Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Çöl Gibiyim Çöl!

17 Kasım 2012 Cumartesi

Çöl gibiyim. Kupkuruyum. Tam da olmam gerektiği gibi!

Acziyetimin farkındayım. Fakirliğimin bilincinde…

Yeşermiş bir dalım yok! Filize durmuş, yeşermiş olsam da şu an değilim.

Yeşeren dallarım olmadı mı? Oldu elbette. Ama yok işte. Yok.

Kupkuruyum. Çöl gibi.

Kuraktayım. Issızım. Yalnızım. Avareyim.

Tam da olmam gerektiği gibiyim.

Suyumun çekildiğinin farkındayım. Gölümün kuruduğunu, susuzluktan yarıldığının şuurundayım.

Derelerim akmaz oldu. Suyumsa çağlamaz.

Ne vakittir gürül gürül gelen suyuna hasretler barındırıyorum içimde…

Gözüm bulutlarda. Rahmet bulutlarında… Şimşeği gözlüyorum dört gözle.

Çaksa diyorum şimşek. Bir çaksa. Çaksa da gök bıraksa suyunu bulutlar. Daha faza kendine yük etmese… Beni de gözletmese.

Evet bıraksa da doysam, kansam diyorum. Kana kana dolsam diyorum. Taşsam diyorum. Taşırsam içimdekileri…

Sunsam.

Kavrulmaktayım. Yanmaktayım köz köz.

Bir rüzgardır duymak istedim. Bir esinti. Küçük bir esinti… Şefkati içine sarmış bir esinti… İçi de dışı da rahmete bulanmış bir rüzgar beklediğim.

Çöl gibiyim.

Kupkuru bir çöl…

Varlıkta aramadım seni. Bunu yanlış bildim. Öyle bellettiler. İnandım.

Yoklukla varılır sevgiliye öğrendim.

Varlık yüktür. Yorucudur. Yıldırıcıdır. Gurur vericidir. Kendini bir şey sandırıcıdır. Olmayan dağlara güvenmek, boş ambarı tıka basa dolu tevehhüm etmektir.

İşte bu nedenle kupkuru çöl olmalısın ey can.

Ne maddi varlığına güvenmelisin ne iyilik adına, hayır adına yapıp ettiklerine…

Kul dediğin çöl gibi olmalı… Senin varlığının gerçek varlık sahibinin yanında ne değeri olabilir ki?

Yokluğu bilmeden, onun sırrına ermeden nasıl varlığın zuhura gelir?

Varlarını yoklarla takas etmeden, çoklarını azlarla değişmeden, can vermeden canana aşkın kapısı nasıl açılır?

Hey can! Sana diyorum nasıl açılır?

Varlıktan soyunmalı, yokluğa bürünmelisin. Düşün. Çöl olmayana rahmet nasıl ulaşır?

Dalım kırık.. Toprağım çatlak. Dilim kuru.

Çöl gibiyim.

Yokluk içindeyim.

Bu yoklukla Varlığına ermeyi diliyorum.

İkilikten, şaşı bakmaktan kurtulmak derdindeyim.

Yağmur bekliyorum. Yağmurunu istiyorum. Rahmetine muntazırım.

Senden gelecek en küçük hayra muhtacım.

Çöl gibiyim.

Kupkuru!

17.11.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat https://www.facebook.com/iyibakkendine7     

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 4358 defa okunmuştur
El-intizâr eşeddü min-en-nâr..
Misafir
Beklemek ateşten şiddetlidir. Çöle döner yüreğimiz. Bir yağmur yağsa da yeniden, çiçek açsa dallarımız. Yandık, güneşin kavurucu sıcağından. Savrulduk, kör eden rüzgarlardan. Çölün ortasında kalmış bir vahadır artık umutlarımız. Ey gönül, madem ki görmek istersin gökkuşağını... Sen de bir katre ol; duru ve aziz. Bırak şikayet ettiğin güneş, delip geçsin bağrını... Bak, gör.. İçinde yeşerecek birgün tomurcuklar, yeniden çiçekleneceksin. Ey kalbimde büyüyen sıkıntı, şiddetlen! Nasılsa geçeceksin. Kaleminize sağlık efendim. Ümitleriniz çöle dönmesin...
18 Kasım 2012 Pazar 20:27
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
yoklukta buldum kendimi
Asiye yaman
Yok olmak, ne büyük hüner! Ne büyük keyif, ne büyük zevk… Kendimden geçmek. Ve kendimi senin yollarında bir “hiç” bilmek… Sahi… Bunu bilen, varlığın telaşlı yollarına bir daha düşmek diler mi? Bir daha ister mi? Yokluktaki keyfi bilen, “Var olayım” diye endişe eder mi? Hüner yoktur var olmakta… Var olup, omuzlamakta… Kendimden biliyorum… Ben “ben”ken her şey üstüme gelirdi. Çünkü neticede her şey bir yönüyle “benim”di. Benim olan benim sorumluluğumda, benim aklımda… Kâbusları hep benim sırtımda, rüyamda… Telaşlarıyla, korkularıyla benim ruhumda… Tüm sıkletiyle endişeleri beynimde, içimde… İşte bu yüzden yokluğumda buldum seni… İkilik kabul etmeyen şu âlemde, ben gittim, en nihayet beni sildim. Sadece sen kaldın… Her şey sana kaldı. Artık ben rahattım, huzura vardım. Çöl olmadan ummanın kıymeti bilinirmi? Rahmet yağmurlari ile ıslansın çölÜnüz....
18 Kasım 2012 Pazar 12:58
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
İlahi Pınar
Lale Özgür
uğur bey teşekkürler ve gönlünüze sağlık..bu nasıl bir yazı ve nasıl ifadeler inanın içim dolup taştı ve sanki beni anlatmışsınız..çöl gibi olup susuz kalmak ve o İLAHİ pınarın lütfuyla suya kanmakta çok ama çok güzeldir..RABBİM herkese nasip etsin inşALLAH..ama önce istemek gerek..:))
18 Kasım 2012 Pazar 09:48
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
harflerin sesinde
Esen Güray Kale
ne çok gönlün tercümanı oldunuz yine.sanki gönlümün bildiği ama doğru telaffuz edememekten dertlendiği şu günlerde ses verdiniz bu yazınızla ,önüme serildi Türkçesi ,duydum harflerin sesinde ..dualarınızın kabulü dileklerimle..
17 Kasım 2012 Cumartesi 18:53
Beğendim (2)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
rahet
SERPİL ÖZKUL
ol olmadan rahmet yagmurlarina nasil ulasilir...uzerinize rahmet yagmurlari yagsin ...yagsin ki kana kana doya doya yesertsin gonlunuzdeki tomurcuklari...yine guzel UGUR CANBOLAT...
17 Kasım 2012 Cumartesi 18:42
Beğendim (1)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri