YAZIK OLUR ERKEKLERE

Ben kadın erkek eşitliğine inananlardan değilim.

Bir kadının tüm özgürleştirilmiş ekonomilere sahip olsa da bu eşitliğe ulaşacağını kabul etmez aklım.

Kadınların erkeklerin kaburga kemiklerinden yaratıldığına, hakimiyete ve aidiyete ihtiyaçları olduğuna sınırsız teslimim.

Zaten bilirim ki yüce Allah da kadınla erkeği eşit yaratmamıştır.

Kadınla erkeği eşit kılmadığına gösterge, erkekler için en cazip helal, dinin bir çok hükmünü yerine getirmeseler de, kayıtsız şartsız kabul ettikleri bir kural vardır ki, kadınları dine teslim olmakla iç burkmak arasında götürür getirir.

Kadın feministliği yapmayacağım bu yazımda. ‘’Siz erkekler biz kadınlara’’ diye başlayan cümlelerdeki önyargılardan sıyrılıp okunsun lütfen yazım.

Kaprisli, eşlerine kök söktüren, dırdır eden, huzur vermeyen maaşlı ve maaşsız tüm hatunların da farkındayım…

Lakin Cuma namazına giderken, öyleni kılmadan atlatmaya çalışıp, bayram namazının saatinden şikayet eden, ramazanda sigara bahanesiyle eşe çocuğa ramazanı zehir eden erkek milleti, neden ısrarla İslam dininin izin verdiği bir helali yerine getirmek için (!) bu denli heveslidir anlayamam doğrusu.

Sitemiz yazarı Sibel ÜRESİN’in ''ikinci eş yasal olsun'' kalıbındaki habertürk açıklamalarını, sitemiz ve habertürk takipçileri iyi bilirler. Sınırsız demokrasi yaşanan ülkemizde (!) kendisine  savunduğu düşünceden ötürü hiçbirimizin kızmaya , verip veriştirip yumurta atmaya da hakkı yok elbette. Lakin biline ki içim burkuldu bu talihsiz açıklama üzerine. Eşlerinden ilgi ve merhamet bekleyen, bir tatlı söze tav olacakken, tüm acı sözlerin altında ezilen binlerce kadın adına içim burkuldu.

Şimdi ikinci eş yasal olunca aldatma, babasız çocuklar hepsi çözülecek mi? Tiyniyeti ve zihniyeti bu olan erkekler, bu yasa ile düzenli ve yerleşik kabile hayatına mı geçecekler? Bu ülkede birinci kadının yazıklığını bitirememişken ikincilerine mi yazık edeceğiz?

İşlerinden güçlerinden kafalarını kaldıramayan, her gün eve yorgun ve argın gelen, kanepede hep aynı pozisyonda oturan ve eşinden çok kumandayla hemdem yaşayan, evin otel havasını çiçek kokulu oda parfümleriyle  dağıtmak isteyen, (1) kadına tahammülü olmayan, kadının tüm fedakarlıklarını sınırsızcasına yok sayan, görmezden gelen ve gün olup kadın tükendiğinde tüm arkadaşlarına bundan dert yanan ve neden bittiğini bir türlü anlayamayan dindar erkekler, ikinci kadının, ikinci ‘’günün nasıl geçti’’ sorusunu hangi tahammül sınırı ile cevaplayacaklar ?

Zamanla eşlerinin ‘’ beni seviyor musun? ’’ sorusuna bile sinir olan, şefkat isteklerini bir türlü anlamlandıramayan, eşlerinin yüzüne bakmadan sabah yüzlerini yıkayan, ‘’hoşça kal’’ demekten münezzeh, kapı çarpmada mükemmel, tuzlu yemeğe ve ayak önüne koyulmayan terliğe söylenmeyi maharet, ters olmayı marifet, davetlere eşsiz katılmayı güç, el tutmayı ayıp ve racona ters sayan erkekler, ikinci kadının elini hangi düşünce gücü ve el yordamı ile tutacaklar bunun merakındayım.

Evlerinde tek bir kadının gönlünü hoş tutamayan muhafazakar (!) erkekler sırf inanç mümessili (!) olmak adına aldıkları ikinci kadının gönlünü nasıl hoş  tutacaklar ?

Kaygım kadınlar adına değil yanlış anlaşılmasın… Tamamen erkek milletini düşünüyorum. İkinci kadın dırdırı çekilmez.

O yüzden siz yine görmezden geldiğiniz helallere birini daha ekleyin, tek kadınla idare edin derim ben. (!)(!)(!)

The end…

Bizi facebookta bulun

http://www.facebook.com/pages/Habername-Bet%C3%BCl-Kur%C5%9Fun/166036873419125?ref=ts 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
24 Yorum