Veyl Onlara!..

ONLARIN birinci sermayesi yalan ve dolandır. İdeolojileri, sistemleri, düzenleri, hayat felsefeleri hep yalan üzerine kuruludur.

Medenî olduklarını iddia ederler. Aslında onlar vahşi, bedevî, yamyam, Vandal'dır.

Âdil olduklarını söyler, reklâm ederler, zalimdir onlar.

Hürriyet diye diye hürriyetin canına okumuşlar, ırzına geçmişlerdir.

Esirlere, kölelere, zombilere özgürlük şarkıları ve marşları okutmakla onlar gerçekten özgür olur mu?

Sistemleri kan, zulüm, yalan üzerine kuruludur.

Onlar Stalin'in Mao'nun, Enver Hoca'nın benzerleri ve yoldaşlarıdır.

Onlar İslâm'ın en büyük düşmanlarıdır.

Onlar şiddete yönelik olmayan inançları, düşünceleri ve görüşleri yüzünden nice mâsumu öldürmüşlerdir.

Onlar işkencecidir.

Onlar milyonların beynini yıkamıştır.

Onlar yeryüzünü, insanların vatanlarını Cehenneme çevirmiştir.

Onlar bu yüzden cehennemliktir.

Onlar hakkın, doğrunun, iyinin, güzelin düşmanlarıdır.

Onlar putperesttir.

Onlar Tâlutlardır.

Onlar toprağı kan ve gözyaşı ile çamur ederek gülünç heykeller yapmışlardır.

Onlar saçı bitmedik yetimlerin haklarını yemiştir.

Onlar zulmün, küfrün, haksızlığın, hukuksuzluğun müşahhas heykelleridir.

Veyl onlara, onları sevenlere ve destekleyenlere.

*(İkinci yazı)

TESETTÜRDE İRAN MODELİ

İRAN'daki tesettür örnek olabilirmiş... Orada kadınların çoğu başlarını yarım yamalak örtüyormuş, saçlarının bir kısmı görünüyormuş...

Böyle konuşmalarda hiç mantık yok, ne dediklerini bilmiyorlar.

İran'ın tesettür konusunda durumu şudur:

1. Bütün kadınlar tesettüre girmeye, başlarını örtmeye mecburdur.Bütün ülkede, ev dışındaki bütün yerlerde kadınlar örtülüdür. Hiçbir kadın başı açık gezemez.

2. İran'a gelen turist kadınlar sınırdan içeriye girer girmez örtünmekle yükümlüdür. Aksi takdirde içeriye alınmazlar.

3. İngiltere veya Almanya Büyükelçisinin hanımı sokağa, gezmeye, alışverişe mi çıkacak, başını örtmeye mecburdur.

4. Ülkede yaşayan Hıristiyan ve Musevî hanımlar da başları kapalı olarak dolaşırlar.

5. Dinî hassasiyetleri yeterli olmayan İranlı hanımlar çarşaflarını biraz geriye çekerek saçlarının bir kısmını gösteriyor ama başlarını büsbütün açmaları bahis konusu değildir.

6. İran'ı gezdiğimde dikkat ettim, hanımların ancak yüzde onbeş kadarı saçlarını hiç göstermeyecek şekilde sımsıkı örtünüyordu.

Türkiye'nin sosyo-kültürel, dinî yapısı İran'a benzemez. Bizde, bugünkü ortamda kadınlara ve kızlara hürriyet verilmelidir, isteyen örtünsün, isteyen açık gezsin.

Bu hürriyet sağlandığı takdirde kadınların ve kızların yüzde altmışı tesettürlü olacaktır. Birkaç sene sonra da açıkların oranı yüzde 10'a düşecektir.

Kemalist rejim İslâm kadınlarının tesettürüne, başörtüsüne karışamaz. Böyle bir karışma demokrasiye, temel insan haklarına, millî kimlik ve kültüre aykırıdır.

Başörtüsü serbest bırakılacakmış ama saçların bir kısmı görünecekmiş. Böyle bir şey deli mantığıdır.

Ülkemizde tesettür hürriyet ve serbestliği, İngiltere'de olduğu gibi:

1. İlkokuldan üniversiteye kadar bütün öğrencileri ve öğretmenleri...

2. Bütün resmî dairelerdeki kadın memurları...

3. Adliyede kadın savcıları, hakimleri, avukatları...

4. Hastanelerde hemşireleri, kadın doktorları, diğer kadın personeli...

5. Medyadaki kadın tv sunucularını...

6. Emniyet teşkilâtındaki kadın personeli...

7. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girecek kadın milletvekillerini kapsamalıdır. Tabiî ki, isteyen örtünecek, istemeyen örtünmeyecek.

Hürriyet budur, eşitlik budur.

Adam Gizli Yahudi, ne karışıyor Müslümanların dinine, imanına, başörtüsüne...

Adam Gizli Hıristiyan, ne karışıyor bizim dinimize, ibadetimize, kıyafetimize...

Bazı Gizli'ler ne kadar mantıksız, ne kadar çelişkili... İran modelini teklif ediyorlar, neymiş orada kadınların saçının bir kısmı görünüyormuş... Bu adamlar ne kadar dar kafalı ki, İran'da tesettürün mecburî olduğunu, hiçbir kadın ve kızın, hattâ turistlerin, diplomatların karılarının baş açık gezemediğini düşünemiyor.

Bugünkü durumumuzda en doğru örnek İngiltere'dir. Arzu eden aile orada yedi yaşındaki kızının başını bağlar, okula öyle gönderir.

Geçen gün internette Müslüman olmuş bir İngiliz kadın hakiminin filmini seyr ettim. Başını örtmüştü ama biraz saçı görülüyordu. Orada devlet ona başını niçin örttün, yahut saçının bir kısmı niçin görünüyor diye sormuyor.

Demokrat, medeni, ileri ülkelerde Müslüman bir kadın polis memuru başını örter, üzerine polis şapkasını giyer, öyle hizmet verir. Hiç kimse ona yan bakmaz.

Gizli Yahudiler, Gizli Hıristiyanlar, İslâm ve Müslüman karşıtları saçma sapan nazariyeleri, teklifleri, boş ve kof çare ve çözümleri bıraksınlar ve halk çoğunluğuna din hürriyeti verilmesi için samimiyetle çalışsınlar.

Mini eteğe, bikini mayoya tam hürriyet var da, tesettüre niçin yok? Böyle bir dengesizlik insan haklarına, eşitlik ilkesine aykırı değil midir?

Bir gün gelecek, ülkemizde de tam bir din hürriyeti olacaktır. Niçin direnip duruyorlar, niçin engel çıkartıyorlar? Bıraksınlar Müslüman halk hür yaşasın. Akıl, vicdan, mantık, bilgelik, adalet, insaf, demokrasi, hukuk, vatanseverlik bunu gerektirmez mi?

TürkanSaylan'ı önder ve kılavuz kabul eden vatandaş, onbeş yaşındaki kızını mini etekle gezdirirken, Müslüman aileler aynı yaştaki kızlarını başları örtülü olarak niçin okula gönderemiyor?

10.10.2010

Önceki ve Sonraki Yazılar