Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

NAFAKA, VELAYET ve EMİNE BULUT ÜZERİNE

Boşanma, nafaka ve çocuk haczi, ardında binlerce mağdur bırakan esaslı bir yara. Hesap edilmek istenmeyen ancak geçmişi çözmediği gibi, geleceği de kadük bırakan kanunlar silsilesinin oluşturduğu kangren. Ne zaman gündeme gelse erkek egemenliği üzerinden kamuoyu oluşturulan, yetmediğinde bir kadın cinayeti haberi ile halı altına süpürülmeye çalışılan toz.

Ne yazık ki Türkiye'de bu konu, biri daha çok zayıf olan iki eşitsizin, kadın ve erkeğin denkliği üzerinden değerlendiriliyor. Zamana, zemine ve koşullara göre değişebilecek onlarca farklı değişkene rağmen devlet çok katı bir hukuk sistemi ile bir tarafı korurken ötekini yerle bir ediyor. Oysa ki kadının, erkeğin, çocuğun, ailelerinin ve toplumun mağduriyetleri arasında bir denge kurmak bu denli katı kurallarla mümkün olamaz. Öyle ya, mesela ilkokul seviyesine kadar anneye ihtiyaç duyan bir çocuk, daha sonra babanın muhafazasına daha çok ihtiyaç duyabilir, bu cinsiyete zamana ve zemine göre yer değiştirir.

Çocuğunun nafakasını ödememek için sigortasını yatırmayan baba da, velayeti bir mal takası gibi görerek pazarlık konusu yapan anne de bu hayatın gerçeği. Anneannenin, babaannenin, teyze ve hala ile amca ve dayıların içinde olduğu; ekonomik ve sosyal çevrenin, yaşam kalitesinin ve dahi hayatın her an değiştiği bir gerçekken, buna ayak uyduramayan kurallarla bu olguyu çözmeye çalışmak, olayı sümen altı etmek hafif bir ifade ile yüzüne gözüne bulaştırmaktır.

Bugün için ülkemizde yargının ve ona yön verenlerin meseledeki rolü malesef budur 
ve bu yüzden de Emine Bulut gibi onlarca meselesin baş müsebbibi de bu tutumdur.  

Emine Bulut davası, vahşice yaşanmış dramatik bir olay. Ama herşeyden önce münferit bir hadise. Şu bir hakikat ki bu olay bütün kadınları masum bütün erkekleri de cani yapmaz.


Malesef ki son dönemde yaşanan tüm gelişmeler, kadın ve erkek arasındaki fiziksel eşitsizliği gidermek adına kadına yeni silahlar vermekten öte gitmedi. Gerek İstanbul sözleşmesi saçmalığı gerekse 6284 ve sair kanun düzenlemeleri sulhu getirmek yerine, erkekle çatışması için kadına yeni silahlar vermekten öte gitmiyor. Nafaka, velayet ve beyan adlı bu silahlar uzlaştırmayı değil, savaşı tetikliyor.
 

Velayeti bir silah gibi kullanan kadın, aklı selimini yitirmiş eş dost ve akraba gazı ve bu durumu ticari/sosyoekonomik bir kazanç kapısı gören avukat/feminist düşünce ve stk ekipleri üçgeninde savaş sadece kızıştırılıyor. 

Arada kalan çocuklar, insani değerler, yeni yuvalar kanunun önünde olması gereken hak, kimsenin umurunda değil.

Bu durumda sonucu görmemek ahmak olmayı gerektirir. Savaş devam edecekse eğer; yüzlerce mağdur baba, çocuk, yuva ve en önemlisi, kanunun korumaya çalıştığı emine bulut hikayeleri asla bitmeyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.