Gülsen NURDOĞAN

Gülsen NURDOĞAN

Düğün

Size iki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellem ve ilk eşi, gönül yoldaşı, peygamberlik sırdaşı Hz. Hatice radıyallahü anhüma validemizin düğünlerini anlatacağım. Bu yazıyı hazırlarken, tamamen sahih bir kaynak olan Asım Köksal hoca efendi'nin Hz. Muhammed ve Islamiyet adlı eserinden faydalandım.


Hz. Hatice, cahiliye devrinde Tahire diye anılırdı. Tahire; temiz ve pak… ırz ve namusuna sadık, edepli kadın demekti.


Iki kere evlenmişti ve dul kalmıştı.


Görmeden Sevmek...


Rivayete göre Mekkeli Kureyş kadınları, cahiliye bayramlarından bir bayram günü, (İslamdan önceki) Mescid-i Haram'da toplanarak tören yaparlardı. Hiçbir şey, kendilerini bu bayrama katılmaktan alıkoyamazdı. 


Yine bir gün, Kureyş kadınları mesciddeki putun yanında toplandıkları bir gün, (cahiliye devrinde Mescid-i Haram putlarla doluydu) birden bir adam ortaya çıktı ve şöyle bağırdı:

Ey Teyma kadınları, ey Kureyş kadınları! Az kaldı, yakında yurdunuzda Ahmed isminde bir peygamber gönderilecektir! Sizden hangi kadın, ona eş olabilirse olsun, deyince bütün kadınlar adama taş atmışlar, hakaret etmişler, ağır sözler söylemişlerdi. 


Hz. Hatice ise, başını önüne eğip hiçbir itirazda bulunmamış, o Ahmed kim ise ona eş olmayı, içinden geçirmişti.


Nefise binti Münye (Ümeyye) der ki:

Hatice binti Huveylid, b. Esed, b. Abduluzza, b. Kusayy; işini bilir ve sıkı tutar, sağlam karakterli ve şerefli bir kadındı.


Şimdi, kimden bahsediyorsunuz demeden bu Arapça şecereyi açıklayayım:

Hatice binti Huveylid, Huveylid'in kızı Hatice demek, b. Esed; Esed'in oğlu. Tüm isimleri bu şekilde okuyun. Araplarda soy adı,  bu şekilde söylenirdi. Babası, dedesi, dedesinin dedesi vb. gibi.


Nefise binti Münye devamla diyor ki:

Yüce Allah; onu bu meziyetleriyle birlikte, daha da şereflendirmeyi ve hayra erdirmeyi diledi.


Hatice o zaman, Kureyş kadınlarının soy sopça en seçkin ve üstünü, şerefçe en büyüğü, mal bakımından da en zengini idi. Bu yüzden, kavminin her erkeği, onunla evlenmeye can atar, onunla evlenebilmek için servetini saçardı.


Nefise binti Münye diyor ki:

Hatice, Muhammed'in Şam seferinden sonra, kendisiyle evlenmek isteyip istemeyeceğini öğrenmek maksadıyla yoklama yapmak üzere, beni Muhammed aleyhisselam'a gönderdi.

Ona:

Ey Muhammed! Seni evlenmekten alıkoyan nedir, diye sordum.

Elimde param yok! Ben nasıl evlenebilirim, dedi. 

Eğer evlenme masrafın sağlansa sen; güzelliğe, mala, şerefe, denkliğe davet olunsan, kabul etmez misin, diye sordum.

Kim bu kadın, dedi. 

Hatice'dir, dedim.

Bu, sence benim için nasıl olabilir, dedi. 

Orası bana düşen bir vazifedir, dedim. 

O halde ben de senin dediğini yaparım, dedi. 


Bunun üzerine Nefise binti Münye, durumu Hatice'ye bildirdi.


Hatice binti Huveylid, Hz. Muhammed aleyhisselam'a, ki Peygamber Efendimiz henüz o zaman peygamber değildi, kendisiyle neden evlenmek istediğiyle ilgili bir haber gönderdi. 

Haberde:

Ey amcamın oğlu! Akrabam olduğun ve kavminin arasında şerefli, emniyetli, güzel huylu ve doğru sözlü olduğun için seninle evlenmeyi arzu etmiş bulunuyorum. Amcam, Amr b. Esed'e gidip beni iste! Diyordu.


Dünürlük…


Dünürlük ve nikah töreninde Hatice binti Huveylid'in amcası Amr b. Esed ile Peygamberimiz aleyhisselam ve amcaları hazır bulundular. 


Amr b. Esed; sakalını sarı yağla yağlayıp taramış, üzerine de bürd-ü yemani diye anılan Yemen işi alacalı kumaştan ağır bir elbise giymişti. Hz. Hatice'nin koyun etinden yaptırdığı yemekler yenildikten sonra, Ebu Talib ayağa kalkıp şöyle konuştu:

Hamd olsun Allah'a ki, bizi Ibrahim'in zürriyetinden, Ismail'in neslinden, Maad'ın madeninden ve Mudar'ın aslından yarattı. 

Bize hac ve ziyaret edilecek bir beyt, içinde emniyet ve huzura kavuşulacak bir harem ihsan etti. 

Bizi Beyt'inin bakıcısı ve Harem'inin yöneticisi kıldı.

Bizi böylece halkın hakimi ve başkanı yaptı. 

Içinde bulunduğumuz beldemizi, bize bereketli kıldı. 

Imdi, kardeşimin oğlu Muhammed b. Abdullah'la Kureyş'ten kim tartılsa, soy sopça, akıl ve faziletçe, ona üstün tutulur; kendisiyle kim ölçülse bu, ondan büyük gelir.

Malı az olsa da;  mal dediğin nedir ki, tez geçici bir gölgedir. Alınır verilir iğreti bir şeydir! 

Muhammed'in, Abdulmuttalib ve Haşim gibi şanlı ataların torunu olduğunu bilirsiniz. Kendisi şimdi Hatice binti Huveylid'le evlenmeyi istemektedir. Aynı şekilde Hatice de onunla evlenmeyi istemektedir. 


Ebu Talib konuşmasını tamamlayınca, Hz. Hatice'nin amcasının oğlu Varaka b. Nevfel kalkıp şöyle konuştu:

Allah'a andolsun ki bizi de anlattığın gibi yarattı. 

Saydığın fazl ve şereflerle de mümtaz kıldı.

Biz de Arapların ulu kişisi ve başkanıyız.

Siz de böylesiniz.

Ne Araplar sizin faziletinizi inkar, ne de insanlardan hiçbiri sizin iftihar ettiğiniz şeyleri, şerefinizi reddeder.

Biz de sizinle hısımlık kurmayı ve şereflenmeyi arzu ediyoruz.

Ey Kureyş cemaati! Şahit olunuz ki; ben Hatice binti Huveylid'i, dört yüz dinar mehirle Muhammed b. Abdullah'a nikahladım, dedi sustu.


Ebu Talib:

Ben Hatice'nin amcasının da konuşmasını istiyorum, dedi. Bunun üzerine Amr b. Esed:

Ey Kureyş cemaati! Siz şahit olunuz ki; ben de Hatice binti Huveylid'i, Muhammed b. Abdullah'a nikahladım, dedi.

Hazır bulunan Kureyş uluları, buna şahid oldular.


Şenlik ve Velime…


Hz. Hatice; cariyelerine defler çaldırdı, oyunlar oynattı. 


Peygamberimiz aleyhisselam, evden dışarı çıkacağı sırada, Hz. Hatice:

Ey Muhammed, amcan Ebu Talib'e uğra da, senin develerinden bir veya iki deve kessin ve halka yemek yedirsin, dedi. Peygamberimiz aleyhisselam öyle yaptı.


Bu ziyafet, Peygamberimiz aleyhisselam'ın verdiği ilk velime ziyafeti idi. 


Evlendiklerinde Peygamberimiz aleyhisselam 25, Hz. Hatice validemiz 40 yaşında idi.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum