Kahvelerin Faturası

Davos’ta Başbakan Erdoğan’ın İsrail Cumhurbaşkanı Perez’e sert çıkışı ardından Türkiye dünyanın en çok konuştuğu ülkelerden biri oldu.

Başbakan Erdoğan da Davos olayı sonrasında haber ve yorumlarda adı en çok geçen lider. Şu günlerde yurtdışına çıkanların Türkiye’den olduklarının bilinmesi ile birlikte göz yaşartıcı sahneler yaşanıyor. İşte onlardan ilginç bir anekdot: Riyad'da gezmeye çıkan bir grup Türk gazeteci (Mustafa Karaalioğlu-Star, Şeref Oğuz Sabah, Nuri Elibol Türkiye İbrahim Öztürk Zaman) ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu kahve içmek için Starbucks Cafe'ye gider. Kahveler içilir tam hesap ödenecekken oradan bir genç adam çıkar ve hesabın ödemek için atılır. Grubun Türkiye'den geldiğini anlayan Başbakan Erdoğan'ın Davos çıkışı nedeniyle methiyelerde bulunan Arap genç, "Bu kahvelerin faturası Davos'ta ödendi" der ve Türk gazetecilerden önce hesabı öder...

Yine Başbakan Erdoğan’ın Davos çıkışı sonrasında Deniz Feneri Derneği’ni temsilen Nijer’e giden gönüllümüz Orhan Kılıç Fas havalimanında güvenlik kontrolleri için beklerken, Faslı görevli pasaportu inceledikten sonra arama yapmaktan vazgeçip Kılıç’a seslenmiş:“Erdoğan! Geç!” 2000 yılının yaz aylarında yardım yapmak için, kıtlık felaketi yaşayan Etiyopya’ya gitmiştik. Felakete en çok maruz kalan bölgelerde ilk incelemeleri ve ilk gıda dağıtımlarını yaptıktan sonra Etiyopya’nın tek televizyon kanalına gittik. Etiyopya devlet televizyonundan ülkenin tarihi ve kültürel zenginliklerine dair görüntü istedik. Felaket bölgesinin kuraklık öncesi dönem kayıtlarından talep ettik. Bizi arşiv sorumlusuna götürdüler. Görevli bir yandan bizim için görüntü araştırırken bir taraftan da nereli olduğumuzu sordu. Türk olduğumuzu öğrenince, “Cimbom Galatasaray!” diye tezahürat yaptı. O yıllarda tüm dünyada Galatasaray’ın başarıları konuşuluyordu. Galatasaray, Türkiye’nin tanıtımına ciddi katkı sağlamış, marka değerimizin artmasında önemli rol oynamıştı. Bu gün ise aynı şeyi Başbakan Erdoğan yapıyor. Adına Arap dünyasında şarkılar yapılıyor. Çocukların adı “Recep Tayyip” konuyor. Kız çocuklarına “Emine” ismi veriliyor.

Bu dönemde Türkiye önceki dönemlere göre daha fazla yabancı devlet adamı misafir edecek. Ankara ve İstanbul resmi konuk trafiğinde belirgin bir yoğunlaşma olacak. Türkiye, bölgesinde yaşanan gelişmelere seyirci değil müdahil olmak istiyor. Ülkeler arası krizlerin çözümü için taraflar nezdindeki kredisini, hatırını kullanıp uzlaşmaya en önemli katkıyı sağlayan ülke olma kararlılığında. Türkiye, kendisine yüklenen misyonun farkına vardığının işaretlerini veriyor. Attığı adımlarla kendisi ile ilgili beklentilerin yersiz olmadığını ispata çalışıyor, beklenti sahiplerinin hayal kırıklığı yaşamalarını istemiyor.

Bu hafta TBMM ‘de Somali Tezkeresi görüşülecek. Aden Körfezi’ne Türk askerlerinin gidecek olması, Türkiye’nin sadece bölgesinde değil, dünyanın karşı karşıya bulunduğu küresel krizler konusunda da müdahil olmak istediğini gösteriyor. Türkiye bölge ve dünya barışına katkısını azami ölçüde artılmalı. Bu arada iç barışımızın da ihmal edilmemesi gerek. Yerel seçimler öncesi, kimi çevrelerin ortamı germeye yönelik adımlarına karşı devletin ilgili birimlerinin ve vatandaşlarımızın teyakkuzda olması lazım. Bölge barışı ve dünya barışına katkımız ülkemizde tesis edilmiş olan iç barışın, huzurun ve istikrarın korunmasına bağlı. Gücümüzün artması, yıldızımızın giderek parlıyor olması ve ülke sınırlarımızın dışındaki problemler karşısındaki aktif tavırlarımızla, bir dünya gücü namzedi olduğumuzun adımlarını atıyor olmamız bazı çevrelerin canını sıkacaktır.

Allah hepimize uyanıklık versin. Türkiye’nin güçlenmesinden rahatsızlık duyan içerideki ve dışarıdaki şer güçlere fırsat vermesin. Dileriz onlar, kendi hile ve desiseleri içinde debelenip boğulurlar. gumuslale@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum