Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Uğur CANBOLAT

Nedamette Durmalısın!..

22 Temmuz 2012 Pazar

Hayatımızda farklı duraklar var!

Varlık durağı, sevinç, durağı, hüzün durağı, ego durağı, yokluk durağı…

Hepsinin kendine göre yeri, değeri var elbette…

Bazı duraklara uğrasak bile bekleme yapmadan geçmek, orada fazla zaman harcamamak bizim için iyi olabilir.

Haytalık da bir duraktır!

Çoğu defa keyifli de gelebilir. Sorumsuzluğun dayanılmaz bir hafifliği vardır ve bu cezbedici de olabilir.

Hayat bu işte… Pek çok durağa uğrar. İnen olur, binen olur.

Temel sorular şunlar almalı: Her durakta inmek zorunda mıyım?

İnip kalmak mecburi mi?

Her durak ilgimi çekerse ve hepsine de gönül kaptırırsam buna ömrüm yeter mi?

Hangi durak beni dünyaya çeker?

Hangi durak beni Hak dostlarına yakın eder ve gerçeğin kapısından girip kulluğumun bilgisiyle karşılar?

Evet temel sorularımız bunlar!

İçinde bulunduğumuz muhteşem çekicilikteki mânâ zevklerinin cümbüş halinde olduğu Ramazan ayı hangi durakta olduğumuzu fark etme ayıdır aynı zamanda!

Neredeyiz? Haritada yerimizi bulmalıyız!

Tazelenmenin, yenilenmenin, tortulardan kurtulmanın yolu bulunmalıdır!

Yosun tutan kalplerin aydınlanması için onu nereye daha doğrusu hangi güneşe tutacağımızın imkânlarını aramalıyız.

Nedamette durmamız gerektiğini düşünüyorum özellikle bu ay!

Bu durakta durmalıyız!

Hayat kopmaz demir halatlarla bizi başka duraklarda başka zevklere bağlamış durumda…

Gözümüzü çevirsek bile gönlümüzü çeviremeyebiliyoruz. Zorlanıyoruz.

Günahın ayartıcı cazibesi zaman zaman bünyemizi esir alabiliyor. Sözel olarak değerlerimizi, hayata bakışımızı, gelecek projeksiyonumuzu, yaşamın neresinde durmak istediğimizi ifade ederek idealize ediyor olsak da ne yazık ki pratikte her zaman aynı başarıyı elde edemiyor olabiliriz.

İşte o zaman nedamet durağında inmeliyiz.

Pişmanlığın ne demek olduğunu tanımalıyız.

Gözyaşını keşfetmeliyiz.

Günahı nasıl yıkadığını hatta yaktığını müşahede etmeliyiz.

Duraklar çok demiştik…

Sonsuz hatta…

Varlık durağında durmayalım. Yokluğu, yoksulluğu, varlıktan soyunmayı düşünelim.

Hakk karşısında yoksul olmanın, varlıktan bir zerre bile taşımamanın anlamı üzerinde düşünelim.

Ego durağında durmayalım.Benliğimizi beslemekten, sürekli özel ve önemliymiş pozları takınmaktan geri duralım. Görevlerimizden, pozisyonlarımızdan değer tırtıklama eğilimlerimizden vazgeçelim.

Şeytani desiselerin renklerine gönlümüzü kaptırmayalım.

Tecessüs durağında durmayalım.Başkalarının günahları, kusurları ilgi alanımıza girmesin.  Algıda seçiciliğimizin odağı bu olmasın!

Yıkıcı eleştiricilik durağına mümkünse hiç uğramayalım.Başkalarını yıktığımızda aslında yıkılanın kendimiz olduğunu unutmayalım. Yenenlerin aslında yenik düştüğü bir dünyada yaşadığımızı unutmayalım.

Öfke durağından hemen uzaklaşalım.Sakin ve sabırlı olmaya yol bulalım. Öfkenin yaptığı yıkımların tamiri hem çok zaman alır. Hem de pek zordur.

Kötü söz, kem hal içeren duraklara hiç bakmayalım. Geçip gidelim.

Nerede duralım peki? Hangi durakta inelim?

Nedamet durağında inelim.

Nedamette duralım.

Pişmanlığın ızdırabını en derin biçimde hissedelim.

Günahına, kusuruna ağlayabilen bir göze sahip olalım.

Yüreğimiz naif olsun.

Nedamette duralım. Nedamet üzre duralım.

Eğer bu ay nedamette durmazsak diğer on bir ayda inanın hiç uğramayız bu durağa!

Nedamet yaşamamak için, ebedi hüsrana uğramamak için gelin nedamette duralım.

Tövbe ile yıkanmayı deneyelim.

Pişmanlık yasasından yararlanalım.

Erkenden hem de!

HABER NAME/ 22.07.2012 canbolatugur@gmail.com/https://twitter.com/ugurcanbolat/ https://www.facebook.com

Dikkat: Yayınlanan bu yazının/haberin tüm hakları habername.com Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi yazının/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir.
Bu yazı toplam 3406 defa okunmuştur
İyi Ramazanlar
Yakup Dönmez
Allahın Rahmeti Üzerinize olsun Ramazan karşılaması yazınızdan çok etkilenmiştim. Ardın gelen bu yazı da sanki onun mütemmimi gibi oldu.Allah razı oldun.İyi ramazanlar
23 Temmuz 2012 Pazartesi 10:15
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Nedamet...
Asiye yaman
Oncelikle tamda zamaninda gelen bir yazi ve bu gunlerde fazlasiyla muhasebe edip nedamet duraginda olmamiz gereken hatirlatmaniza sonsuz tesekkurler...her zamanki gibi uslubunuz harika,okumaktan keyif aldigimiz uslubunuzu bozmayiniz... Yorumlardan gordugum birisi rumuzlu arkadasimizin fikirlerine katilmiyorum, yazim kurallarini cok iyi bilyor olmali,O da bir an once yazmaya baslasin da gizlenmis cevheri gorelim...Selam ve dua ile...
23 Temmuz 2012 Pazartesi 01:58
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
Fuzuli olabilmek...
İntizar
Edebiyatta istifham (soru sorma) diye bir söz sanatı vardır.İstifham,cevap bekleme amacı gütmeden, duyguyu ve anlamı güçlendirmek için sözü soru biçiminde yöneltmeye denir.Bu anlamda Uğur Bey'in yazılarında bu sanatı görüyoruz.Bir de bazen bir cümleye o kadar çok anlam yüklersiniz ki onu tek başına yazmayı tercih edersiniz.Mesela Necip Fazıl'ın ve pek çok şairin iki mısradan müteşekkil şiirleri yok mudur? Bence bu yazım tarzı Uğur Bey'ın fuzuli "boş" bir insan değil aksine Fuzuli yani "faziletli" biri olduğunu gösteriyor. Ellerinize, gönlünüze sağlık,selamlar...
23 Temmuz 2012 Pazartesi 01:57
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
LEZZETLİ
Arzu Kendir
Bana kalırsa çok lezzetli.genellikle de print alıp saklıyor,dostlarımda okuyorum. buda benm fikrim
23 Temmuz 2012 Pazartesi 01:42
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
KATILMIYORUM
Tarık Kadıoğlu
SELAMLAR BİRİ'NİN YORUMUNA HİÇ Mİ HİÇ KATILMIYORUM. KISA CÜMLELERLE YAZILAR DAHA KOLAY OKUNUR VE DAHA ÇOK AKILDA KALIRLAR. YAZMASININ DA DAHA ZOR OLDUĞUNU DUYMUŞTUM. BEN BU SİTEYİ UĞUR BEYİN YAZILARIYLA TANDIM VE USLÜBÜ KENDİME ÇOK YAKINBULDUM SEVDİM. İNCİTMEK BİR YANA BÜYÜK KEYİF VERİYOR. BUDA BENİM GÖRÜŞÜM
23 Temmuz 2012 Pazartesi 01:35
Beğendim (0)Beğenmedim (0)
YORUMUN DEVAMI
YAZARIN SON YAZILARI
Üye İşlemleri