OLDU MU ŞİMDİ BU YAPTIĞINIZ ?

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesinde geçen hafta Salı günü 2 öğrenci çarşafla derse girdi. Çarşamba günü bu sayı üçe çıktı. Öğretim üyeleri dersten atmaya çalışsa da arkadaşlarımız dersten çıkmadılar. Gerekli tutanaklar tutuldu ve üniversitede, bu tür durumlarda ne yapılacağına dair tartışma konusu meydana geldi.

Ve bu olay bugün gazetelerde, sitelerde baş haberdi.

Ben bu arkadaşlarımızı tebrik ediyorum. Hakikaten büyük iş başardılar. Yaptıkları yankı buldu.  Davalarını okuldan atılmak pahasına güttüler.  Ve bu uğurda, ne gelirse gelsin başlarına kabul olduğunu tüm ülkeye gösterdiler.  Hakikaten aferin bu arkadaşlara. Ne güzel yaptılar.

DEMEYECEĞİM ELBETTE!

Çünkü samimiyetinize inanmıyorum. Bu davayı düşünen bir insan bunu yapmazdı çünkü.

Sabah uyanıp bu kararı aldığınızda (ki tek başına aldığınıza da inanmıyorum) ülkenin şuan içinde olduğu kritik dengeyi düşündünüz mü ?

Bu durum terazinin hangi tarafına artı koyar hiç düşündünüz mü ?

Bakın bugün her köşe başında bu haber var. Hafta sonuna doğru tartışma programları da düzenlenir, ‘’Türkiye nereye gidiyor’’ dan başlayıp ‘’şeriata götürüldüğü’’ bir yolda.  

Bu ülkede vur deyince öldürmek mi  lazım ?

Hiç bir şeyin ortası yok mu bu ülkede ?

         Şimdi siz ne yaptınız biliyor musunuz ? Bir dava falan gütmediniz. Üniversitelerdeki başörtüsü sorununu  5 sene daha geriye götürdünüz.  Vebal aldınız.

’Gördünüz mü biz size söylemiştik’’ diye başlayan en az 100 cümle kuracak şimdi başörtüsü düşmanları.

Belki bir 2 yıl daha giremeyecekler diğer kardeşleriniz başörtüleri ile o okula.

İşte şimdi sesler yükselecek. Nur  SERTER  gibilerine malzemeler verdiniz.  Gün doğdu, güneş doğdu kendilerine. Hani demişti  ya ‘’biz aslında başörtüsüne karşı değiliz,  ama başörtüsüne izin versek çarşafla okula gelirler, ardından şeriat isterler’’ diye...

İşte siz bugün  ‘’EVET’’  dediniz.  Biz bu işin suyunu çıkaracağız. Bunu verirseniz fazlasını isteyeceğiz. Şeriat korkunuz devam etsin. Sonrasında size de başınızı zorla örttüreceğiz. Haklarınızı elinizden alacağız. İran yapacağız burayı da…

Böyle yapmaya devam edin ki inançsız öğretmenler inançsız yeni nesiller yetiştirsinler.  Allah’tan medet ummayan doktorlar deva arasınlar dertlere.  Nimeti  inançsız satsın, sofrayı inançsız açsın önümüze. Devleti sarsın inançsızlık. Bizler kabuklarımıza çekilelim veya zorla asimile edilelim ki meydan bunlara kalsın.

Bizler hiçbir şey olamayalım böyle yapın ki. Bütün inanan dava yürekleri evlerinde oturup çocuk baksınlar. Siz böyle yapın ki ben bir öğretim görevlisi olamayayım. Bir insan, yalnızca bir insan kurtarmaya ömrümü adayamayayım.

Bir insan nedir bilir misiniz?

Bir insan dünyayı kurtarabilir.  Bir insan tek başına dünyayı kurtarabilir.

Dünyayı kurtaracak, düzeni değiştirecek insanlardan biri olmak ise niyetiniz (!) yanlış yoldasınız.

Bazen tüm inancım siliniyor. Bu ülkede her şeyin düzeleceğine ve zulmün biteceğine dair tüm inancım siliniyor. İşte o anlardan birindeyim...

Hakkınız yok biliyor musunuz?

Hakkınız yok….

 

https://www.facebook.com/pages/Habername-Bet%C3%BCl-Kur%C5%9Fun/166036873419125?ref=ts 

 

 betulkursun@live.com

 

 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum