Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

Bir Sanatçı-Bir Söyleşi; METİN YILMAZ

10 Eylül 2013 Salı

Metin Yılmaz, Ankara’da yaşayan, şair, söz yazarı, besteci, yorumcu ve televizyon programcısı. O da sanat camiasının içinde hem yazan hem okuyan çalışkanlığı ve güzel yorumları ile takdir gören, dostlarının tabiriyle “Âlemin Kralı” olmayı başarmış nadir isimlerden. 

 

Biz de kendisine bu başarılarının başlangıcını, uzun yolun macerasını, hayatının amacını soralım dedik ve işte buradayız;

 

“Merhaba Sevgili Metin Yılmaz, öncelikle teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz diyorum. Bu sıralar hayli yoğun olduğunuzu biliyorum. Ankara’da bir ses stüdyosu açma hazırlıklarınız var, yeni projelere imza atmaya hazırlanıyorsunuz biliyorum. Öncelikle şunu sormak istiyorum; Sanatla ilgilenen eli kalem ve mikrofona alışkın bireyler mahallelerinde farklı ilgi uyandırırlar. Siz yaşadığınız semte market sahibinin, manavın, kasabın gözünden kendinizi nasıl anlatırsınız?”

  

 “Öncelikle teşekkür ediyorum nazik röportaj teklifiniz için. Evet, Ankara Kızılay’da stüdyo açma projemiz var. Amacımız sanatçı dostlarımızın taleplerine cevap verebilmek… Klip çekme, ses kaydı, demo gibi. Son derece profesyonel bir ortamda kaliteli işlere imza atmak istiyoruz. Bu proje üzerinde çalışma aşamasındayız. Mahalle esnafının gözünden bakarsak; ilginç bir soru. Mahallemin kasabı, manavı yani emekten yana olan insanların gözünde ben gayri ihtiyari “Metin Usta, bazen Baba, bazen Üstat’ım… Bunun gibi lakaplarla hitap ederler bana. Ben de sanatçı ruhlu biri olarak, siz de bilirsiniz, insanların duygularını çok iyi anladığımı düşünüyorum, onları kendime çok yakın görüyorum. Hepimiz emek sarf ediyoruz sonuçta. Onların gözünde duruşumla dik, sözüne güvenilir, saygılı ve mütevazıyim. Sağ olsunlar öyle değerlendiriyorlar.”

 

 “Etrafınızda hayli sevilen bir yorumcusunuz. Katıldığınız toplantılarda “Haydi Metin Bey…” diyerek sizden şiir veya müzik isteği çok olur mu? Bunlar sizi artık yoruyor mu mutlu mu ediyor?”

 

 “Sanatsal ortamlarda, sayısız konserlerde, etkinlik ve TV programlarında bulundum, sağ olsunlar dostlarım, yakınlarım, yeni tanıştıklarım her zaman çalmamı, söylememi, okumamı isterler; yeter ki bağlamayı görsünler… Ben aynı zamanda bağlama çalan, şiir yazan ve beste yapan bir kişi olduğumdan genellikle istekleri bu yöndedir. Onları kırmamaya özen gösteririm çünkü müzik hoşlanarak yaptığım ve hayatımın anlamı diyebileceğim bir alan… Beğenmeseler istemezler diye düşünüyorum açıkçası.”

 

“Metin Bey, Ankara Gimsa TV’de yedi yıl süren bir programınız oldu. Şiirle, türküyle bezediğiniz özgün ve güzel programdı. Şu sıralar İstanbul’daki iki kanaldan aldığınız tekliflere “Hayır” diyorsunuz. Bunun Ankara’da isminizin duyulmuş olmasıyla, Ankara’dan ayrılmak istemeyişinizle ya da Zonguldak TV’de yapmayı düşündüğünüz programla ilgisi var mı?”

 

Evet, TV’lerden program teklifleri geldi. Bunlar birazda zamanla ilgili ve tabiî ki de sponsor olayıyla. Ben de kimseden öyle bir şeyler istemeyi sevmediğim için sponsor konularında sıkıntılar oluyor. TV programı şu an gündemde yok ama mutlaka olacak. Yeni bir ekibim var, onlar bana uğurlu geldi fikrindeyim. İnşallah onlarla birlikte olur diyorum. Birazda benim zaman problemlerimden kaynaklanıyor. Ankara’dan ayrılmak istemeyişim nedeni öncelikle ailem. Onlara saygı duyuyorum ve önemsiyorum. Onlar da bağlıyor ama başka nedenler de var. Fakat bütün engelleri aşmaya çalışıyorum. Bu yıl TV. programına yine ışık yaktım aslında. Zonguldak TV’ye sıcak bakıyorum, Vizyon Türk de olabilir. Birinden başlayacağız yeniden kısmetse. Aslında TV.’yi bende özledim.”

 

“Metin Bey, şiirlerinizi her zaman kendiniz mi besteliyorsunuz? Diğer bestecilerden de yardım alıyor musunuz?

 

“Beste konusunda kimseden yardım almıyorum, kendim yapıyorum, yazıyorum ve söylüyorum. Her şeyiyle bana ait eser olması beni mutlu ediyor.”

 

“Allah nazarlardan saklasın diyerek soruyorum. Sesinizin güzelliğini ilk kim fark etti? Müzikle ne zaman dost oldunuz? Dostluğunuz nasıl başladı?”

 

“Sesimi ilkokul öğretmenim fark etti. Okulda hep korodaydım, bando takımındaydım müzikle hep haşir neşirdim. Küçük yaştan itibaren dostuz ve Allah ayırmasın diyorum.”

 

“Hüzünlü şarkıların kalemi olarak elbette farklı tarzlarda da müzik dinliyorsunuz. En beğendiğiniz sanatçılardan bir kaçının adını sorsam ne söylersiniz?”

 

“Çok aslında ama bir kaçını söylemem gerekiyorsa; Ahmet Şafak, Ahmet Kaya, Yavuz Bingöl… daha birçok sayabilirim. Uğur ışılak’a da sesimi biraz benzetirler.”

 

“Metin Bey, elbette her davete katılacak vaktiniz olmuyor. Seçici davranıyorsunuz. Müzik adına davet edilen yerlerde hangi özellikleri ararsınız?”

 

“Davet edildiğim mekânlarda önce kalite önemli, dostluk önemli ve elbette ses düzeni de önemli.”

 

 “Ailenizin sanata olan sevginize tepki ve destekleri nasıldır? Onlara yeterince vakit ayırabildiğinizi düşünüyor musunuz?”

 

“Ailem, benim için hayatımın en önemlisi. Bundan dolayıdır ki çalışma saatlerimin dışındaki bütün zamanlarımı onlarla geçirmeye çalışıyorum. Destekleri her zaman oldu. Bu işler hem sabır hem fedakârlık istiyor, benden esirgemediler.”

 

“Başarı merdivenlerine tırnaklarınızla kazıyarak geldiğinizi düşünüyorum. Elbette ki elinizden tutan, yardımcı olan birileri muhakkak olmuştur. Bizimle paylaşmak ister misiniz?”

 

Henüz başarılı olmuş saymıyorum kendimi, başarılı konusu tartışılır. Şu ana kadar bana katkıda bulunan insanlar inanın sayılıdır. Bunların en başında TV. hayatımda benimle beraber olan kardeşlerim gelir. Şunu da diyebilirim ki; en önemli badireleri de tek başıma göğüsledim. Bilirsiniz bazen insanlar kendilerini farklı gösterir. Yanımdaymış gibi olan çok kişi oldu, aslında onlar katkıdan çok yoluma engel olmaya çalışmışlar, onu da yeni öğrendim. Hayatta insanın başına her şey gelebiliyor. Dostu düşmanı zamanla öğrenebiliyorsunuz. Kimi kıskançlık peşinde, kimi başka şeyler… Allah çalışanın hakkını verir fikrindeyim. Şimdi çok sağlam genç ve tecrübeli bir ekibim var. Onlarla yola devam edeceğim şu an stüdyo çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Yakında dostları da davet edeceğim Allah’ın izniyle.

 

“Bu güzel sohbet için teşekkür ediyor, başarınız daim olsun, yolunuz açık olsun diyorum. Kaleminiz ve sesiniz inşallah daha çok başarılara imza atacak.”

 

 

“Ben teşekkür ederim Fatma Hanım, size de yazım ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum. Okuyucularımıza da selamlar, saygılar…”

   

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 5678 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri