Ensar ülkenin ensar lideri Erdoğan

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz Cumartesi günü Ensar Vakfı’nın 37. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen programa katılım göz kamaştırıcıydı.

Deniz Feneri Derneği, Önder, İlim Yayma Vakfı ve TÜRGEV gibi çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisinin de katıldığı program Ensar Vakfı’nın 1979 yılından bu yana gerçekleştirdiği faaliyetlerin anlatıldığı bir filmle başladı.

Programda Ensar Vakfı Başkanı İsmail Cenk Dilberoğlu bir konuşma yaparak vakfın Türkiye’deki şube sayısının 165’e ulaştığını, yurtdışında da temsilcilik ve şube açmak için çalışmalar yapmakta olduklarını ifade etti.

Programda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İstanbul Valisi Vasip Şahin, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Adalet Bakanı Bekir Bozdağ birer selamlama konuşması yaptılar.

Bekir Bozdağ yaptığı kısa konuşmasında bol alkış almayı başardı. Zira o şöyle diyordu: “Bana, ‘21. yüzyılın ensar ülkesi hangisidir?’ diye sorsalar, Türkiye derim. 21. yüzyılın ensar milletini sorsalar, aziz Türk milleti derim. ‘21. yüzyılın ensar lideri kim?’ diye sorsalar, ‘Ensar ülkenin, ensar milletin ensar lideri Erdoğan’ derim.”

Erdoğan 40 dakika süren etkileyici konuşmasında medyaya çokça manşet verdi. Güncel yorumlar yaparken yeni kavramlar kullandı, yeni tanımlamalarda bulundu.

Erdoğan’ın sözlerini balkondaki gençlerin sloganları sık sık bölse de heyecan dozu yüksek konuşma hayli etkileyiciydi. Haber kanallarından canlı olarak verilen konuşmasında Erdoğan, hem aktüel konularla ilgili yorumlar yaptı hem de orta ve uzun vadede yapılması gerekenleri hatırlatan mesajlar verdi.

Artvin Cerattepe'de maden aranmasına karşı çıkanların düzenlediği protesto gösterileri ile ilgili olarak ''Geziciler neyse bunlar da yavru Gezicilerdir'' yorumunda bulunan Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti;

“Ortaya özellikle son 3 yılda 2013 baharından beri yaşadıklarımızı gözümüzün önüne getirmenizi rica ediyorum. Önce Gezi Parkı bahanesiyle planlanmış provokasyonla ortaya çıktılar. Zannetmeyin ki bu Türkiye'de planlandı. İçerisi dışarısı bunu beraber planladı. Şimdi de Artvin'dekiler de aynı şeyi yapıyorlar. Gezidekiler ne ise bunlar da Artvinli gezicilerdir.”

Erdoğan, konuşmasının dindar gençlik hedefini dile getirdiği bölümünde şöyle konuştu;

“Başbakanlığım döneminde bir konuşmamda 'dindar nesil yetiştireceğiz' dedim, birileri çılgına döndü. 'Bir başbakan böyle konuşamaz' dediler, yani niye konuşamayacağımı ben de anlayamadım. Ben bir Başbakan olarak hedefimi böyle belirlemişim ama bu demek değil ki bu ülkede dinsiz olanlara hizmet vermeyeceğiz. Biz bu ülkede dindarına da hizmetimizi verdik, dinsizine de. Bize hakaret edenlere de hizmetimizi verdik, orada bir ayrım yok ama hedefimiz dindar nesildir. Çünkü biz şunu biliyorduk, bîtaraf olan bertaraf olur.”

Erdoğan’ın kamuoyu önünde ilk defa dile getirdiği bir de teklifi vardı;

“Bizim imam hatiplerde proje okullarımız var. Bunlardan seçim yapmak suretiyle bazı profesörlerimiz, doçentlerimiz, yardımcı doçentlerimiz, doktorasını tamamlamış hocalarımız acaba İmam Hatipler'e müdür olmazlar mı? Geçmişte bunun örnekleri başka okullarda var. Şimdi ben de teklif ediyorum. Şimdi bazı profesörlerimiz, doçentlerimiz çıksın ben varım desin, ben imam hatip okulunda yöneticilik yapmaya varım desin. İşte reform budur.

Bu işin başını çekecek bazı profesörlerimiz çıkacaktır. Diyecektir ki ‘Ben varım.’ Hani kim var denildiğinde sağına soluna bakmadan ‘ben varım’ diyecek bir nesil diyor ya üstad…

Bu bir bayrak yarışı... Büyüklerimiz, abilerimiz büyük çilelerle, mücadelelerle bayrağı devretmişlerdir. 28 Şubat’ı yaşayarak pek çok engeli aşarak mücadeleyi bugünlere getirdiler... Şimdi sıra gençlerimizde...”

Erdoğan, 28 Şubat sürecinde kapanma noktasına gelen İmam hatip liselerinde öğrenci sayısının 1 milyon 200 bine yükseldiğini hatırlatarak şöyle dedi; “Sizlerden bu okullarda eğitim gören her bir evladımızı, kendi değerlerimizle hayata hazırlamanızı rica ediyorum.

Bu bir bayrak yarışı. Büyüklerimiz abilerimiz bu hizmete çok zor şartlarda başlamışlar. Büyük mücadelelerle bayrağı bize devretmişler.

Böyle bir nesil yetiştirmenizi istiyorum. Üstadın dediği gibi 'zaman bendedir ve mekân bana emanettir' şuurunda bir gençlik çağrısına cevap vermenizi bekliyorum. Hz Hüseyin ve Hz. Hasan gibi bir nesil yetiştirmek için gecenizi gündüzünüze katmanızı istiyorum.”

Erdoğan kendisine dil uzatan HDP’li vekillere sert cevap verdi:

“Dün gece TBMM'deki bütçe görüşmelerinde bölücü terör örgütünün mensupları yine şahsıma dil uzattılar. Ben parlamentoda değilim neden böyle her oturumda cumhurbaşkanına saldırırlar anlamakta zorlanıyorum. Külliye'nin inşaasından başlayıp şahsımın 3 milyar dolar parası olduğunu iddia eden hezeyanlarla meclis kürsüsünü kirlettiler. Bu büyük iftirayı atan alçaklara diyorum ki hukukta bir kaide var; müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Sizden önce bana bu tür iftiraları atan çok oldu. Olmayan şey ispat edilmez ki, olan şey ispat edilir. Milletimiz tartışmaya bakıp ortada iki şey görüyor. 90'larda İstanbul'a, 2000'lerde Türkiye'ye eşi benzeri görülmemiş hizmetler getirmiş bir kadro var. Diğer yanda Türkiye’yi yakıp yıkmaya çalışan bir anlayış var. Çukurlarla hendeklerle, doğu ve güneydoğuyu tiksindirici hale getirenler sizsiniz siz. Oralarda sadece rezalet, sefalet görürsünüz. İşte şimdi silahlı kuvvetlerimiz, polisimiz üzerine gidiyor bunların. Bu iş bitti diye bırakmak yok, ondan sonra kentsel dönüşümle buraları yeniden inşaa edeceğiz.

Ben dedim ki artık parlamento milletin beklentilerine cevap vermelidir. Fezlekeleri yürürlüğe koyarak sığındıkları dokunulmazlığı kaldırmalı ve bunlar da yargıda gerekli cezayı almalıdır.”

Bu vesileyle Ensar Vakfı’na hizmet dolu nice başarılı yıllar dilerim.

 

 

recep.kocakk@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.