Mehmet Y. ULUTAŞ

Mehmet Y. ULUTAŞ

ABD’deki Çevrimiçi Eğitimde Sıkıntılar Var

Salgının yayılmasını önleme tedbirleri kapsamında hemen hemen tüm dünyada olduğu gibi A.B.D.’de de tüm eyaletler uzaktan ve çevrimiçi eğitime geçti. Amerikan eğitim sisteminin, öğretmenlerin, öğrencilerin ve ebeveynlerin yaşanan sağlık krizine karşı vermekte olduğu sınavı aşağıdaki başlıklar altında özetleyebiliriz.

  1. Bu süreçte anlaşıldı ki uzaktan eğitimin olmazsa olmazı hızlı ve kesintisiz bir internet bağlantısı ile birlikte iyi bir bilgisayar. Hem öğretmenlerin, hem de öğrencilerin başarısı ilk olarak bu teknik altyapının mevcudiyetine bağlı. Maalesef, bu pandemi süreci imkanı olan ailelerin çocukları ile olmayan ailelerin çocukları arasında fırsat eşitsizliği doğurdu. Nitekim UNICEF tarafından yayınlanan yeni rapora göre, dünyadaki çocukların en az üçte biri, koronavirüs salgını nedeniyle okulların kapanmasının ardından uygulanan uzaktan eğitime erişim sağlayamıyor. Amerika’da bu oranlar daha iyi olsa da ortaokuldan mezun olma yaşına gelmiş çocukların %16’sının evinde tek bir bilgisayar veya laptop yok, %4.2’sinin evinde internet bağlantısı dahi yok.
  2. Teknik donanımın yanısıra öğretmen ile aynı ortamda bulunamamak da özellikle duygusal, anlama ve kavrama zorluğu çeken, kişisel gelişimi için öğretmeninin desteğine ihtiyaç duyan öğrenciler üzerinde yıkıcı bir etki oluşturdu.
  3. Amerika’da okul çağındaki 55 milyon çocuğun 14 milyonu nispeten dar gelirli ve evlerinde gıda sıkıntısı yaşanan ailelerden geliyor. Bu çocukların büyük bir kısmına okullarda ücretsiz kahvaltı ve öğle yemeği veriliyordu. Pandemi süresinde öğrenciler bu hizmetten mahrum kaldılar ve maalesef beslenme sorunu yaşıyorlar. Nitekim birçok vakıf ve dernek, ki bunlara Türk camileri de dahil, ücretsiz gıda dağıtımı yapıyor ihtiyaç sahiplerine.
  4. Pandemi süreci sadece öğrencilerin değil, öğretmenlerin de hazırlıksız yakalandığı bir dönem oldu. Pandemiden önce Amerikalı öğretmenlerin sadece %32.3’ü bilgisayar üzerinden ders vermek üzere eğitim almış. Diğerleri ise bunu birçok aksaklık yaşayarak tecrübe ettiler ve öğrendiler.
  5. Amerika’da çocuklarını hiç okula göndermeden evde eğitim vermek kanunla serbest. Çocukların dönem sonunda herkesin tabi olduğu sınavları geçmeleri şartıyla elbette. “Homeschooling” yapan ailelerin çocukları üzerinde yapılan araştırmada, sadece belirli donanımlara sahip olan (özgüveni yüksek ve bireysel olarak kendini ifade edebilen) çocukların evden eğitimde başarılı oldukları görülmüş. Uzaktan eğitimde de buna benzer bir durum ortaya çıktı. Bu özelliklere haiz çocukların uzaktan eğitimde daha başarılı oldukları ortaya çıktı. Yani uzaktan eğitim her öğrencinin kişiliği ile birebir örtüşmedi.
  6. Uzaktan eğitim süresince öğretmenler öğrencileri ile yakından ilgilenemediler. Dahası, okul sonrası aktiviteler, sportif ve sanatsal faaliyetler yapılamadı. Bunlar öğrencilerin konuları daha iyi algılamasının ve kişisel gelişiminin önünde bir engel oldu.
  7. Ortaokul çağındaki çocuklar üzerinde iki sene once yapılan bir çalışmada, bir ay içerisinde 1-2 gün devamsızlık yapan öğrencilerin başarı performansında %10’luk, 3-4 gün devamsızlık yapan öğrencilerin başarı performansında %29’luk, 5-10 gün devamsızlık yapan öğrencilerin başarı performansında %39’luk ve 10 günden fazla devamsızlık yapan öğrencilerin başarı performansında %64’lük bir düşüş kaydedilmiş. Uzmanlar uzaktan eğitimde birçok öğrencinin gerek teknik sebeplerle, gerekse konsantrasyon eksikliğinden devam eden dersi takip edemediklerini ve bunun karşılığı olan devamsızlığın benzer bir performans düşüşüne sebep olduğunu söylüyorlar.
  8. Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı’nın (PISA) Amerikan öğrencileri üzerinde yaptığı 2018 tarihli araştırmanın verilerine göre 15 yaşındaki öğrencilerin sadece %24.2’si ödev yaparken veya okul ile ilgili araştırmalarında günlük olarak dijital ekipmanlardan faydalanıyormuş. Bu öğrenciler uzaktan eğitime geçildiğinde diğer akranlarına göre avantajlıydılar. Ama büyük bir çoğunluk öğretmenlerinin olmadığı bir ortamda sadece dijital ekipmanları ile çalışmaya ve ödev yapmaya adapte olmakta zorlandılar.

Görüldüğü gibi Amerika’da çevrimiçi eğitiminde yaşanan problemler ile Türkiye’de yaşanan sıkıntılar benzer. Pandemi günlerinde ebeveynlere her zamankinden daha çok iş düşüyor. Özellikle ebeveynler evde kalmanın verdiği stresle çok şefkatli ve anlayışlı olamayabiliyor. Her ne kadar zor olsa da onlara ‘sağlıklı’ aktivite alternatifleri sunmak zorundayız. Eğlenme dürtülerini tatmin için bisiklete binmeye, belgeseller seyretmeye, okumaya, el işlerine, kitap okumaya ve değişik hobilere teşvik etmeliyiz. Kolay olmayacak ama bu karantina günlerinden hep beraber ruh sağlığımızı ve çocuklarımızı koruyarak çıkmalıyız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.