Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Ali'ye Selman Olasın!...

27 Mart 2012 Salı

En sevdiğim dualardan…

Ne zaman Hz. Ali Efendimiz ile Hz. Selman’ın ona olan sadakati aklıma gelse gayr-i ihtiyari bu cümle dökülür dilimden: Ali’ye Selman Olasın!..

Kendi kendime yaptığım bir duadır!..

Dilim amin demeye kalmadan iki damla gözyaşı geliverir…

Amin niyetine…

Hz. Selman’ın kan bağı olmamasına karşın Ehl-i Beytten olduğu söylenir! Bu hepimiz için önemli bir müjdedir aynı zamanda…

Açılan bir kapıdır… Dâvettir hatta… Önemli bir çağrıdır yüreklerimize yapılan.

‘Sizde bu kapıdan girebilirsiniz’ demektir… O hâne halkına mânen sizde dâhil olabilirsiniz işaretidir.

İşte bu bakımdan çok önemlidir bu temenni…

‘Ali’ye Selman olmak’bu nedenlerle hayatidir. Yaşamsaldır!.. Gözden uzak tutamayız.

Hz. Selman’ı bu noktaya getiren sır nedir?

Neydi arayışı onun?

Hangi işareti almıştı? Bu işaretin peşine, nasıl düşmüştü?

Arayışı onu nelerle karşılaştırmıştı?!

Bu arayış onu görünüşte nasıl özgür olmaktan çıkarmış, hangi hilelerle ve doyumsuz hırslarla ne şekilde köle olarak satılmasına kadar gitmişti?

Neden bu köle oluşa aldırmıyordu? İkinci kez satılışından müteessir olmuş muydu? Yoksa bunu gerçekten özgür olmaya gidişin bir adımı olarak mı saymıştı? Esas kölelik başkadır mı demek istiyordu?

O tüm bunlara rağmen nasıl sürdürmüştü ‘Gökte yıldız olma’ arayışını?

Hurma bahçelerinde aradığı neydi? Ağaçlara çıkarak neyi gözlüyordu? Öğrendiği bilgileri nasıl teyit ediyordu?

İşte tüm bunlar önemliydi!..

Kolay yoldan Selman olunmuyordu zira!..

Hicret gerçekleşmişti… Selman ise diğer işaretlerin peşine düşmüştü… Daha evvel yanlarında bulunup bilgi edindiği kişilerin verdiği işaretleri tek tek doğruluyordu.

Gönlünde yanan iman ateşinin sahibini bulmanın arzusundaydı… Geriye son üç hususu doğrulama kalmıştı… Onları da yerine getirdi. Peygamberin sadaka almayışı, hediyeyi kabul edişi ve paylaştırması ile nübüvvet mührü gibi durumları teyit etmişti…

Ve sonunda istediği olmuştu Selman’ın!

Su yatağını bulmuştu.

Artık arayış tamamlanmış oluş başlamıştı.

Ve Selman bağlanmıştı… Sadık bir bende idi… Efendimize ve Ehl-i Beyte…

Nasıl bir bağlılıktı acaba? Anlamamız gereken nokta burası… Ve ibret almamız gereken yer…

Selman hazretlerinde kaynayan aşk kazanını nasıl hayal edebiliriz? Onun fedakârlığını hafsalamıza nasıl alabiliriz?

Bunu sağlayabilirsek bu duanın anlamı da kalbimize kazınır… O zaman da hayata bakışımız değişir. Sözümüz başkalaşır. Bakışımız derinlik kazanır.

Kalbimiz bir başka atar Fahr-i Kainat Efendimiz için…

Zirvelere ulaşmak önce hayal ister!

Bilgi ister!

Emek ister, ter ister!

… Ve aşk ister!

Sönmeyen bir aşk… Hatta her an tazelenen ve artan bir aşk…

Bunları anlar ve hazmedersek ‘Ali’ye Selman olmanın’ ne demek olduğunu daha iyi kavrarız!

‘Ali’ye Selman olmak’konusunda çokça düşünmeliyiz. Katılmak zorunda değilsiniz… Ama ben bu kanaatteyim…

Her mümin gönlün bir neşesi olur…

Heyecanları olur. Kalp atışları olur.

Bazı kelimeler ve kavramlar o hassas gönlün belirli noktalarına dokunur!

O noktalar çok hassastır!.. Duyarlıdır!

Kendini bırakmaya hazır bulutlar gibidir. Yağmak için bahane ararlar.

‘Ali’ye Selman olmak’cümlesi de benim için böyledir!

Ali’ye Selman olmak bizi Ehl-i Beyt’in kutlu dünyasına götürür! Fatıma anamıza taşır!

Haseneyn Efendilerimize yani Hz. Hasan ve Hüseyin Efendimize ulaştırır bizi…

Bunu başarmak, o kutlu aileye ulaşmaktır. Bu ‘Kevser’i bulmak gibidir!

Selman olmak ‘Bende’ olmaktır!..

Sadık olmaktır. Her türlü nimeti ve imkânı sadakatin yanında değersiz görebilmektir.

Bir dâvâ sahibi olmaktır. Gaye edinmektir.

Buna bir ömür verebilmektir.

Selman olmak Taptuk Emre hazretlerine Yunus olmaktır…

Aynı aşk ve sadakatle kırk yıl odun taşıyabilmektir.

Gönle hile sokmamaktır. Sorgulamadan hizmete adanabilmektir. Bin can ile bir canâne gidebilmektir.

Ehl-i Beyt konusunu bu topluma en iyi anlatanlardan birisi Haluk Nurbaki hazretleri olmuştur.

Onun aşkla anlatışına tanık olanlar bu yazıda söylemek istediklerimizi daha kolay anlayacaklardır. Evrenlerin Fahr-i Ebedisi Efendimizin gönlüne ulaşabilme imkanı açısından Ehl-i Beyt’in fonksiyonunu anlayamadığımızdan çoğu defa ‘Ali’ye Selman olmanın’ anlamını da ıskalamaktayız.

Bu manâyı kavrayamamak bana eksiklik gibi gelir… Büyük eksiklik…

Hissedememek ise kalbin süngerleşmesidir. Siz ona duyarlılığını, hassasiyetini kaybedişi, hayatiyetini yitirmesi de diyebilirsiniz.

Ehl-i Beytin bahçesine girememenin ne demek olduğunu, benim gönlümdeki yerini anlatmam mümkün değil! Onun tarifi için kelime bulamam…

Susarım sadece…

‘Aliye Selman olmak’için açalım kalbimizin kapılarını…

Ruhumuzu buna hazır hâle getirelim… Ehl-i Beytin aşk kazanını yüreğimizde yakmak için zaman kaybetmeyelim.

‘Ali’ye Selman olmak’önemli…

Köle olmadan, bende olmadan özgürlük olmuyor ne yazık ki…

Ne demiştik?

En sevdiğim dualardandır ‘Ali’ye Selman Olasın!’

Kendime ettiğim bu duayı sizden de rica edebilir miyim?

Lütfen!

HABER NAME/ 27.03.2012 canbolatugur@gmail.com/ https://twitter.com/ugurcanbolathttps://www.facebook.com/iyibakkendine 

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 25442 defa okunmuştur
Selman olmak
Bünyamin Kılıçarslan
Çok değerli bir hissiyat... İçimi kıpırtatan bir yazı... galiba yazilarınız bizde tiryakilik oluşturacak.emeklerine sağlık
28 Mart 2012 Çarşamba 23:56
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Ah Alim
GÜLER SERÇEŞME
Ehli Beytin Serçeşmesine ve tüm muhibbanına selamlar olsun.Yüreğimin yağını erttiniz. Ne diyeyim ben size.Ali'ye Selman olasınız
27 Mart 2012 Salı 17:51
Beğendim (5)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri