DİNDARLIKLA KEMALİZM NEDEN ÇEKİŞİR -I-

Farklı İslami hareketler arasında karşılaştırma yaparsanız  onların janus yüzlü olduğunu görürsünüz. Bir yandan ilerici sosyal ekonomik gelişme yanlısı iken, diğer taraftan moral-dinsel kodun varlığını isterler. Bu nedenle gerilim bu hareketlerin, cemaatlerin ve tarikatların belirgin özelliğidir. Sebep budur ki bir çok İslam bilimci İslami hareketleri reddederken dejenerasyon aracı olduğundan şikayetçidir. Allah için herkesin içinde zaten bir yol vardır. bundan sebep çıkarcı, ''götürürüm ama şöyle yapmalısın'' diyen yollara ihtiyaç yoktur İslamda...

Benim kabulüm İslami hareketlerin, maddiyatta ekonomik genişleme, modernleşme ve demokratikleşmenin yanında, maneviyatta  Allah'a yakın olmanın halk tarafından kabulünün motive edici gücü olduğu yönündedir. Din referanslı olduklarından,  Peygamber ocağı gibi halk arasında çabuk sahiplenilir ve çabuk kabul görürler.

Günümüz İslami hareketleri, cemaatleri, tarikatlarını anlayabilmek için aslında çoğunda Peygamber efendimiz zamanına gitmek gerekse de, ben bu hareketlerin gerçek şeklini ve Türkiye karşılığını Cumhuriyetin ilanı ile aldığını düşünmekteyim. Bu nedenle İslami hareketlerin Cumhuriyet dönemi oluşumları ile ilgili kapsamlı bir yazı dizisi hazırlamaya karar verdim. 

Kimlikler haklarında düşündüğümüz şeyler değildir. Ama onlarla düşündüğümüz şeylerdir. Siyasi kimlikler, hem onlarla düşündüğümüz, yaşadığımız yaşamaktan men edildiğimiz hem de devrimler boyu çekiştiğimiz, davasını güttüğümüz şeylerdir. İslami siyasal kimlik ise, bireyin dine adanmışlığını, hayat biçimini başlı başına şekillendiren kural temelli tavırlar bütünüdür.İslami hareketleri anlamak için Osmanlı dönemi devlet algısından başlamak lazım gelir.

Osmanlı dönemi din-cemaat algısı ile Cumhuriyet dönemi algısı bambaşka olduğundan ayrı ayrı ele almak gereklidir. Kemalizm ile dinin değil, din algısının yön değiştirdiği bu ülkede Kemalizmle – dindarlık neden hep çekişmiştir buna bakılmalıdır. Ve neden Türkiye’ de kimlik hareketlerinden birbirine zıt 2 kimlik bulunur bu noktada pergel olmak gerekir.

’Kemalizm Atatürk önderliğinde laik bir toplum meydana getirmek için devlet eliyle tepeden inme gerçekleştirilen reformlar için kullanılan bir tabirdir.’’ Kemalistlerin amacı ise siyasetten sosyal hayata kadar ülkeyi batılılaştırma çabasıdır. Bu çaba verilriken de öne çıkan ve mukavemet gösteren her olgu ile haklı olarak, biçimi yanlış olmakla beraber savaşılmıştır. Bu çaba verilirken İslam, gündelik hayatı tesis etmek için kurallar koymaya devam etmiştir. 

Kemalizmin din anlayışı ve kişinin din anlayışına karışılmaması isteği nedeniyle Türkiye Müslümanı için İslam, gelişmenin sıkıntılarıyla baş edebilmek için devlet karşıtı bir söylem olmuştur. Zaman içinde dindar olmak laik olamamak, devlete baş kaldırmak ve laikliğe karşı olmak suçlarını da barındırmak, baştan kabul etmek demek haline gelmiştir.  Katı devlet politikaları ve Kemalizmin kamusal bir alan yaratma çabası, dini siyasallaştırmış, islamı muhalefet dili haline getirmiştir.

Tüm bu tepkimeler bugünkü cemaat, tarikatları ortaya çıkarmıştır. Nurcular, Süleymancılar aslında hep bu haklı tepki üzerine cumhuriyet döneminde katmerli kurumsallaşmayı başarmışlardır. Tepki gücü doğurur. Hakların elden aldındığının düşünülmesi de inancı. Güç ve inanç varlığı büyütür. İşte cemaatler de bu güç ve inanç ile katmerlenmiş, dağdan aşağı atıldıkları sanılsa da, dağda kar olduğu unutulmuş bir kar tanesi bugün olmuş çığa dönüşmüştür. 

Atatürk’ün amacı elbette dinsiz bir devlet yaratmak değildir. Dini sistemleştirmek, diğer tüm alanlarda olduğu gibi kurallar bütününe dönüştürmektir. Lakin din bireyseldir, din algısı her bünyede farklı cereyan ettiğinden sistemleşmesi hiçbir zaman mümkün olmamıştır. Başka bir deyişle din hiçbir zaman Atatürk’ün istediği gibi kurumsallaşamamıştır.  

Sonuç olarak Kemalizm ve modernleşme her bir Müslümanın kendi imanını yeniden tahayyül etme yeteneğinden ötürü tam manada başarılı olamamıştır. Bugünkü dönüş çabası ve bu ülkede bu çabaya oy veren %50 bunun kanıtıdır. Bu yazı dizisi Müslümanları sürekli biçimli ve kurallı davranmaya sevk eden (!) sosyal yapılar bütünü İslam yerine, yaşayan İslamı, islamı siyasal hareketleri, cemaat ve tarikatların özlük haklarını açıklama amacındadır…

Selam ile...

Devam edecek…

Bizi facebbokta bulun : https://www.facebook.com/#!/pages/Habername-Bet%C3%BCl-Kur%C5%9Fun/166036873419125

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum