SİBEL ÜRESİN YARALI BERNA LAÇİN MEVTA

Geçtiğimiz akşam kanal kanal işe yarar bir program ararken, Berna Laçin’in avaz avaz düşman başına denen bağırışları ile kaldım kanalda. Sibel Üresin idi konuğu. Berna LAÇİN’in tüm feminist damarları ile ve her şeyden evvel bir kadına yakışmayan cinsten konuşmaları bende Sibel Üresin sevgisi yarattı. Zamanında çocukları güldüren eğlendiren bu kadın bizi de hayli eğlendirdi ailecek.

Bilmem siz de dikkat eder misiniz ; Türk halkı inançsız olan veyahut böyle keskin inançsız sınırları olan sanatçıları baş tacı yapmaz. Onlar hep aynı köprüde kalırlar. Küçük bir hayran kitlesi ile bir hit olmadan veda ederler hayata. Çünkü Türk halkı inancı sever. Yaşayanı da sever, yaşamayanı da. İnançlısı da inançsızı da samimi inanca saygı duyar. Çünkü inanç bir değer yargısıdır ve kendisinde bulunana da değer katar.

Ve yine  Türk halkı maduru sever.  Dünkü programdan sonra Sibel Üresin madurdur Türk halkına göre. İşin içine inançlı inançsız girdi mi aslan kesilir benim ülkem. Hele ki konuşturulmayan,  program boyunca azarlanan bir kadından da söz edersek yüreği güzel ülkemin merhameti  ve koruma güdüleri ayaklanıverir aniden. Ben de klasik Türk olmakta mahir olduğumdan sanırım tüm madura milli duygularım ayaktaydı izlerken.

 Sibel Üresin’in savlarını benimsememekle, uygulanabilir ve çözümcül bulmamakla birlikte yapılan muameleyi sonuna dek eleştiriyorum.

Konuşurken ki  üslubuna,  Sibel Üresin’e bakarken bir beşere değil de,  ne idiğü belirsiz bir varlığa bakıyormuş gibi aşağılayıcı ve mide bulantısı geçirmiş bir tavırla konuşmasından anlıyorum ki, Berna Laçin muhafazakarları sevmemekle kalmıyor bir başörtülü görmeye dahi tahammül edemiyor bana göre. Dün akşam gözlerinde gördüğüm öfke, kinden, tahammülsüzlükten de öte bir şeydi çünkü.

Boşanmak konusunda söylediği bir cümle vardı ki bu,  İstanbul’da villada oturup Anadolu’da ahırda yaşayan kadını görememekten, kuru kuruya feminist dümeni çevirmekten başkacası değildi.

''Adam boşanmak istiyorsa malını da istemem mülkünü de alsın çeksin gitsin'' dedi.

İstanbul’dan Anadolu’ daki kadın için ahkam kesmek kolaydır. Anadolu’daki kadının bunu söyleme, bu gururu yapma, kendini onure etme lüksü yoktur maalesef. Çoğu zaman baba ocağına bile kabul edilmeyen veyahut çocuklarını bırakırsan boşan gel tehditlerine maruz kalan ana ciğeri, hangi bağımsız güce dayanarak ‘’ malın mülkün senin olsun, nafakanı da istemiyorum’’ diyebilecek. O gururu yapmak için de para gerekir Berna Laçin. En azından eğitim gerekir, meslek edindirilmiş olmak gerekir. Başkaları için ahkam kesmek, kadın onurludur şereflidir demek kolaydır. İşi ve parası olan her kadın gururludur  ve bu ahkamı kesebilecek dirayete sahiptir.

Berna Hanım ‘’ben din kurallarını önemsemiyorum’’ dese de ve hatta fazlasını da demek istese de bu sıkıştırmayı yine laf kalabalığı ile geçiştirdi. Yazık ki Sibel Hanım da bu konuda yeterli olamadı bana göre.  Hem istediğini anlatamadı hem de program boyunca azarlanmaya razı kaldı.

Daha düne kadar ''wak waklı'' ''cik cikli'' çocuk programları sunan ve bundan başkaca da beşeri bir yeterliliği olmayan bir kadını böyle bir programa sunucu yapmak hangi hayalin ürünü merakdayım doğrusu.

Berna Laçin şike dönemi  iyi bir futbolcu olabilirdi. Çünkü tribüne oynayışı bana şike olup olmadığını düşündürttü ve tarafımdan takdirle karşılandı. Sibel Hanım’ın ‘’Müslüman kimliği olan herkesin’’ diye başlayan cümlesini  alkış amaçlı yarıda kesip, ‘’din Allah ile kul arasındadır sana hesap vermem’’ diyerek coşturdu seçmece seyirciyi.  ‘’Ben yasalara göre yönetiliyorum din kurallarına göre değil’’ cümlesi ile de en büyük gafını yaptı.

Anlayamadığım bir nokta daha vardı ki Sibel Üresin,  programa girerken muhafazakar olup olmadığının kendisine sorulduğunu ve  olmadığını ifade ettiğini belirtti. Bir kadın ya mahalle baskısı ile başörtüsü takıyordur veyahut muhafazakar olduğu için. Muhafazakar olduğunu, Laçin gibiler daha çok gocunmasın, saldırmasın diye mi söyleme getirmek istemedi, yoksa daha çağdaş bir çizgide görünmek için mi kestiremedim. Yalnız tüm çirkefliklere rağmen sakinliğini ve hanımefendiliğini program boyunca koruduğu için kendisini kutluyorum.

Ama

Fakat

Lakin :

Bu çizgiler içinde kalınarak daha anlamlı açıklamalar yapılabilirdi. Berna Laçin ''dinle yönetilmiyorum'' tepkisini  verdiğinde buradan zorlanmalıydı çünkü genelde bizi kandıran sanatçı (!) kesimi yıllarca Ahmet Hakan gibi bizim mahallenin çocuğu gibi davranır sonrasında el etek çekilince gerçek düşüncelerini söylerler. Laçin gerçek din düşmanlığını kusmalı ve Müslüman- Türk halkının Müslüman mahallesinden bundan böyle gerçek yüzü ile geçmeliydi ve salyangozlarını da bu yüzü ile satmalı idi.

Kuranı Kerim’in ayetlerine uyulmadığı takdirde küfre girilmediği, ancak ayeti inkar eder ise dinden çıkacağı ayet ile anlatılmalı ve Berna LAÇİN e savunma bu pencereden yapılmalıydı.

Kendisinin konuşturulmadığının farkındayım. Bu devam ettiğince de programdan çekip gidilmeliydi. Bu daha sağlam bir tepki olurdu. Ben izlerken yüreğim soğuyamadı. Tatmin olamadım cevaplardan. Berna Laçin gibilere gülmeyi öğrendiğimden sinir olmuyorum eskisi kadar Allahtan…

Program skoru… Reytingi…  Sonucu…  Rtük’çe değil ama Betül’ce…

Sibel üresin yaralı ise Berna Laçin mevtadır bu programdan sonra...

Programın o bölümünü izlemek isteyenler için linki aşağıda veriyorum:

https://www.facebook.com/pages/Habername-Bet%C3%BCl-Kur%C5%9Fun/166036873419125?ref=ts

  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
27 Yorum