Kurtuluş AYBİRDİ

Kurtuluş AYBİRDİ

İdam Cezası Geri Gelmeli mi?

 

İDAM CEZASI GERİ GELMELİ Mİ

İdam cezası, en temel insan hakkı olan Yaşama Hakkını ilgilendirdiği için, hayati önem arz etmektedir. Dolayısıyla, en ağır cezai müeyyide olma vasfı taşımaktadır. Esasında bakıldığında, insanlık dışı bir uygulama olduğu ve son derece çirkin bir cezai yaptırım olduğu kanısını uyandırıyor insanda ilk bakışta. İnsanlık tarihinin başlangıcından beri uygulama alanı bulan ve en ağır cezai yaptırım olan İdam, yaşam hakkını sonlandırdığı için ve “İnsanlık dışı, vahşice” bir uygulama olduğu için, birçok kez devletler açısından da tartışma konusu olmuştur. Devlet eli ile yaşam hakkının sona erdirilmesi, belki vicdanlarda derin yaralar bırakıyor ve telafisi mümkünsüz ızdıraplara neden oluyor. Ancak şunu önemle belirtmek gerekir ki, “Yapacak hiçbir şeyiniz kalmamışsa ve artık bazı şeylerin önü alınamıyorsa” bunu uygulamaktan başka çareniz kalmayabilir…

İşte tam da Ülkemizin son dönemlerde geçirdiği çalkantılı ve bunalımlı bu süreçte, İdam Cezası Sayın Başbakanımızın ifadeleriyle, tekrar gündeme geldi. Şahsi kanaat olarak evet ben de İdamı tasvip etmeyenlerden ve hoş karşılamayanlardan biriyim, ancak yaşanan kritik bu gidişatta, artık konunun “bazı suç ve failleri” açısından yeniden gündeme gelmesi taraftarıyım. Evet asla ve kat’a idam cezası kolay uygulanır olmamalıdır, bu konuda çok fazla ciddiyet, çok detaylı araştırma, çok ehemmiyet ve dikkat gerekmektedir. Hak etmeyen birilerinin asla böyle ağır ve telafisi mümkünsüz bir cezaya çarptırılmaması gerekmektedir. Aksine kamu vicdanı çok derinden sarsılacak ve çok büyük bir mağduriyet vuku bulacaktır.

İdam cezasını uygulama alanı çok kısıtlı ve dar çerçeveli olmalıdır. Altını önemle çizerek belirtiyorum, terör suçları için bu ceza uygulanabilir. Hangi terör suçları, halk dili ile, ülkemizi perişan eden, bizlere şehitler verdirten, annelerin, bacıların, eşlerin yüreklerine ateş salan, terör suçları ve bu suçların asli failleri için bu ceza uygulanmalıdır. Kamu vicdanı için, tabiri caizse hakkın yerde kalmaması için,millete yaşatılan ızdırabın bir nebze olsun telafisini mümkün kılmak için, evet idam terör suçları ve failleri hakkında uygulanmalıdır.

Ayrıca, “Tecavüz ve cinayet” vakaları için de idam cezası uygulanmalıdır. Bu konuda da kimse kusura bakmasın, hak edilmiş bir ceza vardır ortada… Yakın zamanda yaşanan acı hadise, “Fatmanur kardeşimizin başına gelenler…” Bu durumda da idam cezasının uygulanması kamu menfaati ve kamu vicdanı için gereklidir. Şayet siz hunharca, vahşice, birinin yaşamına son vermiş iseniz, kusura bakmayın sizin de yaşamınıza son verilmesi haktır, gereklidir kanaatindeyim.

Bu konuda asli vazife, kanun koyucu olarak TBMM’ne düşmekte ve uygulayıcı olarak da görev Hükümetimiz ve Yargı’ya düşmektedir.

Hatta bu konuda naçizane şahsi önerim, İdam Cezası ve Uygulama Alanı’na dair gerekiyorsa, Referandum gibi, Halk oylamasına dahi gidilebilir. Milletin bu konuda fikrinin alınması bana göre büyük önem taşımaktadır. Çünkü konu niteliği itibariyle, Yaşam hakkının sona erdirilmesidir ve en ciddi, en ağır yaptırımdır.

Bu arada, idam cezası, çağdaş ve medeni dünya düzeni ile bağdaşır mı sorusu akıllara gelebilir. Bence bağdaşır hak etmişler açısından…Bakınız ABD’nin birçok eyaletinde bu ceza uygulanmaktadır. ABD geri kalmış bir ülke midir? Efendim Avrupa Birliği sürecinde yolumuzu tıkarmış, tıkasın hiçbir önemi yok, zaten Avrupa Birliğinden bize fayda da yok…77 kişinin ölümüne neden olan Norveç katilinin yaşaması ve verilen ceza hak mıdır, adalet midir?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum