Türkiye’nin Rumeli’ye Uzanan Hayırsever Eli

Balkanlar ve Rumeli Osmanlı’nın nazlı, cefalı ve çile çekmiş yurdudur” başlıklı yazımızda Salih Murat Bey’in “Şunu unutmayalım. Rumeli yok olursa o zaman gerçek sınır Edirne olur. Bu durumda size hayat hakkı tanımazlar. Biz burada radarı Türkiye olan bir halkız. Biz burada varken siz güçlü olursunuz. Biz yok olursak orada sizi de yaşatmazlar…


Burada bayrak ezan varsa buna bağlı. TİKA bütçesini çok görenler var… Şu an Makedonya’da en iyi çalışan ve istikameti en düzgün TİKA ekibidir…” duygularına şahit olmuştuk.

Üsküp, Kalkandelen ve Ohri’yi kapsayan bir seyahat sırasında bu sözün anlamını çok iyi kavramama sebep olacak çok gözlemim oldu.

Bahis geçen yazıda Salih Murat Bey:

“Rumeli katliamları Türkiye’de hiç yazılmadı. 5 milyon insan yok oldu gitti.


100 yıldır umutsuz yaşadık. Şimdi bir zamanlar kendimizin vakfettiği eserlerimizi satın almaya çalışıyoruz. 50-60 yılda 30 bin eseri yıkmışlar.


Tito rejimi bizim Rumeli’deki eserleri yıkılan taş kadar (Hafriyat) ödeme yapmışlar. Böyle tahrip etmişler.”

İfadeleriyle insanlarımızla birlikte yok olup giden tarihi ve kültürel değerlerimize dikkat çekiyordu. 50-60 yılda 30 bin eserimiz yok edilmiş. Gerçekten hüzün veren bir tespit.

Balkanlarda dikkatli bir gözle gezerken Türkiye’nin en başta TİKA olmak üzere “hayırsever yüzünü” görmek gerçekten gurur verici ve geleceğe yönelik hayallerimiz güçlendirecek düzeyde…

Restore edilerek yok olması önlenmiş, ibadete açılmış, hayatın içerisinde yaşamaya devam eden Camiler, köprüler, hanlar vs…Evlad-ı Fatihan’ın yaşadığı her yerde görmek mümkün.

Burada sizinle sadece fotoğrafladığım bazı örnekleri paylaşacağım:

Mustafa Paşa Camii / Üsküp…

Kuzey Makedonya’nın en güzel camilerinden olan Mustafa Paşa Camii, Sultan II. Bayezid ve Sultan I. Selim Han zamanında vezirlik yapan Mustafa Paşa tarafından 1492 yılında yaptırılmıştı. Şehrin merkezinde yer alan bir tepede, Üsküp kalesinin yanı başında ve Üsküp Türk Çarşısı’nın hemen bitişiğinde yer alan Mustafa Paşa Camii Üsküp’ün en önemli Osmanlı mimari eserlerinden biri olarak gösterilir. Sırpların ibadete kapattığı ve harabeye dönen camiyi defalarca ziyaret eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın (O dönem Başbakan) talimatıyla TİKA tarafından restore edilmeye başlanmış ve 5 yıl süren çalışmalar sonrasında Ramazan ayında dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ’in okuduğu hutbe ile 2011 yılında tekrar ibadete açılmış

img-4300.jpg

img-4297-004.jpg

Arasta Camii / Üsküp…

Arasta Camii Üsküp’teki eski Osmanlı Çarşısının kuzeyinde yer alıyor. 15. Yüzyılda Osmanlı Devleti tarafından inşa edilen cami kısa ve dört köşeli minaresi ile dikkat çekiyor.

Cami tarihi boyunca büyük badireler atlatmış. 1555 yılında meydana gelen depremde kubbesini kaybeden cami 1689 yılında da Avusturya-Macaristan ile Osmanlı arasında savaş devam ederken Avusturyalı bir generalin Üsküp’ü ateşe vermesiyle tahrip olmuş ve 17. Yüzyılda restore edilmiştir. Komünist rejimin hüküm sürdüğü yıllarda ibadete kapatılmışken 1963 yılında şiddetli bir depremle neredeyse tamamı yıkılmıştır.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının önderliğinde restorasyona başlanıldığında giriş kemeri ve bir duvarı dışında bir harabe görüntüsünde olan Cami çıkarılan pek çok bürokratik önleme rağmen yeniden ayağa kaldırılmış ve ibadete açılmıştır.(2006’da başlayan çalışma ancak 2014’de tamamlanabilmiş) 70 yılı aşkın süre ibadete kapalı/harabe kalmış cami bugün orada Anadolu hayırseverliğinin bir parçası olarak ibadet edilmeye devam ediyor.

Caminin girişinde yer alan tabelada şöyle yazıyor:

“Bu tarihi eserin restorasyonu, Bursa Büyükşehir Belediyesi önderliğinde, Çayır Belediyesi ve Üsküp Müftülüğü işbirliğinde S. Rafet Kahraman ve Bursalı hayırsever işadamlarının katkılarıyla gerçekleştirilmiştir.”

1946 yılından beri ibadete kapalı, 1963’de meydana gelen depremle harabeye dönen bu güzide camide namaz kılmak bize de nasip oldu. Başta Bursa Büyükşehir Belediyesi olmak üzere katkısı olan Bursalı iş adamlarımızdan Allah razı olsun…

img-4346.jpg

img-4347.jpg

Hatuncuk Camii / Üsküp…

16.yüzyılda Yahya Paşa’nın kızlarından Hani Hatun tarafından inşa edilmiş Hatuncuk Camii’de önce Komünist rejim tarafından kapatılan ve sonra da 1963 depremiyle harabeye dönen Arasta Camii ile aynı kaderi paylaşmıştır. Bu ecdat yadigârı eser de Bursa Osmangazi Belediyesi önderliğinde Bursa’lı hayırsever işadamlarımız tarafında restore edilmiş ve 2008 yılında yeniden ibadete açılmıştır. Bize de namaz kılmak nasip olan bu caminin banisi Hani Hatun ve tekrar ihyasını sağlayan Bursa’lı hayırseverlerden Allah razı olsun. Kıyamete kadar baki olsun İnşallah…

img-4479.jpg

img-4480.jpg

Sultan Murad Camii / Üsküp…

Eski Üsküp’ün merkezine 1436 yılında inşa edilen Cami, Hünkar Camisi, Cami-i Atik ve Eski Cami olarak da adlandırılır. Osmanlı’nın kuruluş dönemi son padişahı Sultan II. Murad tarafından inşa ettirilen cami hala ihtişamını korumaktadır.

Üsküp’teki tek padişah vakfı olan yapı yangınlar, depremler ve savaşlar görmüş ve son halini 18. Yüzyılın başlarında geçirdiği onarımla almıştır. İçerisinde medrese ve imarethane bulunduran bir külliye olarak inşa edilen külliye yapılarından günümüzde sadece cami, mezarlık, türbeler (Beyhan Sultan Türbesi, Dağıstanlı Ali Paşa aile türbesi) ve Üsküp Saat Kulesi kalmıştır.

Deprem ve savaşlarda zarar gören cami Sultan Süleyman (1539), III. Ahmed (1711) ve son olarak V.Mehmed (1912) de önemli onarımlar görmüştür.

Camiyi özel kılan bir de ziyaret vardır. Sultan Reşat Üsküp’ü ziyaret etmiş ve bu camide namaz kılmıştır.

Son olarak 2016-2019 yıllarında TİKA tarafından kapsamlı bir restorasyona tabi tutulan Cami 2020 yılında törenle tekrar ibadete açıldı.

img-4407.jpg

img-4426.jpg

img-4432.jpg

img-4433.jpg


Hüseyin Şah Camii ve Türbesi

Makedonya’da Üsküp şehrinin 10 kilometre kadar dışında Kalkandelen’e giden eski anayolun kenarındaki Saray köyünde bulunan cami, kapısı üstündeki dört beyitlik Arapça kitabeye göre 961 (1554) yılında Hüseyin Şah tarafından yaptırılan bu önemli eseri ziyaret etmek ve namaz kılmak bize nasip oldu. Yine bu eserin TİKA tarafından 2018 yılında restore edildiğini gururla öğrenmiş olduk.

Üsküp ziyareti sırasında şu anda Rize milletvekili olan Harun Mertoğlu ile birlikte bizi misafir eden Makedonya tarihinin ilk Türk kadın milletvekili ve bir dönem Makedonya’nın İstanbul Başkonsolosluğu görevini yürüten Zerrin Abaz Hanımefendinin babasının mezarına da tevafukken bu caminin bahçesinde karşılaşmak ve dua etmek de kısmet oldu .Zerrin Hanım’ın babası Bedri Efendi Abaz Makedonya Cumhuriyeti İslam Birliğinin ilk “Reisü’l Uleması”ydı.

img-4650.jpg

img-4639.jpg

img-4643.jpg

107 Yıl Ezana Hasret Cami: Ohri Ali Paşa Cami

Ohri Ali Paşa Camisi, 1573 yılında Süleyman Paşa tarafında yaptırıldı., 1823’te Belgrad Veziri Maraşlı Ali Paşa tarafından onarıldı ve onun adıyla anılmaya başladı. Balkan savaşları sırasında 1912’de bombalandı ve minaresi yıkıldı. Restore edilmesi çeşitli sebeplerle engellenmeye çalışılan cami Makedonya İslam Birliği ve Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında yapılan bir protokolle 2017-2019 yılları arasında restore edilerek törenle ibadete açıldı ve 107 yıl sonra Ohri semaları tekrar ezana kavuştu.

Ohri merkezde çok önemli lokasyonda yer alan cami de namaz kılmak bize de nasip oldu. 14 Milyon liraya mal olan proje Vakıflar genel Müdürlüğünün Kuzey Makedonya’da gerçekleştirdiği ikinci, Balkanlarda ise 13. Restorasyon projesi oldu.

img-4075.jpg

img-4198.jpg

img-4074.jpg

YİĞİT PAŞA TÜRBESİ

Üsküp fatihi olarak anılan Yiğit Paşa (Saruhanlı Paşa Yiğit Bey), Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt döneminde yaşayan akıncılardandır.

13 Ocak 1392’de, yoldaşı Meddah Baba’yla birlikte Üsküp’ü fetheden Yiğit Paşa, ölümünün ardından kendisiyle aynı ismi taşıyan ve yaptırdığı camiye gömüldü. Cami, 1943 yılında Üsküp’ün bombalanması sırasında yıkılmış, minaresi 1961 yılında yıkılana kadar ayakta kalmıştır. Caminin bünyesinde faaliyet gösteren Meddah Baba Medresesi birçok âlimin yetişmesine vesile olmuştur.

Harabe olan yapı Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Üsküp Çayır Belediyesi öncülüğünde Yiğit Paşa soyundan gelen ve II Dünya Savaşı sırasında Türkiye’ye göç eden İşadamı Şarık Tara tarafından 2015 yılında yeniden yaptırılmış ve annesi Mahmura Tara’ya, Külliye içerisinde yer alan kütüphane ise eşi lale Tara’ya adanmıştır.

img-4377.jpg

img-4381.jpg

img-4375.jpg

Bu yazıda benim paylaştıklarım kısa bir gezide dikkatimi çeken birkaç örnek. Oysa sadece Kuzey Makedonya’da 2015’den bu yana TİKA’nın gerçekleştirdiği proje ve faaliyet sayısı 1200 civarında…

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve hayırsever iş insanlarının da sayısız dost eli bölgeye uzanmış. Gönül coğrafyasında bu dokunuşları gördüğümüzde geleceğe dair ümitlerimiz güçleniyor. Emek ve gönül verenlere sonsuz şükranlarımızla…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum