Lütfi AYHAN
YAPAY ZEKANIN PERÇEMİ DE ALLAH’IN ELİNDE
(Yenilikler karşısında İnsanlık şaşkınlık, korku ve hayranlığı bir arada yaşamıştır.)
En başta şunu belirtmeliyim: Bilgisayar, internet ve iletişim teknolojilerindeki yenilikler konusunda konuşacak ne yeterli bilgim var ne de bunları maharetle kullanacak ehliyetim. Fakat gelişmeleri gören her insan gibi ben de bu akıl almaz gelişmelere hem çok şaşırıyorum hem çok seviniyorum, hem de doğrusu biraz korkuyorum.
Şaşkınlığım, akıl ve hayalin ötesine geçen uygulamalardan kaynaklanıyor. İnsanların günlerce, çalışarak, uğraşarak elde ettiği sonuca bazı internet uygulamaları birkaç dakika içinde ulaşabiliyor. Üstelik bu işte sınırda tanımıyor; tıptan mühendisliğe, tarihten sosyolojiye, eğitimden sanata, ticaretten tarıma kadar her alanda…
Korkum, bu gelişmenin nerede duracağının belirsiz oluşundan. Bazı uzmanlar, insanların kendi ürettikleri robotların ve yazılımların esiri olabileceğini söylüyor. Bu ihtimali düşünmek bile ürpertici.
Sevincim ise tarihten geliyor: İnsanoğlu her yenilikten önce korkmuş, kuşkulanmış ama sonra o yeniliğin faydasının zararından fazla olduğunu görmüş. Buharlı motor, matbaa, tren, uçak… Hepsi önce korkuttu, sonra vazgeçilmez oldu. Bugün internet ve sosyal medya için de durum aynı. Yapay zekâ da bu yolun yolcusu gibi. Üstelik imanım da korkularımı siliyor. Biz müminler öyle bir Allaha inanıyoruz ki her şey (dünya, ahiret, zaman, mekan, akıl, bilim, yenilik..) O’nun elinde ve kontrolünde. Ol sebepten “Allah var keder yok” deyip rahatlıyorum.
Her İcat Kimin Elinden Çıkıyorsa, Onun Rengini Taşır
Bir gerçeği hiçbir zaman unutmamak gerek:
İcatlar, buluşlar, yazılımlar; onu geliştirenin dilini, kültürünü, inancını ve dünya görüşünü taşır. İsmini o verir, kullanım alanını o belirler, kılavuzunu o yazar, değerlerini o işler. Dolayısıyla işin parasal, kültürel ve siyasî kaymağını da o yer. Bu durum yapay zekâ için de geçerlidir. Yazılımı üreten kişinin kimliği, inancı, memleketi, kültürel kodları ve siyasî duruşu; ürettiği sisteme az ya da çok mutlaka yansır. Tıpkı Batı’nın, esmer ve Sami ırkından olan Hz. İsa’yı yüzyıllardır beyaz tenli ve sarı saçlı olarak tüm dünyaya benimsetmesi gibi…
Benim Yapay Zekâ ile Aram
İleri yaşıma rağmen yapay zekâdan istifade ediyorum. Öğrencilerim ve bu işin uzmanı genç arkadaşlarım sağ olsunlar, teknik konularda bana yardımcı oluyorlar. Yapay zekânın özellikle yazılarıma yaptığı yorumlar bana büyük fayda sağlıyor. Bazen küçük hatalar olsa da çoğu zaman konuyu derinleştiriyor, mevzuya yeni bir açı kazandırıyor. Adeta bir radyo programı tadında düzgün ve ahenkli bir anlatımla metni yeniden ele alıyor. Bu durum beni sevindiriyor; çünkü yazdığım yazının farklı bir gözle değerlendirilmesi bana yeni ufuklar açıyor. Ama işte tam burada, az önce vurguladığım gerçeği unutmamak gerekir…
Yapay Zekânın Satır Arasındaki Kültür
Yazılımları üretenlerin dünya görüşü bu sistemlere ister istemez yansıyor. Çok net bir örnek: Haber7’de yayımlanan “Terörizmin Babası Kim?” başlıklı yazıda Sayın Gaffar Yakınca, iki büyük yapay zekâya da “Dünyada kendisine ‘terörizmin babası’ diyen ya da böyle bir sıfatı kabul eden bir siyasetçi oldu mu?” Diye soruyor. Her ikisi de doğru cevabı vermiyor.
Yazar itiraz edince Çin’in yapay zekâsı DeepSeek özür diliyor; Amerika’nın yapay zekâsı ChatGPT ise hatayı kabul ediyor ama özür dilemiyor.
Cevap: “Eski İsrail Başbakanı Menahem Begin’e olacak. Bu örnek bile, yapay zekânın tamamen “tarafsız ve nötr” bir yapı olmadığını gösteriyor. (https://www.haber7.com/yazarlar/gaffar-yakinca/3583269-terorizmin-babasi-kim)
Sonuç: Korkmak mı? Allah Var Keder Yok
Yapay zekâdan korkmalı mıyız? Evet, kontrolsüz gelişirse… Hayır, doğru sınırlarla, doğru etikle ve doğru yönlendirmeyle kullanılırsa… İnsanlığın her büyük yenilikte yaşadığı şaşkınlık, korku ve hayranlık bugün yapay zekâ ile yeniden kapımızda. Bu teknolojiyi kim yönlendiriyor ve hangi değerlerle şekillendiriyor? İnsanlık bu soruyu ciddiyetle sormazsa, geleceği başkaları (kötüler akrep huylular) yazacak. İnsanlar akıl, hikmet ve ahlâk ile yaklaşırsa, yapay zekâ bir tehdit değil; büyük bir imkân olabilir. Teknolojinin kendisi değil, onu yöneten irade tehlikelidir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.