Sizi Çekemiyorlar

Haset yakıcı bir ateştir. Sahibinin iyi amellerini yakar, yok eder. Hasetçinin iç dünyasında hep yangın vardır. Çevresinde olup biten güzellikler onun içini daraltır. Bir kardeşinin işlerinin iyi gitmesi, dükkânının bol müşterili olması, bir arkadaşının araba alması, birisinin çocuğunun üniversiteye giriş sınavında iyi bir puan alarak gözde bir bölüme yerleşmesi hasetçiyi yer bitirir.

Hasetçi, kendisinin ayda ne kadar kazandığını, cebine ayda ne kadar para girdiğini, Allah’ın kendisine her ay ne çok nimetler bahşettiğini unutur, emekli olan bir mesai arkadaşını, “Hayırlı olsun, Allah hayırlı ömürler versin” duası ile karşılamak yerine, “Ne kadar maaş alıyorsun?” diye sorar.

Hasetçi, önemli bir kurumun genel müdürü olmuştur. Anne baba bir kardeşi ise tırnaklarıyla kazıyarak üniversite bitirmiş, memuriyete devam ederken yüksek lisans ve doktora yapmış, üzerinde az çalışılmakta olan bir alanda uzman ve aranılan kişi olmuştur.

Azminin, kararlılığının ve çalışkanlığının semeresini alan iyi niyetli kardeşin çabaları ve uzmanlığı kayıtlara geçmiş, bir bakanın dikkatini çekmiştir. Bakan bu iyi niyetli adamı bakanlığına bağlı bir birimin başına getirmek, genel müdür yapmak ister.

Bu niyetini, genel müdür yapmak istediği kişinin kardeşi hasetçi genel müdüre açar, “Kardeşinizi filan genel müdürlük için düşünüyorum, ne dersiniz?” diye sorar. Hasetçi kardeş istişare eden bakana, “Kardeşim yıllarca memuriyet yaptı. İdarecilik konusunda tecrübesizdir..” gibi şeyler söyleyerek öz kardeşinin önünü keser.

Hasetçi genel müdür sadece kendi aklını, hep kendisini sevmektedir. Allah’ın başka kullarına da nice nimetler verdiğini, gayret eden iyi niyetli kullarını inkişaf ettirdiğini, ödüllendirdiğini, önünü açtığını unutmaktadır.

Deniz Feneri Derneği’nin kurban görevlisi olarak birlikte Yemen’e gittiğimiz Ercan Sarı, eski bir arkadaşından söz etmişti. Arkadaşı bir dönem İstanbul’da bir ilçede belediye başkan yardımcılığı koltuğuna oturmuş. Başkan yardımcısı olan arkadaşı telefonların bir kısmına çıkmaz, bırakılan notlara dönmez olmuş. Nadir telefon konuşmalarında ve yüz yüze görüşmelerde ise eski arkadaştan eser yokmuş. Sanki arkadaş gitmiş, yerine “Başkan Yardımcısı” gelmiş.

Ercan Bey bu sayın başkan yardımcısını uzun bir süre kendi haline bırakmış. Görevi bittikten sonraki ilk karşılaşmada, arkadaşının -tabiri caizse- “fabrika ayarlarına döndüğü” görülmüş ama o artık “eski bir arkadaş” olarak tanıdıklar arasında kalmış.

Bir kamu kurumunun genel müdürünü ağabeyi şöyle tanımlıyordu; “Kardeşim o göreve geldikten sonra ailedeki herkesle konuşması değişti. Ailemizin fertleriyle ağabey kardeş olarak değil de ‘genel müdür’ olarak muhatap oluyor artık. Kullandığı dil, seçtiği üslup aileden birisine ait değil. Genel müdürlük işine kendisini öylesine kaptırmış ki, kardeş olamıyor. Genel müdürlüğün biteceği, normal ayarlarına döneceği günü bekliyoruz.”

Muhterem M. Es’ad Coşan Hocaefendi’nin merhum babası Necati Amcamız, kırmızı kaplı bir defterden bahsetmişti. Abdülaziz Bekkine ya da Hasip Efendi Hazretlerinden birisine ait olup Mehmet Zahid Kotku Hocaefendi’ye kalan, ondan da M. Es’ad Coşan Hocaefendi’ye intikal etmiş bir not defteri bu. Onda, her sabah ve akşam beş defa Felak, altı defa da Nas surelerinin okunması tavsiye ediliyormuş. Necati Amca, “Ben de Ayetü’l-Kürsî’nin faziletini göz önünde bulundurarak naçizane 5 Felak ve 6 Nâs’tan önce bir Ayetü’l-Kürsî’nin de okunmasını tavsiye ediyorum” demişti.

Hasetçilerin yakıcı ve çevreye zarar veren haset ateşine karşı hem bu tavsiye, hem de her sabah ve akşam “bir Fatiha, üç İhlas, üç Felah, üç Nas” okunması da tavsiye olunmuş.

Bir hasetçinin en acil ihtiyacı; Allahu Teala’nın zâti ve subûti sıfatlarını öğrenip hazmetmektir. Allahu Teala’nın 99 güzel ismini tekrar tekrar okuyup anlamaya çalışmak da haset hastalığının tedavisine yardımcı olabilir.

Allah hepimizi haset illetinden ve hastalıklı bakışlardan korusun.

 

 

recep.kocakk@gmail.com

https://twitter.com/recebkocak

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum