Seçimden Sonra Ne DEĞİŞECEK…?

Hafta sonu sandık başına gideceğiz.

Rabbim bu ve bundan sonra yapacağımız her seçimi hakkımızda hayırlı eylesin. Gerek fert olarak gerekse toplum olarak yanlış karar vermekten, yanlışta ısrar etmekten bizleri muhafaza etsin.

Toplum olarak çok duygusalız. Son söyleyeceğimizi dilimizi tutamayıp pat diye sarf ediveriyoruz.

Bu sözlerim herhangi bir kişi, kuruluş, dernek ya da partiye özgü değil, toplum olarak genelimizde aynı durum var.

Seçime yaklaşırken parti liderleri en ağır ifadelere yer vermekten kaçınmıyorlar.

Seçim sonrası demokratik bir anayasanın hazırlanmasını ve kamu oyundan olur almasını temenni ediyoruz.

Halkın genelinin kabul edemeyeceği bir anayasa bir fayda sağlamayacaktır.

Peki bu kadar karmaşadan sonra, yaşanılabilir bir konsensüs sağlanabilecek mi? Umarım seçimde söylenenler yara olarak kalıp hizipleşmenin sebebi olmaz.

12 Eylül referandumunda MHP’nin tavrı tabanın tercihlerini değiştirmiş durumda. Referandum arifesinde ve de daha sonraki bir yazımda MHP tutumunu değiştirmez ise baraj sorunu yaşayabilir demiştim. Görünen o ki baraj sorununu gören ve uzlaşma olsun, memleket kriz yaşamasın diyen İskenderpaşa Cemaati Lideri(daha sonra diğer cemaatler de aynı minvalde açıklamalar yaptılar) MHP’ye sorumluluğunu hatırlatarak seçim sonrası sürecin problemsiz atlatılması, sözü verilen anayasanın halkın derdine derman olacak şekilde çıkmasını temenni eder bir üslup ile beyan etti. Müntesiplerinden sert ikazlar var, bakalım sonuç nasıl olacak.

MHP bu hatırlatmayı, hatta kadirşinaslığı diyelim unutmaz ve vefaya vefa ile karşılık verir.

Yoksa daha sonraki seçimde böyle bir yaklaşımı asla göremez.

Tabanını bu kadar küstürmüş iken.

BDP yaraları kaşımaya ve yara açmaya devam ediyor. Derde derman aramaktan ziyade kavga devam etsin, kan durmasın siyaseti izleniyor.

Partiler seçim derdinde. 13 Haziran sanıyorum bu saldırı siyasetinin masaya yatırılacağı günün başlangıcı olacaktır. Her şeyi baltalamaya gayret edenleri ellerini vicdanlarına koymaya davet ediyorum. Bu vatan hepimizin. Ayrılanların kurtlara yem olduğunu unutmayın.

Ayrılın diyenlerin iştahlarına bir bakın bakalım nasıl yalanıp duruyorlar.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na birkaç hatırlatma yapmak isterim. Bu yaklaşımlarınız ile AKP’ye rakip olmanız, birinci parti olmanız zor.

Size yaptığınız konuşmaları hazırlayanlara ara sıra sorun, bu konuda araştırma yaptın mı diye. Yok spontane konuşuyorsanız çok bilgi eksikliğiniz var, acilen telafi etmelisiniz.

Her söylediğinize pardon deme lüksünüz olamaz.

Bakın önümüzde hep birlikte umutla beklediğimiz bir anayasa hazırlık süreci var. Bu üslup ve bilgi eksikliği yeni anayasaya bir şey kazandırmaz. Muhalefet partisi diye illa görüşünüz alınacak ise nasıl emin olabileceğiz.

12 Eylül darbesinin baş mimarı Evren, siviller anayasa yapamaz demişti.

Haydi iyi hazırlanın da siviller nasıl anayasa yaparmış görsünler.

Yoksa yeni bir anayasa için darbe yapmalarına gönlümüz elvermez.

Vicdanlar böyle zulümlere dayanamaz.

 

Ahmet TÜRKAN - Habername

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum