Faruk SÖNMEZ
Öğretmenin Eseri Olmak
Hayatta hangi yolu seçersek seçelim, hangi mesleği yaparsak yapalım, temel taşlarımızı bir öğretmen yerleştirir. Doktorun stetoskop tutan elleri, mühendisin plan çizen kalemi, sanatçının sahnede parlayan bakışı… Hepsinin ardında, bir zamanlar sınıfın önünde duran, elinde tebeşir ya da kitap tutan bir öğretmen vardır.
Öğretmen, yalnızca bilgi aktaran bir kişi değildir; düşünme biçimimizi, hayata bakışımızı, hatta karakterimizin önemli bir kısmını şekillendiren bir mimardır. Onlar, sadece ders anlatmaz; sabır, azim, ahlak, merak ve insan sevgisi gibi görünmez değerleri de işler. Bu yüzden, toplumun geleceğini şekillendiren en kritik görev onlara aittir.
Bir ülkenin kalkınması, ekonomiden önce eğitimin gücüyle mümkündür. Eğitimdeki her ilerleme, aslında öğretmenin emeğinin bir yansımasıdır. Çünkü doktor hastasını iyileştirir, mühendis köprü yapar, yazar kitap yazar ama öğretmen, geleceği inşa eder. Ve geleceği inşa edenlerin eserinde, her zaman bir öğretmenin imzası vardır.
İşte bu yüzden, öğretmenlerin değeri yalnızca 24 Kasım’da değil, her gün hatırlanmalı; hak ettikleri saygı, emeklerinin karşılığı ve toplumsal takdir onlara her zaman gösterilmelidir. Çünkü bizler, hangi unvana sahip olursak olalım, önce bir öğretmenin öğrencisiyiz.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.