Teslime Gülsen NURDOĞAN

Teslime Gülsen NURDOĞAN

Hicri Yeni Yılınız Mübarek Olsun

Bugün hicri yeni yıl. 1 Muharrem 1445. Dün Zilhicce ayının son günüydü yani senenin son günüydü. Bu günse yeni seneye girdik. Muharrem ayı hicri senenin ilk ayıdır. Eski seneyi güzel ve halis ibadetlerle kapatıp yeni seneyi de ibadetlerle açmak tavsiye edilmiş. Zira başlangıçlar ve bitişler insan hayatında hep önemli olmuştur. Müslüman her güzel şeye "Bismillah" diyerek başlar yani Allah adıyla. Sevgili Peygamberimiz bir hadis i şerifinde bismillahla başlanmayan her işin eksik olduğunu beyan etmiştir.

Dolayısıyla yeni seneye bismillah yani Allah adıyla diyerek giriyoruz.

Hicri kamerî aylar şunlardır:

1- Muharrem,

2- Safer,

3- Rebiulevvel,

4- Rebiulahir,

5- Cemaziyülevvel,

6- Cemaziyülahir,

7- Receb,

8- Şaban,

9- Ramazan,

10- Şevval,

11- Zilkade,

12- Zilhicce

Hasen el-Adevî'ın 'en-Nefahâtü'n-Nebeviyye' isimli eserindeki nakline göre İbni Hacer'in senediyle Hafsa Radıyallahu anha validemizden ve İbni Abbas Radıyallahu anhüma'dan rivayet ettiği bir hadis i şerifte Zilhicce ayının son günüyle Muharrem ayının ilk gününü oruçla geçirmek 50 yıllık günahın affına vesile olurmuş. Her iyi şeye bismillahla başlamak Müslüman adeti olduğundan eski seneyi oruçla kapatıp yeni seneyi oruçla açmakta iyi olmuş olacak. Allah'a hamd ü senalar olsun ki bizi Müslüman eyledi, ibadet ve taati de nasip eyledi.

Hicri takvim, ay hesabına göre işler. Hicri takvimde ay en fazla 30 çeker bazen de 29 çeker. İslam'da her şey kamerî aylara göre ayarlanmıştır. Hac, oruç vs bütün ibadetler kamerî aylara göredir. Örneğin Zilhiccenin 10'u kurban bayramıdır. Farz oruç Ramazan ayındadır. Hac günleri Zilhicce ayi içindedir.

Muharrem ayı muhterem ve değerli anlamına gelen haram aylardan birisidir. Peygamberimiz Muharrem ayında orucu artırmayı tavsiye etmiştir. Muharrem ayının onuncu günü Aşure günüdür. Aşure günü Nuh Aleyhisselam'ın gemisinin tufandan kurtulduğu gündür yani bir nevi bayram günüdür. Yahudiler Muharrem'in 10. günü olan Aşure gününde oruç tutarlardı. Peygamberimiz Aleyhisselam biz Müslümanlara Aşure günü oruç tutmayı tavsiye etti. Ama Yahudilere benzememek için Aşure günü artı- bir sonrası günle iki oruç tutmayı veya Aşure günü ve öncesiyle iki oruç tutmayı tavsiye etti. Ayrıca Muharrem ayında tutulan her orucun 30 gün oruç tutmuş gibi sevabı olacağını bildirdi.

Ay hesabına göre işleyen Hicri takvim adı üzerinde hicret kelimesiyle ilgilidir. Sevgili Peygamberimiz Aleyhisselam'a Allah u Teala, bütün Müslümanlarla birlikte doğup büyüdükleri Mekke'den ayrılıp Medine'ye göçmelerini emretti. Dolayısıyla Hicri takvimin başlangıcı Peygamberimizin Medine'ye hicret ettiği gündür. Bu takvim uygulamasını başlatan ise Hz. Ömer olmuştur.

Hicret Arapça bir kelimedir ve kökü ayrılık anlamını içerir. Sözlükte “terketmek, ayrılmak, ilgisini kesmek” anlamına gelen hecr (hicrân) mastarından isim olan hicret “kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisânen veya kalben ayrılıp uzaklaşması” demektir. İşte sevgili Peygamberimiz çok sevdiği vatanı Mekke'den Allah emretti diye Medine'ye göç etti. Mekke'deki tüm Müslümanları yolladıktan sonra en sona da Hz. Ebubekir ile kendisi gitti. Efendimizin Hz. Ebubekir ile olan bu hicret yolculuğu zor ve meşakkatli geçmiştir. Yollar çetin ve düşman takibi vardı. Hatta bir ara Sevr mağarasında gizlenmişlerdir. Peygamberimizle Hz. Ebubekir Efendimiz'in bu mağaradaki halleri Kur'an'da geçmektedir. Peygamberimiz arkadaşı Ebubekir Efendimize mağarada, "Üzülme! Allah bizimle beraberdir." buyurmuştur. Tevbe Suresi 40. Ayet. Mağarada Peygamberimize yoldaş olmasından dolayı Hz. Ebubekir'e "Yar-ı gâr" denilmiştir, mağara dostu anlamında. Gâr, Arapça mağara demektir. Yâr ise Farsça bir kelime olup dost anlamındadır.

Hicran kökünden gelen hicret ayrılık demektir işte. Ayrılıkların belki de en acısı ve zoru ise ölüm ayrılığıdır. Zira ölüm ile dünya dostlarından hicret ederiz. Sahip olduğumuz bedenimizden hicret ederiz. İnsan yanındakilere çabuk alışan bir varlıktır. Dolayısıyla eşinden dostundan evladından ayrılmak da zor olsa gerektir. Nasıl ki bir ağaç köklerinin her parçasıyla toprağa sıkı sıkıya tutunmuştur. Ağacı kökünden çıkarmak isterseniz, kazmayla kürekle saatlerce uğraşırsınız. Zira her kök toprağa kuvvetle bağlıdır. İnsan da bu dünyaya böyle bağlıdır. O yüzden kolay can veremez, ayrılık zordur. İnsan, üzerinde oturduğu kiliminden bile ayrılamaz çünkü onunla yaşanmışlıkları vardır. İnsan, eşyasıyla bütünleşmiştir ve onlardan ebediyyen ayrılmak ona zor gelir. Hurma kütüğü de Peygamberimize alışmıştı, ayrılığına dayanamadı. Peygamberimiz de hurma kütüğüne alışmış mıydı?

Elbette! Efendimizin her eşyasına hürmeti vardı. Eşyasını severdi, onlara isimler koyardı. İşte bu bağlanmışlık insanoğlunun mayasında var. Cennet vaad edilen mümin bile geride bıraktıklarına özleyerek bakar çünkü insanda vefa vardır, muhabbet vardır. Bugün hicri yılbaşı. Ayrılıklarınızın sonu vuslat olsun! Hicretiniz hep Allah'a olsun!

Hicri yeni yılınız mübarek olsun!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum