İbrahim DANACILAR

İbrahim DANACILAR

Vazgeçilmez Trend Milletvekili Olma Arzusu!

Maalesef günümüzde milletvekilliğinin ne anlama geldiği şuurunu bilmeyenlerin milletvekili olma aşkı ve arzusu beni düşündürmüyor değil.

Bu görevin hiç bir hassasiyetine sahip olmayan, kendinin ise ne yaptığından bir haber olan ciddi bir zevat topluluğu var. 

Gerek kendini kültürlü ve eğitimli zanneden eğitim ve kültür yoksunu olanlar, gerek  üç beş kuruşu ile her şeyi yapabileceğine inanan kartvizit meraklıları, Gerekse de kendi rantının esiri olmak adına milletvekili olma gönüllüleri.

Günümüzde maalesef, bu üç unsur sahibi birtakım zümre bunu için her şeyi yapıyor her türlü dalkavukluğa da soyuna biliyor... Bence, kişileri iyi tahlil etme hususunda siyasi partilere çok iş düşüyor.

Bizim en önemli sorunlarımızdan biri iyi insanların iyi yerlere gelmemesi değil mi.? Her zaman şikayet ettiğimiz gibi milletvekili iş takipçisi, milletin vekili olmayan şuura sahip bir takım zevatı eleştiririz hep, sadece seçim zamanı gördüklerimizden. 

Bence sorunun merkezi tamda burası işte... Ve ele alınmalıdır bu konu...

Maalesef' günümüzde siyasi partilerde gereğini doğru bir şekilde tam ölçülerde meseleyi kavrayamıyorlar kişisel veya kurumsal birtakım rantlar ağır basıyor. Peki ya böyle mi olmalıydı.?

Yıllardır yaka silkelediğimiz adamlar 20 yıldır milletvekili.  Allah aşkına bu bir meslek mi? yoksa hizmet aşkımı? Hee birde onları örnek alıp yolundan gitmek isteyen bir zevatı muhteremlerde çok şua ara. Her türlü çirkin kulisin bekçisi ve takipçisidir bu zevat.

Bu sözler bu 3 unsur sahiplerine iyi ve ahlakı ile yapanlar bu hizmeti zaten müstesnadır.

Ey...! dünya'nın süsüne kapılıp giden makam budalaları...!

Milletvekilliği nedir?  Şuuru ne olmalıdır.? Bir anlayın nasıl bir sorumluluk içerisine giriyorsunuz.  Bu sizin küçük hesaplarınız kadar basit bir konu değil ki...! Durun size bir anlatıyım şuursuz milletvekili ve  adayı olma sevdalıları...!

Milletvekili ve adayı önce Allah'tan korkmalı  çok okumalı, düşünmeli, araştırmalı, günceli yakalayabilmeli. İyi derecede felsefe, sosyoloji, ekonomi ve tarih bilgisine sahip olmalıdır. Milletvekili her şeyden önce dünyayı ve ülkesini iyi tanımalıdır.

Ülkesi için fikir üretebilmeli, onun kalkınması için projeler geliştirebilmeli ve ülkesini daha ileriye taşıyabilmelidir. Ve tabii ki, bunları yapacak bilgi birikimine sahip olmalıdır.

Milletvekilleri topluma önderlik etme, en az bir alanda uzman olma, kişisel çıkar peşinde olmama, kamu haklarını koruma, ihalelerde açık şeffaf ve tarafsız olmalıdır. Ölümü unutmamalı, hesabın bir gün tek tek sorulacağı günü ise aklından hiç çıkamamalıdır.

Ancak günümüzde bu unsurlara sahip olmayan basiretsizleri aday görebiliyoruz. Geçmişte ise  Bu ülkenin vekillerinden kaçakçılık yapanları, ihalelere fesat karıştıranları, şahsi çıkar peşinde koşanları, ülkemizi dışarıya karşı gammazlayanları, bu ülkeyi bölmeye çalışanları, terör örgütlerine sahip çıkanları ve hatta kendini Mesih İsa ilan edenleri bile görmedik mi?

Bu resim, partilerin genel yapısını da etkiliyor. Yeteneksiz kişiler il ve ilçe başkanı olabiliyorlar. Onların davranışları halkı partilerden koparıyor. Yeteneksiz il ve ilçe başkanları milletvekillerini de olumsuz yönde etkiliyor. Vekiller de onların düzeyine iniyorlar. Her zaman olduğu gibi halk yine kaybediyor.

Bu yanlışlar zinciri, partileri halktan koparıyor. Parti yönetimlerine eğitimli, kültürlü ve bu işleri layıkıyla yapabilecek kişiler bir türlü bulunamıyor.

Türkiye'de politika'nın esas sorunu budur bence.  Bu meseleye siyasi partiler hassasiyetle eğilmedikçe bu yanlışlıklar maalesef hep böyle devam edecektir.

Kimse kusura bakmasın Türkiye'nin jeopolitik öneminin tavan yaptığı şu devirde oradaki koltuklarda oturanlar ve otuma niyeti olan birtakım zevata sesleniyorum; Audi Q7 mi alsam? BMW x6 mı  alsam?  diye düşüneceksin!

Adana’dan özel usta getirelim kebap partisi verelim diyeceksin, Ankara’dan bölgene çıkmayacaksın, çeşitli küçük oyunlarla parti merkezini bile kandırıp lüx ve kendilerini önemli adleden insanlarla vakit geçireceksin, yurtdışı tatil beldelerinin gönüllüsü haline geleceksin, rantın her daim ön planda olacak, dokunulmazlık zırhını kendine kalkan yapacaksın, her türlü usulsüzlük içinde bir parmağın olacak, halkın hiç bir meselesi seni ilgilendirmeyecek, sen görüntünü yapıp halkın meseleleri ile ilgileniyor havasını kendine ceket yapacaksın, yani milletin vekili değil üstünlerin işlerini takip ederek temsilcisi olacaksın ve bana oy atın diyeceksin. Yok öyle dava! Artık papaz pilav yemez!

İşte bu dönem sonunuz geldi sizin ve takipçilerinizin sakın bunda kuşkunuz olmasın...! Sizin ve takipçilerinizin!

Şimdi sorarım size size halen bu unsurlara sahip milletvekilleri ve takipçisi olacak basiretsiz adaylar; Siz halen milletin vekili ve adayımsısınız.?

Yoksa  pis doymayan nefislerinizi tatmin etmek için mi adaysınız?

Allahtan korkun ve kendinizi aldatmaktan vazgeçin. Ve bu oyundan. Bu milletin vebalini almak büyük'tür büyük..!

Unutmayın; Bir saniye sonrasına bile hükmedemediğimiz bir hayat için,fırıldak olmayın...! Deymez!

Hz. Ali R.A. bir sözü ile makaleme son veriyorum; Âlim, cahili hemen tanır. Çünkü daha önce o da cahildi. Cahil, âlimi tanımaz. Çünkü daha önce âlim değildi.

Şimdi nefislerinizi bir daha hesaba çekin ve eğer varsa vicdanınız sorgulayın sonra bir daha karar verin derim...

Ves Selam...

İbrahim DANACILAR

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum