Yeni Normal, Eski Pazar!

Ekonomik krizler önce sosyal yapıyı vurur. Bu bağlamda düşünüldüğünde 2001 tarihi önemli bir örnektir. Aynı dönemde benzer krizler yaşayan iki ülke olan Arjantin ve Türkiye’de toplumlar krize karşı tepkide ayrışmış, Türk toplumu krizi kısmi tepkilerle (yazar kasa olayı) atlatmışsa da Arjantin’de olaylar aynı seyretmemiş; mağazaların yağmalanmasına, kimin olduğuna bakılmaksızın sokak ortasında hayvanların kesilip parçalanmasına, tarladaki mahsulün talan edilmesine kadar bir dizi olumsuz sonuca varmıştır.


Elbette ki ülkelerin sosyal patlama eşiği farklıdır. Kültürel doku, toplumsal hafıza, dayanışma ruhu değişik reflekslere sebep olduğu gibi bir kısım ayrıştırmalar da bu dönemde daha çok gün yüzüne çıkar.

COVİD19 sonrası yeni normale döndüğümüz şu günlerde Türkiye; işten çıkarmaların durdurulması, kısa çalışma ödeneğinin geliştirilmesi, esnek vadeli kredi gibi birtakım çözümlerle toplumsal dokuyu korumaya çalışmış, terör bazlı ayrıştırmaları zamanında müdahalelerle frenlemiş, pandemi sürecini başarılı bir şekilde yöneterek büyük oranda toplumsal anlamda gönül almayı bilmiştir.


Pandemi sonrası oluşan bu yeni dönemde ise iki farklı senaryo bulunmaktadır. İlki kolay olan, Türkiye ile birlikte dünyanın da normalleşmesi, çarkların yeniden dönmesi ve kaybolan yaklaşık bir yılın iyi bir pazar planlaması ve ihracat odaklı büyüme hamlesi ile Türkiye lehine kazançlı sonuçlanması.


Kötü senaryo ise yeni normalin beklenen etkiyi göstermemesi ve Covid 19 un yeninden diş göstermesi. Bu durum dünya için de bir risk demek. Yeniden içe kapanma ve pazar daralması görünen ilk resim. Bu noktada devletin sürdürülebilir daha radikal tedbirler alması gerekecektir.


Zira devlette kısa çalışma ödeneği ile işten geliri azaltılarak uzaklaştırılan bir baba gibi düşünülmelidir. Onun için de yeni a-normal başlayacaktır.


Devletin bu dönemde iç piyasaya dönmesi, pazar daralması yaşayan şirketler için pazar bazlı büyümeyi dengeleyebilmek adına alt gelir gruplarını desteklemesi ve hem sosyal dokuyu koruması hem de tabana yayılan bir gelir modellemesi ile şirketler için kendi içinde bir pazar oluşturmaya çalışması, düşünülmesi gereken bir model olabilir.

Peki ya kaynak sorunu diyenler için: Devlet daha radikal olmalı, dedik ya!

Bu yazı toplam 5193 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.