Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Fatma Ç. KABADAYI

Bir Yayıncı Bir söyleşi; MOLA YAYINLARI

21 Ağustos 2013 Çarşamba

    

Bana göre en önemli sektör... Hayatın olmazsa olmazı kitaplar... Her ne kadar teknoloji ilerlese de kitap olmadan bir hayat düşünemiyorum. Kitap bizim gibiler için hayatın anlamı. 

Yaklaşık iki yıldır benim de yazarlarından olduğum Mola Yayınevi sahibi Celalettin Aksu ile bir söyleşi yapmanın birçok kişiye faydası olacağını düşündüm. Sohbetimize Mevlana Hazretlerinin kokusunu, Konya’nın etli ekmeğinin lezzetini de ilave ettik. Aslında onu tanıyanlar bilir, ne kadar uzun konuşsanız da alacağınız kısa ve öz cevap karşısında sizi şaşırttır.

 

Bakalım kendisiyle neler konuştuk?

 

“Celalettin Bey, öncelikle teşekkür ediyorum. Mola Yayınları, Konya’da kurulan bir yayınevi. Henüz yeni olmasına rağmen kısa sürede başarılara imza attınız. Yayınevi kurmaya nasıl karar verdiniz?”

 

"Bana göre de en önemli sektör eğitim sektörüdür. İnsanlarımızın günlük hayatında kullandığı kelime sayısı bile o kadar azaldı ki. Kitap okuma alışkanlığı belli bir kesimde var. Fakat kitap sizinde belirttiğiniz gibi hayatın olmazsa olmazlarından... Bu nedenle bir yayınevi kurmaya karar verdim." 

 

“Konya’dan İstanbul’a taşınmanızın yayınevinin büyümesiyle ilgili olduğunu düşünüyorum. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?”

Konya’dan İstanbul’a taşınma sebebim tamamen sağlık sorunlarıydı. Ben bir Konya aşığıyım. İstanbul’da yaşamak ve yayın hayatına bu büyülü şehirde devam etmek belki daha iyi olur diye düşündük...”

 

“Sizde bir yazarsınız. Mevlana Celalettin Rumi’yi anlattığınız Şems-i Tebrizi isimli eseriniz oldukça çok baskı yaptı. Yazmak mı yayıncılık mı desem hangisini seçerdiniz? 

   

“Yazarlık zor zanaat herkes işini yapmalı.”

 

“Bir süre önce geçirdiğiniz rahatsızlık nedeniyle sevenlerinizi korkuttunuz. Hamdolsun eski sağlığınıza kavuşup işinize yeniden “Bismillah” diyerek işinizin başına döndünüz. İyileşme sürecinde ve sonrasında yaşama ve insanlara bakış açınızda değişiklik oldu mu? Ben bunun size verilen ikinci bir hayat olduğunu düşünüyorum açıkçası. Aslında sormak istediğim şu; Hayatı daha iyi değerlendirmeye mi karar verdiniz yoksa zamanla her şey aynı mı oluyor?”

 

“O bize Allahın bir lütfü… Gemiyi zaten terk edenler ediyor sadece onlara bakış açım değişiyor. Mutlaka aldığımız dersler de vardır.”

 

“Bir okur gözüyle değil de bir yayıncı gözüyle soruyorum; sizce iyi kitap nedir?”

 

“Türkiye’de maalesef şöyle bir yargı var yabancı yazar daha iyi yazar. Sanki bizimkiler uzaydan geldi ve sanki yabancılar bu coğrafyanın insanlarının yaşadığı sıkıntıları yaşıyorlar.”

 

“Bandrol konusunda hemen hemen her yayınevi hassas davranıyor. Kitapların üzerindeki baskı sayıları, kaçıncı baskı oldukları gerçek mi? Bunları kontrol eden bir kuruluş var mı?”

 

Bandrolün kaç bin adet alındığı Kültür Bakanlığından denetlenebilir. Kapakta yazılan baskı sayıları yanıltıcı reklâm olabilir. Örneğin, sizin son kitabınıza kaçıncı baskı olduğunu yazmadık.”

 

“Sizce yılın kitabı, yılın yazarı gibi seçmelerin gerçeklik payı yüzde kaçtır? Bu işlere ahbap dost ilişkisi ya da siyaset giriyor mu?”

 

Maalesef evet.

 

“Yeni tanıştığım insanlar bana “Ben de yazmayı düşünüyorum, ben de yazıyorum, ne yapmam gerekiyor?” diye soruyorlar. Her ne kadar on üç yıllık bir geçmişimiz olsa da yazar hiçbir zaman yayınevi gerçeğini çözemez. Bilgimiz dâhilinde yönlendirmeye çalışsak bile eser çıkarma aşamalarını sizden duymak isteriz. Yazıp kontrol ettikleri, “işte bu kitap basılmalı” diye düşündükleri eserlerini hazırladıkları dosyaları ne yapmalılar? Fotoğraf

 

“Yayınevinin çizgisi doğrultusunda inceleme yapılıp karar verilir. Bir de ticari olarak bakılabilir. Eserin ücreti yazardan alınarak ilk baskısı yapılabilir. Kitap satılırsa ikinci baskı ve sonralarında telif ödemesi için sözleşme yapılabilir.”

 

“Yayınevinizden araştırma, gelişim, roman, şiir ve masal ağırlıklı kitaplar çıkıyor. Kitap çıkarmak isteyenler sizinle iletişime geçmeye cesaret edemiyor olabilirler. Örneğin bildiğim kadarıyla 100 sayfalık şiirle 100 sayfalık romanın basım maliyeti aynıdır. Kullanılan kâğıdın özelliğine, kapak kalitesine baskı sayısına göre elbet maliyet değişmekte. Aşağı yukarı 100–150 sayfalık bir dosyanın maliyeti nedir? Kitap çıkarmak isteyen arkadaşlara taksit imkânı var mı? Ön ödeme ve kitap teslimi olarak mı alınıyor? Bu konularda bilgi alabilir miyiz?

 

“Biz aynı zamanda dağıtımcı da olduğumuz için dağıtımlı ve dağıtımsız eser fiyatı değişir. Eğer yazar basılan kitapların hepsinin kendisine verilmesini isterse 2 bin TL, Türkiye genelinde il ve ilçelerde dağıtılmasını isterse 2500 TL. maliyeti olur.”

 

Hem yazar, hem yayıncısınız ve hayat arkadaşınız da bir yazar. Gönül Hanım’ın desteği de elbette inkâr edilemez. Yayınladığınız kitaplar Türkiye’nin her iline gidiyor, internet ortamlarında satışa sunuluyor biliyoruz. Bunu takip etmek oldukça zor olmalı. Nasıl başarıyorsunuz?

 

“20 yıllık bir emeğin karşılığı ve lütfu olsa gerek.”

 

Yeni çıkan ve çıkacak olan kitaplar hakkında bilgi alabilir miyiz?

 

Her ay belli miktarda yayınevimiz çizgisinde yani İslam’a ve her ferdiyle bu millete hakaret içermeyen eserleri yayınlamaya çalışıyoruz. Baskısı tükenmiş olanların yeni baskıları  da yapılıyor.

 

“Celalettin Bey, çok teşekkür ediyor, hayırlı kazançlar diliyorum.”

 

“Ben teşekkür ederim.”

 (Not: Toplu Fotoğrafta Soldan 3. Şahıs Celalettin Aksu, 4. Şahıs Gönül Aktürk)

  

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 6190 defa okunmuştur
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri