Yunanistan’ın Küçük Asya Macerası ve 1922 İzmir Yangını

Yunanlıların, Birinci Dünya Savaşı'nda yenik düşmüş olan Osmanlı devletinin (Türkiye'nin) Ege bölgesine göz dikmeleri, 1919'da İzmir'e asker çıkartmaları, içerilere doğru ilerlemeleri bir ara Polatlı yakınlarına kadar gelmeleri, sonunda yenilmeleri, 8 Eylül'de İzmir'i feci şartlar altında tahliye ve terk etmeleri yakın tarihimizin kanlı, kara, yürek burkucu sayfalarının bir kısmını teşkil eder. Bu hadiselerle ilgili çeşitli görüşler arasında uyum, paralellik, fikir birliği yoktur.

(a) Müslümanlar ve Türkler bir açıdan bakarlar.

(b) Yunanlılar ve Anadolu Rumları bambaşka bir açıdan.

(c) Müslüman ve Türk düşmanı misyonerler diğer bir açıdan.

(ç) Ermeniler başka açıdan.

(d) Türk düşmanı batılılar kendi açılarından.

(e) Oldukça insaflı, âdil, vicdanlı batılılar başka açıdan.

Yunanlıların Küçük Asya macerasını incelemek, insaflı ve adaletli bir hüküm vermek için hadiseyi o günün siyasî, sosyal, kültürel kontekstini göz önüne alarak değerlendirmek gerekir.

Müslüman bir Türkiyeli olarak bu konudaki fikirlerimi maddeler halinde aşağıda arz ediyorum:

1. Yunanistan'ın Küçük Asya mâcerası, İzmir'i işgal etmesi, İyonya hayalleri çok yanlıştı. Bu yanlışlığın faturası Anadolu Rumlarına kesilmiştir, yok olmuşlar, tarihten silinmişlerdir. Anadolu coğrafyasında Rumların var olması, yaşamaları Türk devletine bağlı ve sadık olmalarıyla mümkündü. Aradaki din, kimlik, kültür farklılığına rağmen onlar Yunan işgaline karşı çıkmış olsalardı, vatandaşı oldukları Türk devletini desteklemiş, hattâ Türklerin safında Yunan işgal ordusuna karşı savaşmış olsalardı, bugün Anadolu'da milyonlarca "Grek asıllı Türkiyeli" yaşayacaktı. Onlar bir kumar oynadılar, bu kumarı ve varlıklarını kaybettiler. Onlar iki şer karşısında idiler: Yunan işgali yahut Türk hakimiyeti. Yunan işgalini şer değil hayr-ı mahz (hayrın ta kendisi) olarak gördüler. Halbuki işgal eşedd-i şer (şerrin büyüğü) idi. Bunu anlayamadılar. Müslüman bir devletin bayrağı ve himayesi altında yaşamak (onların nazarında) kötü bir şey olsa bile yine de varlıklarını, kimliklerini, kültürlerini koruyabileceklerdi.

2. İzmir Rum piskoposu Hrisostomos, 1919'da karaya çıkan Yunan ordusunu dinî bir törenle kutsamıştı. Kendisi bir Osmanlı (Türkiye) vatandaşı idi. Bu kutsama ile devletine ihanet etmişti. Onun yapması gereken şeyler şunlardı:

(a) Osmanlı vatandaşı olduğunu bilmek ve devletine ihanet etmemek.

(b) Kilisesini (dinini) politikanın ve savaşın içinde değil, üzerinde tutmak.

(c) Yunan işgali dolayısıyla zulme ve gadre uğrayan Müslüman halkı, İsa Mesih'in öğretileri yönünde korumak, onların üzerine şefkat kanatlarını germek. Müslümanlar, bütün Peygamberler gibi Hz. İsa'ya iman etmiş, Hz. Meryem'i seven kimselerdir. Bu iman ve sevgi dolayısıyla Hrisostomos'un onları koruması gerekmez miydi?

3. Yunan ordusu ve yerli Rumların bir kısmı maalesef işgal sırasında Müslüman ahaliye çok zulm etmişler, sivil halkı öldürmüşler, camileri yakmışlar, kadınlara tecavüz etmişlerdir. Bu konuda inkâr edilemez belgeler, bilgiler, şehadetler bulunmaktadır. Rumlara düşen, asırlarca birlikte yaşadıkları zavallı sivil Türkleri korumak olmalı değil miydi?

4. İzmir Emenilerinin bir kısmı düşman kuvvetleriyle işbirliği yapmıştır. Yunanlılar yenilip geri çekilince de başlarına gelmedik facia kalmamıştır. Sen Osmanlı vatandaşı ol, sonra devletine isyan et, işin sonunda okkanın altında kalınca ağla sızla... Ne kadar ağlasan, sızlasan yeridir.

5. Anadolu Rumları, başta Katolik kilisesi olmak üzere, Ortodoks olmayan Hıristiyanların oyununa gelmiştir. Ortodoksluğun en büyük düşmanı tarih boyunca Katolik kilisesi olmuştur. 1204'te, Dördüncü Haçlı Seferi'nde İstanbul'u alan Katolik Haçlılar, din kardeşleri olan Ortodoks Rumlara büyük zulümler yapmıştır. Şehri yağmalamışlar, Bizans halkının nicesini öldürmüşler, kadın ve kızların ırzına geçmişler, dünyanın en zengin ve parlak medeniyet merkezi olan İstanbul'u yangın yerine çevirmişlerdir. Barbar Haçlılar Ayasofya'nın içine atlar, eşekler, katırlar sokmuşlar, yağmaladıkları kilise eşyasını bu hayvanlara yüklerken, kilisenin içine pisletmişler, gübreletmişlerdir. Dahası da var: Patrik'in vaaz kürsüsüne bir Latin orospu çıkartmışlar, dini tahkir eden çirkin konuşmalar yaptırmışlar, kabaca gülüşüp eğlenmişlerdir. Bu anlattıklarımı inkâr edecek kim çıkabilir karşıma? Hepsi de (fazlasıyla) muteber ve güvenilir tarih kitaplarında yazılıdır. Haçlıların bu zulümleriyle ilgili olarak bir Bizans tarihçisi "Şehri Sarazenler (Müslümanlar) almış olsaydı bu kadar zulm etmezlerdi" demektedir.

6. Ortodoks dininin ve Rum halkının geleceği, yaşaması, güveni, yücelmesi Müslümanlarla iyi geçinmelerine, birlikte yaşama kültürüne sahip olmalarına bağlı idi. Onlar bu paylaşma kültürünü reddettiler, hep bizim olsun, Müslümanlar aradan çıksın dediler ve hepsini kaybedip hiç oldular.

7. İzmir'in 1922'de fâtihi "Sakallı Nureddin Paşa"dır. Bu  zatın piskopos Hrisostomos'u linç ettirmesini de Müslüman olarak doğru kabul edemem. Hrisostomos devletine karşı idamlık bir suç işlemiş, işgalci ve istilâcı düşman ordusunu takdis etmişti (kutsamıştı). Lakin mutlaka âdil bir mahkeme tarafından muhakeme edilmeliydi.

8. 9 Eylül 1922'den üç gün sonra başlayan (Yahut başlatılan) büyük İzmir yangınını Ermenilerin çıkarttığı iddia ediliyor. Bence bu yangını Nurettin Paşa'nın adamları çıkartmıştır. Bir Müslüman olarak bu yangını da doğru bulmuyorum.

9. Türk ordusu İzmir'e girince şehrin bazı yerlerine resmî bir ilan asılmış, "Hıristiyan halkı katl eden idam edilecektir" denilmiştir.Doğru olan budur ama buna uyulmamıştır.

10. İzmir'de Rumlara, Ermenilere, bir kısım Frenklere yapılanlardan dolayı Türkiye ve Türkler sorumlu mudur? Elbette sorumludur ama mütekabiliyet vardır. Yunanlılar ve Rumlar Türklere zulm etmiş, Türkler de bunun intikamını almış... Yunanlıların, Rumların bizden tazminat istemeye hakları yoktur. Yunan isyanında, Balkan harbinde, Küçük Asya macerasında vahşice ve barbarca öldürdükleri Müslümanların, ırzına geçtikleri ismetli İslâm kadınlarının, yıktıkları camilerin hesabına saysınlar.

11. Rumlar, Elenler, Misyonerler, Haçlılar, Emperyalistler İzmir yangınını, Hıristiyan halkın ezilip sürülmesini tek taraflı olarak gayr-i âdil şekilde anlatıyor, değerlendiriyor. Savunma hakkı kutsaldır. Tarihçiler hadiseyi bütünü ile incelemelidir. Bütünü ile incelenmez ise yanlış ve haksız hüküm vermek kaçınılmazdır.

12. Anadolu Rumlarının ve Ermenilerinin Osmanlı devletine isyanları İsa Mesih'in öğretilerine aykırıdır. Hıristiyanlık ile nasyonalizm bağdaşmaz. Ortodoks kilisesi, megali ideanın değil, İsa'nın kilisesi olmalıdır. Yeryüzü Allah'ın mülküdür. Dilediğine verir, dilediğinden emaneti geri alır; dilediğini aziz, dilediğini zelil kılar.

Müslüman olsun Hıristiyan olsun, Türk olsun Grek olsun Allah'a ve âhirete iman eden herkes kabul eder ki, Mahşerde Büyük İlâhî mahkeme kurulacak, bütün insanları dünyada yaptıkları kötülüklerden dolayı muhakeme edecektir. Ne Türkler, ne de Grekler bu mahkemeden, bu hesap vermeden kaçamayacaktır. Hrisostomos da, Nureddin Paşa da, Venizelos da, M. Kemal Paşa da, evet iki taraftan her sorumlu kişi mutlaka hesap verecektir. Dünyevî makamlar, mevkiler, riyasetler, beylikler, paşalıklar, krallıklar orada geçmez ve sökmez. Âdil ve doğru olanlar beraat edip aklanacaklar, zulm etmiş, sınırları çiğnemiş olanlar cezalandırılacaktır. İyiler için Cennet, kötüler için Cehennem vardır. Yunanlılara, Haçlılara, Ermenilere, Elenfillere soruyorum: Bu sözlerime bir itirazınız var mıdır?

* (İkinci yazı)

BUNLAR MÜSLÜMAN MI, MÜNAFIK MIDIR?

İslâmcı olup olmadıklarını bilmem ama bunlar kesinlikle (gerçek ve olgun) Müslüman değildir. Bunlarda nifakın (münafıklığın) nice şartı, alâmeti mevcuttur.

1. Halkı kandırıyorlar, Peygamberimiz (Salat ve selâm olsun ona) "Bizi kandıran bizden değildir" buyurmuştur. Halkı kandıranlar kimlerdir? Şahıs ve kurum ismi verecek değilim. Hangi partiden, hangi cemaatten, hangi gruptan olursa olsun, halkı kandıran "Bizden" değildir.Bu "Biz" nedir?İslâm Ümmetidir.

2. Bol bol yalan söylüyorlar.

3. Emanetlere hıyanet ediyorlar. Emanetleri ehil olanlara vermiyorlar.

4. Haram yiyorlar.

5. Riba işlerine bulaşıyorlar.

6. Bunlar gıybet ederek ölü kardeşlerinin etini yiyorlar.

7. Bunlar hortumlama yapıyor. Hiç Müslüman hortumlar mı?

8.Bunlar İslâm'a, Kur'ân'a, Sünnete, Şeriata aykırı bin türlü beyinsizlik, israf, sefahat, gösteriş, lüks sergiliyor.

9. Mü'min bir mideyle, kâfir yedi mideyle yermiş. Bunlar bir mideyle mi yiyor, yoksa yedi veya on bir mideyle mi?

10. Bunlar yalakaları, yağcıları, dalkavukları çok seviyor ve onların yalanlarına inanıyor.

11. Bunlar çok doğru da olsa tenkitlerden, uyarılardan hiç hoşlanmıyor, yapanlara düşman oluyor.

Ah bunlar, ah bunlar!..

Önceki ve Sonraki Yazılar