“İsmiyle Gelmiş Adıyla Doğmuş” İstanbul Hava Limanı

         29 Ekim 2018,  20 safer 1440 de açılacak olan ve dünyanın en büyük hava limanlarından biri olacak olan eser, milletimizin, halkımızın  ortak başarısı, ortak eseri, ortak gururu olacak inşallah. Bu devasa hava alanından sadece Ak Partililer,  sadece Türkiye’de yaşayan insanlar değil tüm dünya milletleri yararlanacak. Bu nedenle bu büyük eseri devletimizin, milletimizin, kültürümüzün, Anadolu’muzun, cumhuriyetimizin, hükümetimizin, muhalefetimizin ortak başarısı olarak görmeliyiz. Ve bu başarıdan dolayı sadece Türkiye’de  yaşayan 81 milyon T.C Vatandaşı değil,  52 İslam ülkesinde yaşayan (Türk, Arap, Acem, Kürt, Malezyalı Endonezyalı, Berberi, Çerkes…) 2 milyara yakın insan sevinmeli.

 

                   “Demokrasi=Tartışma” Yanlışından Kurtulmalıyız

        Demokrasinin yanlış anlaşılmasından kaynaklanan bir gelenek oluşmuş ülkemizde: ” İktidarla muhalefet hiçbir zaman hiç bir konuda anlaşamaz, anlaşmamalı. Birinin ak dediğine öbürü mutlaka kara demeli…”  Bu saçma geleneğe mutlaka son vermek zorundayız. Çünkü bu anlayış hem akla aykırı, hem gerçeklere zıt, hem de fıtrata uygun değil. İktidar her zaman doğru yapmaz, muhalefetin her eleştirisi de mutlak doğru değildir. Partilerin amacı, ülkenin güzel yönetilmesini, halkın refah ve huzur içinde yaşamasını sağlamak olmalı.

 

                                  İstanbul Hava Limanı

         Yeni açılacak hava Alanının ismi ne olmalı”  konusunda da yine insanlarımız gruplaşmış görünüyor. Her siyasi grup, her siyasi düşünce ayrı ayrı isimler öneriyorlar:  Atatürk, Cumhuriyet olsun diyenler, Fatih, Recep Tayyip Erdoğan, Abdülhamit, Hezerfan olsun  diyenler…. Liste uzayıp gidiyor. Herkesin düşüncesi asil, herkesin önerisi muteber.

        Bendeniz de bu ülkenin bir ferdi, vergi ödeyen bir vatandaşı olarak bir isim öneriyorum:  İSTANBUL HAVA LİMANI. Niçin bu isim? İstanbul zaten büyük, zaten tanınmış, zaten meşhur bir marka. Roma’ya, Bizans’a, Osmanlı’ya başkentlik yapmış,  dünya üzerinde 3 imparatorluğa başkentlik eden tek şehir. ''Dersaadet'', ''Asitane'', ''Darülhilafe''  ''Makarrı Saltanat'' “Payitaht…” gibi adlarla şöhret bulmuş muhteşem ve muazzam şehir.  Ortasından deniz geçen tek şehir, Napolyon’un,” Dünya tek bir devlet olsaydı başkenti İstanbul olurdu” dediği şehir. Dedemiz fatihin fethetmesi ile (batılıların ayırımına göre) çağlar değiştiren şehir.

                                    BU İSİM HERKESİ KUCAKLAR        

        Bu isme her siyasi düşünceden insan evet der, demeli. Çünkü milliyetçi muhafazakâr kesim için orası Osmanlı’nın başkenti. Dünyayı 400 seneye yakın idare eden ve Türklerin tarihte kurduğu en büyük en önemli en etkili devletimiz Osmanlının payitahtı.

      İstanbul, ümmet için de önemli, çünkü  son resül, âlemlere rahmet Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav) in fethini müjdelediği şehir.  Birçok peygamberin, birçok velinin, birçok padişahın mezarları onun kalbinde. Atatürk Kurtuluş Savaşını başlatmak için Samsun'a oradan hareket etti. M. Kemal, “geldikleri gibi giderler” sözünü bu şehirde söyledi. M. Kemal Ankara’yı başkent yapmasına rağmen ömrünün son aylarını, son günlerini İstanbul’da Dolmabahçe Sarayında geçirdi ve ömrünü burada tamamladı.

        Boğaz burada, Haliç burada, büyük camiler, tarihi saraylar, büyük futbol takımları, Asyayı Avrupaya bağlayan üç köprü, denizin altından iki kıtayı birbirine bağlayan Marmaray, Avrasya geçitleri bu şehirde. Büyük  şirketlerin merkezleri burada. Sanatın, sporun, ekonominin, medyanın, turizmin, tarihin… Kalbi burada.  O zaman niye başka isim arıyoruz ki? Bizim kültürümüzde “ismiyle gelmiş, adıyla doğmuş” diye bir söz vardır. Bir çocuk bayramda doğduysa adı Bayram, Kadir Gecesi doğduysa kadir veya kadiriye, Arefe de doğduysa arif veya  arife, Ramazanda doğduysa ramazan, Şaban Ayın da doğduysa  şaban olur.

        Şehir isimlerinde de atalarımız çok pratik, pek komplekssizler . Konstantinopolis’e İSTANBUL, İkonia ‘ya Konya, Smyr ya izmir, Ayıntab’a Antep, Amasis’e Amasya… Demede hiçbir sakınca görmemişler. Kompleks ve korku daha çok geri, kökensiz kültürlerin geleneklerinde mevcuttur.

        Tüm bu bilgiler ve gerekçelerden sonra diyorum ki; “ başka ad aramaya , bu muhteşem eser üzerinden siyasi ayrışmaya gerek yok.  Bu eser zaten adı ile gelmiş, ismi ile doğmuş. Bu sebeplerden ötürü, bu esere, yeni Hava Limanına ;   “İstanbul Hava Limanı” ismini verelim.

Not: Bu vesile ile şunu da hatırlatmak da fayda var. Birçok şehrimizde şükürler olsun ki artık hava alanları var. Bunların isimlerini de  şehrin ismi ile ansak faydalı ve pratik olmaz mı? Mesela"Esenboğa Hava Limanı" yerine "Ankara Hava Limanı" daha makbul değil mi? Murat Bardakçıya göre bu isim zaten bizlere bir hezimeti hatırlatır. (‘Esenboğa’’ kelimesinin doğrusu 'İsen Buga'dır ve Timur'un ordusundaki generallerden birinin ismidir ve bu isim bizim için taaa 15. asırdan, 1402 Temmuz'unda perişan olduğumuz Ankara Savaşı'ndan kalma acı bir hatıradır…Hürriyet Murat bardakçı http://www.hurriyet.com.tr/murat-bardakci-esenboga-600-yillik-bir-hez-metin-adidir-39211891)  

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum