“Diktatörler “diklenirler” “dik gitmezler” netekim!...”

              

Tunus Devlet Başkanı Bin Ali…

Diktatör!…

23 yıldır ülkenin başındaydı, gitti…

Baktı “pabuç pahalı” son anda kaçarak canını zor kurtardı!..

*

Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek…

Diktatör!…

30 yıldır ülkenin başındaydı, gitti…

“Yıkılacağına” son ana kadar inanamadığı için “kaçmadı”… 

Ülkeyi önce “istila” etti, baktı halk “Nil gibi akıyor, tersine akıtmak mümkün değil” bayrağı çekti “istifa” etti…

Şimdi demir kafes içindeki hasta yatağıyla birlikte mahkemeye getirilerek “halkının vicdanı”na hesap veriyor!..

*

Libya Devlet Başkanı Muammer Kaddafi…

Diktatör!…

40 yıldır ülkenin başındaydı…

Oğulları, kızları derken, sona doğru adım adım yaklaşıyor…

Bugün yarın eli kulağında, gitti gidecek!…

Ya sağ, ya ölü!...

*

Yemen ise hala karışık…

Bölgenin en sefil ve her an patlamaya hazır ülkesi Yemen’in Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih, o da  ‘topun ağzında’!...

*

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad…

Ayakta kalmak için ter döküyor!...

Babası Hafız Esad’dan devraldığı diktatörlüğü ha yıkıldı, yıkılacak!...

Eli halkının kanına bulanmış bir lider, hiç şüphesiz ‘acıklı’ bir şekilde ‘gider’!...

‘Belki yarın, belki yarından da yakın’…

‘Bilmiyor’!…  

Diğer “Krallıklar” ise,kendilerine gelecek sırayı bekliyorlar!...

*

‘İlk giden’ Irak Devlet Başkan’ı Saddam Hüseyin olmuştu!...

Gidişi acıklıydı!...

Arkasından ‘gidenlerin’ de öyle!...

‘Alkışlayanlarının’ alkışlarında boğuldular ‘netekim’!...

*

Havada ‘bir bahar havası’

Lakin,‘Beklenen yaz gelecek, dertler bitecek mi?’ bilinmez!...

Süreç, kan rengi, barut kokularıyla alabildiğine devam ederken, bölgenin “normale dönmesi” yakın bir geleceği işaret etmiyor…

Yine dünya düzeninin “tasarımcıları” tarafından başlatılan Arap coğrafyası üzerindeki “yüzyılın operasyonu”nda halkların “sığındığı liman” ve “tesellisi”, “demokrasi” ve “özgürlüklerin” habercisi olma olasılığı…

Bilinen tek gerçek‘eski defterlerin’ bir birkapandığı “yarımada” da yalnızca çekilen“acılar” “sahici”!…

Umarız, “Arap baharı”, adı verilen bahar, “bedelini bedenleriyle ödeyen” halklarına, ‘getirecekleriyle’ ‘yalancı bahar’ olmaz!...

_____________________________

06 Eylül/2011,Ankara

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum