“Manzum Öğütler…”

 

Dar gününde bir "el" uzanırsa eğer "eline"…

Bin kere düşün derim azizim, sen yine…

“Elini” uzatır, “el verir” sanırsın…

“Elinin” mahkumu olmuşsun, bakarsın!...

Uzatır "esir" eder  “eline”…

“Köleliği” bağlar beline…

"İyiliğini" dolar diline!…

Anlatır “ele güne!”…         

***

Yağında kavrulurken…

Yağsız mı kaldın?...

Yağ isteme “yağı olandan” azizim, "büyük söz" dinle!…

“Ya der, yağ der, yağcı der!”…

“Yağ yaktırır” kokutur!…

“Yağ çektirir” dokutur!…

Sanki olur “pehlivan” ki, “yağlattırır” sırtını!…

Bir “ölçek” yağı, bir “fıçı” yağ olur!…

***

Düz yolda mı şaşırdı araban?…

Bırak yardım isteme, “arabasını dağı taşı aşırandan”…

Dönüp bakar…

Akıl satar…

Caka satar…

Al satar…

Bal satar…

“Araba alın” der!…

Maraba kalın” der!…

***

Vesselam…

***

“Adaleti” eşkıyadan…

“Sağlığı” yarım doktordan…

“Cenneti” yarım hocadan bekleme azizim…

***

Varsa “dastarında” kuru “ekmeğin”…

En zengin katıktır “küpteki” “suyun”…

“Sen” sensindir…

“Rol” senindir…

"Yol" senindir!...

Başkasına bakıp da “değişmez huyun” uğraşma!…

Hayat da sensin…

Dünya da!…

***

Dön sen,  “hesapsız” “yüreğinin” etrafında…

Bırak, “Güneş” de dönsün senin etrafında!…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.