Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Recep KOÇAK

Kızılay'ı Yıpratmayalım

01 Haziran 2009 Pazartesi

Kurban kesiminde çok büyük suistimaller yaşanıyor. Peki, kurban kesimleri? Birçok kurum bu işi yapıyor. Ancak çok büyük suistimaller var. Vatandaş kuruma güvenip bir hisse kurban parası yatırıyor. Kurban kesilmiyor; para kasaya gidiyor. Ya da kombinayla anlaşılıyor; kurbanlar kesiliyor; et kombinaya satılıyor ve yine kâr ediliyor. Kuran'da bu çok açık şekilde belirtilmiş. "Kurbanını doğru kes, fakir fukaraya dağıt" deniyor. Bir de kesimli, kesimsiz diye bir şey var. Kesimsiz kurban mı olur? Fakir fukaraya yardım edelim, para verelim diyorlar. Para vermek istiyorsan bunun için zekât var. Kurbanını doğru kes, fakir fukaraya dağıt İstanbul'da Pendik'te teneke evlerde yaşayan insanlar var. Bu insanların evlerine et girmiyor. Biz bunları bulup evlerine et gönderiyoruz. Silahlı Kuvvetler de parayı alıyor kasaya koyuyor. Mehmetçik Vakfı'na yardım diye veriyorlar parayı. Bunun, Deniz Feneri'nden ne farkı var. Deniz Feneri çok istismar etti. İşi cemaat işine getirdiler. Sadece bu değil. Bazı kurumlar da çıkıp açıklama yapıyorlar, "Binlerce kurban kestik" diye. Bu imkânsız. Türkiye'de kaç kombina olduğu belli, bunların kapasiteleri belli. Biz 5 kombina bağladık 30 baş hayvanı zor kestik. Deniz Feneri de yurt dışında kestik diyor. Adama gülerler. Diyanet İşleri Başkanlığı, Afganistan'da 300 kurbanı kesemedi, işi bize devrettiler. Kurbanları biz kestik.” (Habertürk Ekonomi Gazetesi, 24 Mayıs 2009)

Okuduğunuz satırlar Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali’ye ait. Küçükali, Kızılay dışındaki bütün yardım kuruluşlarını suçluyor. Kurban kesen bütün yardım kuruluşlarını isim vermeden yalancılık ve görevi kötüye kullanmakla itham ediyor, Deniz Feneri Derneği’ni ise ismini zikrederek tahkir ediyor.

Bu röportaj yayınlanalı bir hafta oldu. Deniz Feneri Derneği Yönetim Kurulu yaptığı yazılı bir açıklama ile kendini savundu. Yapılan açıklamada Küçükali’nin çelişkilerine dikkat çekildi, derin üzüntü ve Kızılay adına, ülkemiz adına yaşanan hayal kırıklığı dile getirildi. (http://www.haber7.com/haber/20090528/Deniz-Fenerinden-Kizilaya-zorunlu-cevap.php)

Kurban kesen yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası bütün yardım kuruluşları Küçükali tarafından ağır bir dille suçlandığı halde ilgili kuruluşların web sitelerinden bir açıklama okudunuz mu? Kamuoyuna basın yayın araçları vasıtasıyla bir yalanlamada bulunuldu mu?

Ben –bu sabah itibariyle- Deniz Feneri dışında bir kurumdan böyle bir tepki tespit edemedim.

Birkaç ihtimal var.

a)    Böyle bir yayınla kendilerinin itham edildiğinden haberleri yoktur.

b)    Kızılay’a zarar vermekten endişe duyuyorlar, Kızılay’la karşı karşıya gelmek istemiyorlar.

c)    İlgili gazetenin yayınının etkili olmayacağını düşünüyorlar, yayını önemsemiyorlar. Kısa bir süre önce yayın hayatına başlayan söz konusu gazetenin yukarıdaki yayının yapıldığı hafta tirajının günlük ortalaması 260.630 idi ama, “Olsun, nasıl olsa isim verilerek suçlanmadık” diye düşünülmüş olabilir.

Bir yardım kuruluşu bu ihtimallerden hangisini beğenir, sineye çeker. En kolay kabul edilebilecek olanı herhalde ikinci ihtimal gibi gözüküyor.

Kendi kurumları zarar görse de, önümüzdeki kurban döneminde gelecek kurban bağışlarını olumsuz etkilese de Küçükali’nin sözleri sineye çekilecek, böylece Kızılay tartışma konusu yapılmamış olacak, Kızılay’la karşı karşıya gelmiş bir kuruluş görüntüsü oluşturulmayacak.

Eğer Küçükali’nin cüretkâr açıklamaları karşısında –söz konusu suçlamalarda olduğu gibi- kimse ses çıkarmaz ise olacakları söyleyelim: Bütün yardım kuruluşları kepenkleri kapatıncaya kadar Küçükali’nin yardımlar ve yardım kuruluşları ile ilgili açıklamaları, suçlamaları, Kızılay dışındaki kurumları yok etme arzusunu açığa vuran değerlendirmeleri devam edecektir.

Kızılay Başkanı yardım kuruluşlarının hiçbirini rakibi ya da hasmı olarak görmemeli.

Ülkemizin bütün yardım kuruluşları devletin ilgili kurumları tarafından denetleniyor. Onlardan herhangi birisinde bir suistimal ya da yanlışlık olursa, bu ülkenin yargı sistemi işler, gereği yapılır. Küçükali ya da başka birilerinin kendilerini savcı, hâkim ya da denetçi yerine koyması şık değildir.

Kızılay bizim değerimizdir. 140 yıldan beri insanımıza hizmet vermekte, yurtdışında da hepimizi temsil etmektedir. Ama Kızılay’ı sevmemiz ve onu koruma içgüdümüz diğerlerini yok sayma ya da karalayıcı beyanlarda bulunmamız için yeterli gerekçe olamaz.

Kızılay yahut bu işi iyi yaptığını iddia eden kuruluşlar “güzel örnek” olmak suretiyle bu sahada önemli bir hizmet yapmış olurlar.

Uygulayacakları başarılı projelerle yardım kuruluşlarının ufkunu açar, yardım anlayışının sahip olması gereken seviyeye çıkmasına katkı sağlayabilirler.

Son yıllarda Türk sivil toplum kuruluşlarının yurtdışında yaptığı yardımlar ülkemizin tanıtımına hizmet etmiş ve ülkemizin imajını ciddi anlamda güçlendirmiştir. Ne sadece Kızılay, ne yalnızca Kızılay dışındaki kuruluşlar bu kazanım için yeterli olmaz. Başarıda bütün kuruluşlarımızın payı vardır ve kazanç ülkemize aittir, hepimizindir.

Kızılay’ı yıpratmayalım, koruyalım, geliştirelim. Ancak diğer kuruluşlarımızı yöneten, o kuruşlarımıza bağış yapan ve gönüllü katkı sağlayan herkese de en azından saygılı olalım. Hiç kimse, kendisini onların üstünde bir yerde, onlara nizâmât verecek, canı istedikçe paylayacak, suçlayacak bir mevkide göremez.

Küçükali ya da başka bir kişinin kurumları itham eden, haksız yere suçlayan beyanları karşısında vatandaşlarımızın da iletişim araçları üzerinden tepkilerini ortaya koyup ilgili kişileri uyarmaları, üzüntülerini dile getirmeleri, yapılması muhtemel bir sonraki yanlışı önleyecektir.

Bağış yaptığınız yardım kuruluşunun yetkililerine ulaşıp yukarıdaki üç ihtimalden hangisini benimsediğini sorgulamayı düşünür müsünüz?

Kuruluş yetkililerinin yeni ithamları sineye çekmeye hazır değil iseler, yapılan suçlamalar karşısında uygun bir dille tepkilerini kamuoyu ile paylaşmaları, ülkemizin ve temsil ettikleri kurumların selameti açısından çok yararlı olacaktır.

 Her kişi ve kurumun denetlenmeye, ikaz edilmeye, bir “Molla Kasım”ın uyarılarına ihtiyacı vardır.

gumuslale@gmail.com

 

 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3012 defa okunmuştur
kızılay kızılaylığını yapsın
Ayşe Bakır
Kızılayda yönetim yanlışları her dönemde olmuştur ve her dönemde suistimaller ayyuka çıkmıştır. Deniz Feneri, IHH gibi bağımsız yardım dernekleri, kurdukları sistem ve yaptıkları yardımlarla Kızılay'a kızılaylığını yapmasını hatırlattılar. Anlaşılan o ki kızılay yönetimi bu durumdan çok rahatsız olmuş. kızılay sen önce kızılaylığını yap, ondan sonra başkaları ne yapıyor ona bak, somut ve çözüm getiren önerilerin varsa diğer yardım dern
02 Haziran 2009 Salı 00:53
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Kızılay
Mustafa Doğan
Hristiyan dünyasının bir Kızılhaç'ı varsa, müslüman dünyasının da bir Kızılay'ı vardır. Kızılay, sadece Türkiye'de faaliyet gösteren sıradan bir yardım kuruluşu değildir. Evrensel özellik taşıyan ve tüm dünyada tanınan bir yardım kuruluşudur. Küçük basit hesaplarla Kızılay'ı yıpratmak kimsenin haddi olamaz. Otokontrol sistemi kurularak ve bağımsız kuruluşlara denetleme yapılarak Kızılay'ın yönetimsel yanlışları en aza indirilmelidir, bu ayr
02 Haziran 2009 Salı 00:49
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri