Ali Taşdelen’i Hatırlıyor musunuz?

Kıymetli Dostlar,

Ali Taşdelen ismi, hayatımda unutamadığım isimlerden biridir. Peki, neden? 5 Temmuz 1993 tarihinde Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde katledilen 33 kişiden biri de Ali Taşdelen’dir.

Ali Taşdelen’i, 4 yıllık fakülte hayatımda (1989-1993) yazları kıymetli ağabeyim Recep Koçak’ın arzusuyla yarım zamanlı olarak çalıştığım Vefa Yayıncılık'ta (İslam Mecmuası/ Kadın ve Aile Dergisi) tanımıştım. Ali Taşdelen, dergilerin abone sorumlusu idi. O zamanlar İslam Mecmuası, her ayın başında; Kadın ve Aile dergisi de her ayın 15'inde basılırdı. Dergiler, gazete bayilerinde satılsa da okuyucuların çoğu abone olduğu için Ali Taşdelen ve yardımcıları, on binlerce dergiyi okuyucuya ulaştırmak için yoğun bir mesai harcarlardı.

Ali Taşdelen, aynı zamanda onca yoğunluğu arasında dergide yazılar da yazardı. Dergiye giderken genelde Beykoz’daki bahçemizden ikram için çalışanlara meyve götürürdüm. Ali Taşdelen, ben kabul etmesem de katkı olsun diye parayla fındık alırdı. Hayatımda gördüğüm çalışkan, mütebessim, cömert, disiplinli ve ahlaki seviyesi zirve yapmış nadir insanlardan biriydi Ali Taşdelen. İskenderpaşa Camii avlusunda bu elim haberi bana veren kişi ise Prof. Dr. Yahya Fidan’dı. İlk işittiğimde içimin cız ettiğini bugün gibi hatırlıyorum.

Değerli Dostlar,

Belki çok büyük bir laf edeceğim ancak merhum Ali Taşdelen ile birlikte 33 kişinin hunharca öldürüldüğü Başbağlar Katliamı, Cumhuriyet Tarihi'mizin son yarım asırdaki en acı ve bir o kadar da üstü örtülen üç olayından biridir. Hatırlayanlar olacaktır. Katiller yakalanıyor ve daha sonra serbest bırakılıyor. Bu acı olay, sanki Sivas Madımak Oteli'nde ölen 33 kişiye nispet edercesine aynı rakamda kişi katledilerek yapıldı.

Bildiğim kadarıyla Madımak Olayı'ndan dolayı birçok masum insan hâlâ hapiste. Ancak Başbağlar Katliamı'nı yapanlar -ki 100 kişi olduğu biliniyor- 27 yıldır ya yurt dışlarında sefa sürüyorlar ya da elini kolunu sallayarak ülkemizde geziyorlardır.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, dar-ül bekâya gitmeden; Başbağlar Katliamı, Madımak Olayı ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun kazasını mutlaka ama mutlaka çözmelidir. Bu olaylar çözülmelidir ki aziz milletimiz, bu tür acılara bir daha düçar olmasın.

Başbağlar Katliamı'nın sene-i devriyesinde başta Ali Taşdelen olmak üzere, masum 33 vatandaşımızı rahmetle anıyorum ve "Ailelerine, Rabbi'm, sabırlar versin." diyorum.

Karşı kıyıdan selamlarımla...

107087259-1929580007178249-6747193789037249551-n.jpg

0x0-2.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum