındır süren mücadelemiz zafere dönüştü. Suriyede kantonlarda İlkel komnen bir yönetim kuruldu. Toplum demokratik, eşitlikçi, halkçı bir yönetime kavuştu. Mülkiyet yok, devlet yok, nikâh yok. İnsanları kavgaya, devletleri savaşa sürükleyen bu gerici, bu burjuva geleneklerinin olmadığı bir dünya cenneti kuruldu. Kozmosa şükürler olsun. Afrine gidip uğruna teorisi için para, emek, zaman harcadığım düşüncemin hayata geçmiş halini görmem lazım” dedi ve Afrine doğru yola çıktı. Yanına devrimci arkadaşlarından 8 kişi daha aldı. Oraklı çekiçli, bayraklarını hazırladılar, devrimci kıyafetlerini giyerek yola revan oldular. Geleceklerini de Kanton başkanına bir yolla bilirdiler.

Türkiye solunun, Türkiye devrimcilerinin önemlilerinden biri idi kendisi. Bu nedenle Afrin kantonu ileri gelenleri onlar için iyi bir karşılama töreni hazırladı. Kantonun giriş kapısının  önünde araçtan  inen bu eski tüfekler hemen orak çekiçli bayraklarını havaya kaldırarak başladılar slogan atmaya: “.. Yaşasın devrim, kahrolsun emperyalizm,   faşizme karşı omuz omuza,    kahrolsun Amerikan emperyalizmi,  Katil ABD Ortadoğu’dan defol …” Öyle kendilerinden geçmişlerdi ki, leylasına kavuşan mecnun gibi öyle bir duygu hali yaşıyorlardı ki karşılayanların hazırladıkları afişlere, bayraklara,  karşılama komitesindeki  insanların elbiselerine dikkat etmiyorlardı. Nihayet karşılama heyetinin başkanı,  Komutan MAHO, Yoldaş HÜSOYU  onları susturması için görevlendirdi. Hüso, koşarak yanlarına vardı ve “Yoldaşlar susun!” dedi. Sustular. Başlarını kaldırdılar. Heyetin arkasında iki bayrak vardı. Biri kantonun küçücük bayrağı, öbürü kocaman ABD bayrağı. Karşılayanların elbiselerine, ellerindeki silahlara baktılar hepsi ABD malı, kıyafetler ve armaları ABD ye aitti.  Heyetin başında da rütbeli bir ABD subayı vardı. Conilerle yoldaşlar bu gelen eski devrimcilerin hem ellerindeki orak çekiçli bayrağa, hem kıyafetlerine, hem de sloganlarına alaycı ve küçümseyici bir eda ile baktılar. Devrim ve arkadaşları yılların alışkanlığı ile yine “kahrolsun ABD emperyalizmi!” diyeceklerdi. Susturuldular. Bir grup asker tarafından kantonun içini gezmek üzere götürüldüler.

Kantonda gezerken DEVRİM DEDENİN dikkatini çeken garip manzaralar oldu. Bir kere sokaklarda yaşlı, çocuk, kadın  pek yoktu. Daha çok elinde silah tutan kız - erkek militanlar vardı. Onlara rehberlik eden yoldaşa sordu:

- Halklar (Araplar Türkmenler, Kürtler çocuklar kadınlar yaşlılar) nerede??

- Onlar savaş sırasında bize ayak bağı olmasın diye sürgün ettik Türkiye’ye.

-Yapma yahu hani halklar kardeşti?

-Minarelerden ezan, kilslerden çan sesi duyulmuyor? Hep devrim marşları çalınıyor.Din özgürlüğü...

-O gerici ve dini musikiden halkları kurtaracağız.

-Ben hep gülen yüzlerle, üreten ellerle, şarkı söyleyen dillerle, şakıyan bülbüllerle, renk renk açan çiçeklerle,  güzel kokan güllerle… Karşılaşacağımı sanıyordum. Hâlbuki kantonun sokakları ateş barut kokuyor. Gülmeyen yüzlerle karşılaşıyorum hep. Elinde çiçek, dilinde şarkı olan bir kişiyi görmedim. Ellerde silah, dillerde savaş marşları. Bu nasıl olur? Yoldaş Rehber,  Devrim Dedeye kızdı ve

-Çok soru soruyorsun yoldaş. Olayları bilimsel bir incelemeye tabi tutacak akıl ve zihin yapısına sahip değilsin. Gezi sona erdi. Sesini kes. Başını öne eğ. Soru sorma, yorum yapma . Önüme düş ve yürü! Haydi karşılama komitesinin yanına gidiyoruz. Geri döndüler.  

Komite aynı manzara ile karşıladı onları. Conin bakışları, yoldaşların Coniye karşı ezik tavırları Eski Tüfek devrimcileri ezerken, kendilerini ve karşılayanları gölgesi ile örten ABD  bayrağının rüzgarda dalgalanması DEVRİM DEDE’yi öyle bir sarstı ki onu  yere düşürdü.

 Kalp krizi geçiren DEVRİM DEDE Afrinde  öldü.

     Devrim Dedenin cenaze töreninde şu sloganlar atıldı: Yaşasın halkların kardeşliği. Savaşa hayır barışa yol verin. Kahrolsun....

Mezarını kazdılar ve taşına şöyle yazdılar:

“ Devrime inanmıştı. Ömrünü Devrime adamıştı. Lakin Devrim Ülkesinde gördüklerine kalbi dayanamadı”  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.