EZANIMA KARIŞMA

Bu yazı tüm Kürt dostlarım, iyi niyetle ülkesini seven, bayrağına, EZANINA sahip çıkan Kürt kardeşlerim tenzih edilerek yazılmıştır.

Dostlarım bilirler…

Doğuda doğuşumdan mıdır, yoksa Kürt dostlarımdan mı bilinmez, Kürtlere karşı ayrı bir sempatim vardır benim. Çevremde yükselen seslere karşı hep ‘’durun bir de buradan bakın’’ diyen pencere olmuşumdur. Etrafımdakileri çok kızdırmışımdır ‘’Bırak Allah’ını seversen’’ den başlayıp, verip veriştiren cümlelere kadar.

Bu ülkenin Kürdistan olduğunu, benim de bir Türk olduğumu düşünürüm anlamak adına. Bana her sabah ‘’Ne Mutlu Kürdüm Diyene’’ cümlesinin, içimden küfrettiğimi bile bile söyletildiğini, Asker olup ‘’Ne Mutlu Kürdüm Diyene’’ diyen bir dağın eteğinde silah tuttuğumu hayal eder, azınlık psikolojisini yaşamaya çalışırım. Benim için yüce olan bu cümle acaba aynı uluhiyyete sahip mi diye sormak dahi aptalca olur elbette.

Neler hissedeceğimi, kendimi ait olmadığım bir yerde yaşıyormuş gibi düşünüp düşünmeyeceğimi tartmaya çalışırım.

Kısacası anlamaya çalışırım…

Ama bu kez anlamaya çalışmayacağım. Düşünmeyeceğim bile.

Anayasanın ilk 3 maddesi kadar değişmez, değişmesi dahi tartışılmaz bamtelleri vardır Müslümanların.

EZAN-I MUHAMMED-İ bizim bamtelimizdir. Ve bu gün en hassas yerinden basılmıştır bamteline.

Bugün bu Müslümanlar anlamıştır ki isteklerin sonu gelmeyecektir.

Yüz verilince astarı da mutlaka talep edilecektir.

Olmadığı, hissetmediği bir şeyi söyletmez, tüm anlamsız isteklerini anlamlandırmaya çalışırsak bir sonu gelir, iyi niyetimiz anlaşılır, böyle böyle ikilik sona erer diye umanlardan,‘’Andımızı okumak da mı zorlarına gider acaba?’’ diye düşünenlerdendik oysa biz...

‘’Acaba bu dayatmalarla mı’’ hırçınlaştırıyoruz diye düşünüp dileklerin dahası yerine gelsin diye dileyenlerdendik.

Ama ezanı Kürtçe okutmaya gelirse iş…

Samimiyetin bittiği noktadır.

Demek ki taviz tavizi doğurmaya devam edecektir komşu kazanı gibi.

Demek ki Kürdün özgürlüğü, Türkün tavizi ile doğru orantıda yol almaya devam edecektir.

İşin tartışmaya açık enteresan bir tarafı daha var ki; Kürtçe kanal diye tutturan Kürtler yayın hayata geçtikten sonra bu duruma da ehemmiyet vermez oldular.

Maymun iştahlı mısınız, yoksa eziyet mi amacınız diye düşünmekten alıkoyamaz olduk kendimizi.

Ne istediğinizi anlayamaz olduk.

Bundan sonraki özgürlük sınırı ne olacak diye düşünmekten korkar olduk.

Size destek veren, anlamaya çalışan binlerce duyarlı Müslümanı lütfen yitirmeyiniz. Her farklı dil ezanına bir Menderes mi bula bu ülke?

Sedaları Türkçe ezanla inlemiş bu memleketi, ikinci defa mahrum kılmayınız Muhammed (sav) dilinde ezandan.

Ezan birlik değimlidir. Rengi, ırkı, dili, memleketi ne olursa olsun, dini aynı olan herkesi bir çağrı ile, bir noktada toplayıvermesi değimlidir en hoş yanı. Niye ayrıştırmaktasınız öyle ise Habeş ezanını.

Kürde ayrı, Türke ayrı, Laza, Çerkeze ayrı mı okuna bu ezan anlaşıla diye. Herkes kendi dilinde mi çağrıla huzura.

Türk olup, Türkçe ezana karşı çıkmış bu millet Kürtçe ezana razı gelir mi hiç ?

Hem Kürt ulemasına yazık değil mi?

Vakti ile canlarından olan ulema caizi verir miydi bu bid’ata ?

En azından bunu düşünmelerini istiyorum tüm Kürt kardeşlerimden.

Ve tüm duyarlı Kürtleri inatla karşı çıkmaya, Ezan-ı Muhammed-e rabbin kelamı, Bilal dili ile sahip çıkmaya davet ediyorum.

Duanı Kürtçe et.

Türkçe bilmiyorsan Kürtçe konuş.

Ana dilinde Yayın yapan bir kanalı izle.

Irkını sev benim sevdiğim gibi.

Mealini Kürtçe oku.

Kitabını Kürtçe yaz.

Ama.

EZANIMA KARIŞMA…

SENİN DE EZANINSA SAHİP ÇIK !

 

 

BİZİ FACEBOOKTA BULUN

http://www.facebook.com/#!/pages/Habername-Bet%C3%BCl-Kur%C5%9Fun/166036873419125

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum