“Sokağın Rengine Saygılı Olmak Zorundayız” Yoksa Çıkmaz Sokaktayız…

(Kutuplaşma 2)

 

Görüş Ayrılıklarımız Artıyor mu?

Araştırmaya katılanların %52’si geçmişe kıyasla Türkiye’de görüş ayrılıklarının arttığını, %42’siyse geçmişte de ülkemizde benzer oranda görüş farklılıkları olduğunu düşünüyor.

AK Parti (%60) ve MHP (%61) taraftarları arasında Türkiye’de de geçmişte benzer görüş ayrılıkları olduğu görüşünün daha fazla kabul edildiğini görüyoruz.

CHP (%70), HDP (%67) ve İYİ Parti (%65) taraftarlarıysa günümüzde görüş ayrılıklarının daha fazla olduğunu düşünüyor.

Ülkemizde görüş ayrılıklarına en fazla yol açan olaylarsa şu şekilde sıralanıyor. 

·15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi (%34),

·Kürt Sorunu (%32), 

·Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş (%30) 

·Gezi Protestoları (%32)

img-1263.jpg

Bilgi Alırken Kutuplaşma...

Her ne kadar televizyon ve akıllı telefon, bireylerin siyasal konularda en sık bilgi aldıkları bilgi kanalları olsa da (sırasıyla %74 ve %69), arkadaşlarla konuşmalar da önde gelen bilgi kaynaklarından biri (%57). İnternetteki haber siteleri (%57), Facebook ve Twitter da (%36) önde gelen bilgi kaynakları arasında. Gazeteler ve radyo ise haber kaynağı olarak önemini yitirmişe benziyor.

Duygusal siyasal kutuplaşmanın en önemli belirleyicilerinden biri, bireylerin farklı bilgi kaynaklarından değil, sadece kendi görüşlerine yakın kaynaklardan bilgi edinmeleri böylelikle de “Yankı Odaları” nın oluşması. Öte yandan azınlıkta kalan görüş sahiplerinin görüşlerini belirtmekten çekinip susmaları nedeniyle farklı görüşlerin duyulmaması da “Suskunluk Sarmalları” nın oluşmasına yol açıyor. Farklı görüşlerle karşılaşmayan ve kendi görüşlerini dile getirmekten çekinen bireyler; tek tip bir dünya temsiline sahip oluyor ve bunun haricindeki görüşleri yanlış/sapkın olarak görme eğilimi gösteriyorlar.

Yankı Odaları olgusunun en önemli göstergelerinden biri, farklı parti taraflarının haber alma kaynaklarının farklılaşması. Araştırma çalışması da bunu doğrulayan bazı bulgular sunuyor:

· AK Parti taraftarları daha sık Kanal 7, A Haber ve ATV Ana haber programlarını;

· CHP taraftarları FOX TV ve Halk TV’yi;

· MHP taraftarları TRT1’i diğer kanallara ve diğer parti taraftarlarına kıyasla daha sık seyrettiklerini belirtiyorlar.

Farklı haber kaynaklarından yararlanılması, bireylerin kendi izlediklerinin daha “tarafsız” olduğu algısına sahip olmalarına yol açıyor.

· AK Parti ve MHP taraftarları ATV, A Haber, TRT1 ve Sabah ve Hürriyet’in;

· CHP taraftarları Cumhuriyet, Sözcü ve Halk TV’nin;

· HDP taraftarları Halk TV ve FOX TV’nin tarafsız haber kanalları olduğu kanısına sahipler.

img-1264.jpg

Ülkenin en önemli sorunları:

Farklı bilgi kaynaklarından beslenmek, kendi sesinin yankısını duyabileceği “Yankı Odaları”ndan çıkamamak ve azınlıkta kalan görüşleri duyamamak; bireylerin gerçeklik algılarında da farklılaşma olduğunu gösteriyor. Ancak araştırma bulguları birçok konuda oldukça yüksek düzeyde bir kaygının da olduğuna işaret ediyor.

Beklenebileceği üzere “ülkemizde can ve mal kaybına yol açacak büyük bir deprem yaşanması” na dair kaygı katılımcıların %94’ünün ve “salgın hastalıklar” %93’ünün paylaştığı, tüm parti taraftarları için ortak bir endişe durumu. Benzer bir biçimde, “ekonomik kriz”; “kendisinin ya da aileden birisinin işsiz kalması”; “çocuklarının hak ettikleri kadar iyi bir eğitim alamaması” ve “terör saldırısı” %90 oranında ortak kaygıyı yansıtan başlıklar. Bunu sırasıyla “ifade özgürlüğünün kısıtlanması” ve “mahkemelerin bağımsızlığının sona ermesi” (%87); “Ortadoğu ya da Kafkaslarda birçok ülkenin dâhil olacağı bir savaş çıkması” (%85) takip ediyor.

Oranların düşüşü ile birlikte parti taraftarları arasında farklar oluşmaya başlıyor. Örneğin; “mahkemelerin bağımsızlığının sona ermesi” AK Parti taraftarları arasında %77 oranında belirtilirken; CHP, HDP ve İYİ Parti taraftarlarında bu oran %92.

İşsizlik (%50), fiyat artışları (%47) ve Koronavirüs salgını (%27) ülkenin en önde gelen sorunları olarak görülüyor. Ancak farklı parti taraftarlarının bu konuda da görüşlerinde farklılaşma olduğu ortada.

· İşsizlik ve fiyat artışları hemen hemen bütün parti taraftarlarında benzer oranlarda belirtilmişken; AK Parti taraftarları için Koronavirüs salgını ve terör diğer konulara ve diğer parti taraftarlarına göre daha sık belirtilmiş.

· İYİ Parti taraftarları için Suriyeli mülteciler, kadınların/gençlerin sorunları, eğitim ve siyasetçiler önde gelen sorunlar arasında daha fazla yer almış.

· CHP taraftarları daha çok işsizlik ve fiyat artışlarına odaklanmışlar, bu konulara fakirlik de eklenebilir.

· Güneydoğu/Kürt Sorunu ise HDP taraftarları arasında ön plana çıkan bir sorun olarak görülüyor.

Farklı dünya temsillerine sahip olmak, aslında nesnel olduğu düşünülen ekonomik konularda da algıların farklı parti taraftarları arasında farklılaşmasına yol açıyor:

· AK Parti taraftarlarının %57’si, MHP taraftarlarının %37’si ülkenin iyi bir yolda gittiği kanısında. Bu oran HDP’liler arasında %5, CHP’liler arasında %10.

· AK Parti taraftarlarının %29’u ülkenin, %27’si ailelerinin ekonomik durumunun 5 yıl öncesine kıyasla daha iyi olacağını söylüyor. CHP, İYİ Parti ve HDP taraftarları arasında bu oran %4-5 diliminde.

· Gelecek bir yıl düşünüldüğünde AK Partililerin %44’ü ülkenin, %39’u ailelerinin ekonomik durumunun daha iyiye gideceğini düşünüyorlar. Bu iyimserlik CHP, İYİ Parti ve HDP taraftarları arasında %6-7 civarında.

· MHP taraftarlarının %18’i ülkenin ve ailelerinin ekonomik durumunun 5 yıl öncesine kıyasla daha iyi olacağını; %23’ü de ülkenin ve ailenin ekonomik durumunun önümüzdeki 1 yıl içerisinde daha iyiye gideceğini düşünüyorlar.

img-1265.jpg

Kadına Yönelik Şiddet...

Görüşülen kişilerin yarısı geçtiğimiz yaz gündeme gelen İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili tartışmalardan haberdar olmadığını söylüyor. Bu oran CHP taraflarında %35, AK Parti taraftarlarında %50 olmak üzere değişiyor.

İstanbul Sözleşmesi’nin içeriğine dair bir tanım verilip, bu sözleşmeden imzanın çekilmesi durumunda kadına yönelik şiddetin artacağına dair görüşe katılıp katılmadığı sorulduğunda:

· AK Partililerin %37’si bu soruya yanıt vermemeyi tercih ederken %32’si “etkisi olmaz” yanıtı veriyor.

· CHP’lilerin %62’si ve İYİ Partililerin %60’sı bu durumda kadına yönelik şiddetin artacağı görüşünde. Her iki parti taraflarında da %20’lik bir kesim bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyor.

· MHP’lilerin %32’si bu konuda görüş belirtmezken, %33’lük bir kesimse etkisi olmayacağı görüşünü belirtiyor.

· HDP’liler arasında bir görüş belirtmeyenlerin oranı %28 ve bu durumda kadına yönelik şiddetin artacağını söyleyenlerin oranı %48.

Görüşülen kişilerin %88’i Türkiye’de kadına yönelik şiddetin yaygın olduğu görüşünde, bu açıdan bir ortaklık olduğu söylenebilir. Kadına yönelik şiddetin azaltılması konusunda kime sorumluluk düştüğü yanıtlarında parti tarafları farklı görüşler sergiliyor:

· HDP (%85), CHP (%74) ve İYİ Parti (%77) için sorumluluk hükümette. AK Parti ve MHP taraflarında %60’lık bir kesim hükümeti sorumlu olarak görenler arasında.

· AK Parti (%57), MHP (%55) ve İYİ Parti (%50) taraftarları aileyi de sorumlu olarak görüyorlar.

· CHP’lilerin %35’i ve MHP’lilerin %28’i eğitim sistemini sorumlu tutuyor.

Sorumluluk sahibi olan kurumun üstüne düşeni yapıp yapmadığı konusunda da önemli farklar

görüyoruz:

· AK Parti (%59) ve MHP (%44) taraftarları kadına yönelik şiddetin azaltılması konusunda sorumlunun üstüne düşeni yaptığı görüşünde.

· HDP (%86), CHP (%85) ve İYİ Parti (%82) taraftarlarına göreyse sorumlular üzerlerine düşeni yapmıyorlar.

img-1266.jpg

Yurt Dışına Yerleşmek...

Araştırma çalışmasına katılanların %22’si önümüzdeki dönemde Türkiye dışında bir ülkeye taşınmak istediğini belirtiyor. Öte yandan bu oran HDP taraftarları arasında %44 ve CHP taraftarları arasında %31. AK Parti taraftarlarının %9’u ve MHP taraftarlarının %14’ü bu soruya olumlu yanıt vermişler. Ülkede iş olanaklarının sınırlı olması (%64), ülkede geleceğini görememek (%26) ve bireysel özgürlüklerin sınırlı olması (%26) görüşülen kişileri yurtdışında yerleşmeye iten faktörler arasında.

img-1268.jpg

Dış Politika Algıları

Bütün bu görüş ve değer farklılıklarına karşın, özellikle dış politika konusunda ortaklıklar bulunuyor.

· Türkiye’nin en büyük dostu olarak Azerbaycan (%49) görülüyor, HDP haricinde bütün parti taraflarında bu yanıt %40’ın üzerinde verilmiş: MHP taraftarları arasında %64 ve AK Parti taraftarları arasında %55.

· İkinci sırada Rusya (%11) belirtmişken, “hiçbiri” yanıtı verenlerin oranıysa %8.

· Türkiye’ye en büyük tehdit oluşturan ülke sorulduğunda araştırma çalışmasına katılanların %48’i bu soruya ABD yanıtı vermiş, HDP (%39) haricinde bu konuda siyasi parti taraftarları

arasında anlamlı bir fark yok.

· İkinci sırada %12 ile İsrail gelirken, bu konuda da farklı parti taraftarları arasında fark olmadığını söyleyebiliriz.

Uluslararası düzenin nasıl yürümesi gerektiği konusunda da parti tarafları arasında bazı farklılıklar olduğunu söyleyebiliriz:

· AK Parti (%64) ve MHP (%71) taraftarları Türkiye’nin uluslararası alanda çıkarlarını korumak için gerekirse silahlı güç kullanabileceği görüşündeler. Bu oran CHP ve HDP taraftarları arasında %36.

· MHP taraftarlarının %51’i ve AK Parti taraftarlarının %43’ü barışı güvence altına almanın en iyi yolunun askeri güç olduğunu düşünüyor. CHP taraftarları ve İYİ Parti taraftarlarının %70 oranında müzakerelerin daha iyi bir yöntem olduğu görüşü taşıdığını görüyoruz.

img-1269.jpg

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üye olma konusunda yapılacak bir referandum için ise MHP taraftarları %50 oranında ve AK Parti taraftarları %42 oranında “hayır” diyeceklerini belirtirken, İYİ Parti taraftarları % 52; HDP’liler %62 ve CHP taraftarları %65 oranında “evet” yanıtı vereceklerini söylüyor. AK Parti taraftarları ve MHP taraftarları arasında “evet” diyeceklerin oranı ise sırasıyla %43 ve %35.

img-1270.jpg

Farklı parti taraftarları arasında ortaklık oluşturan bir başka konu da Batılı ülkelerin Türkiye’yi bölme çabasında olduğu yönündeki inancı temsil eden Sevr Sendromu. Görüşülen kişilerin:

· %79’u Avrupalı ülkelerin PKK gibi bölücü örgütleri desteklediğini;

· %79’u Avrupa ülkelerinin Türkiye’yi bölme çabası içinde olduğunu;

· %67’si “Haçlı Ruhu” kavramının hâlâ geçerli olduğunu;

· %64’ünün reformların “kapitülasyonlardan farksız” olduğunu;

· %64’ünün Batılılaşma çabalarının taklitçilikten ileri gitmediğini;

· %58’inin Türkiye’den talep edilenlerin Sevr Antlaşmasında talep edilenlerden farksız olduğunu düşündüğünü öğreniyoruz.

Bu sorulara verilen yanıtlardan yola çıkarak hesaplanan Sevr Sendromu endeksininse bütün partilerde 1-4 arasında değişen bir cetvelde 3 civarında bir değere sahip olduğunu, AK Parti ve MHP taraftarları arasında 3.5’e yaklaştığını görüyoruz. Bu da Sevr Sendromunun nasıl bir ortaklık oluşturduğunu gösteriyor.

Çok daha kapsamlı olan bu önemli araştırmadan seçtiğim bulguları sizlere sunmaya çalıştım. Çok uzun bir yazı olduğunun farkındayım. Ancak maalesef “hali pür melalimiz” bu. Buradan çıkmaz isek hepimizi karanlık günler bekliyor. Çare nedir sorusunun pek çok cevabı var. Ama temel olarak şunu söyleyebiliriz “Sokağın rengine saygılı olmak zorundayız” ve bu hepimiz için geçerli. Buradan çıkamadığımız zaman “Çıkmaz Sokak”tayız.

Fenari ailesinden Talikizade Mehmed Suphi'nin(ö. 1014/1606 [?])“hem Şehname-i Hümayun hem de Şemail-name adlı eserlerinde Osmanlı’yı Osmanlı yapan, dolayısıyla milleti millet yapan 20 hasleti, özelliği sıralar. Bunlardan birisi de “Taraküm-i minel telatum-i nihaldür : Ülkelerinde farklı ırk ve dinlerin bir arada barış içerisinde yaşaması” dır. Aslında her biri çok kıymetli olan tavsiyelerden en önemlilerinden birisi de budur. Ve bugün kaybettiğimiz değerlerin başında geliyor maalesef. Geçmişte en önemli zenginliğimiz olan bu hasleti kaybettik ve birbirimize tahammül edemez hale geldik. “Kutuplaşma” da tam burada başladı. Zenginliğimizi kaybettikçe birlik ruhumuz fakirleşti. Çok klasik ama aynı gemideyiz ve birbirimize ihtiyacımız var. Vatan sevgisi temelinde bu birlikteliği yeniden inşa etmek ve “birarada yaşama” kültürümüzü geliştirmek zorundayız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum