Şükrü KIRBOĞA

Şükrü KIRBOĞA

ARABIM,KÜRT KÜLTÜRÜ İLE YETİŞTİM,TÜRK GENCİYİM DİYEBİLMEK

ARABIM,

KÜRT KÜLTÜRÜ İLE YETİŞTİM

TÜRK GENCİYİM DİYEBİLMEK

Yani  “ANADOLUYUM”

 

Hz. Ömer döneminde başlayan fetihlerle birlikte İslam ile tanışır Anadolu. Onlarca medeniyete beşiklik etmiş olan Anadolu, tıpkı bir ana kucağı gibi İslam'a da açar kapılarını ve kısa bir süre sonra Malazgirt Zaferiyle Müslüman Türk Selçuklu ordularının tekbir sesleri doldurur geniş ovalarını.

Büyük Selçuklu Hükümdarı Alparslan, kendilerinden 4-5 kat daha kalabalık olan Bizans Ordusu'nun kendi askerlerinin maneviyatını bozduğunu görünce; kefene benzeyen beyaz elbisesini giyer, atının kuyruğunu bağlar ve şehit olduğu takdirde vurulduğu yere gömülmesini vasiyet eder.

Ardından tamamı Müslüman Türk, Kürt, Arap ve İran'lı askerlerine Cuma namazında bizzat imamlık yaparak Allah'ın Kuran’da zafer vaat ettiği ayetleri okur.

Ve bir Cuma günü böylesi bir maneviyatla kazanılır Malazgirt. Ardından Anadolu'nun diğer ucuna oradan da Viyana önlerine kadar taşınır İslam’ın sancağı.

Devletler kurulur, sonra başka başka devletler de kurulur bu coğrafya da.

Haçlı geldiğinde ilk önce Kılıç aslan karşılar, Sonra Artuklu Türkmen Beyi Balak Gazi esir alır Frenk Kudüs Kralını ve sonra Şarkın En Sevgili Sultanı Selahhaddin girer arkasındaki Türkmen, Kürt ve Arap ordusuyla Kudüs'e.

İstanbul yapar Konstantinepol'ü Fatih, Hz. Peygamberin övgüsüne mazhar olur, abı hayat suyu serer tüm Müslümanların yüreğine.

Tüm İslam coğrafyasında hem Müslümanların hem de Gayri Müslimlerin “En huzurlu olduğumuz dönem” diyeceği Osmanlı dönemi başlar Çaldıran'la. Yeniçeri, Türkmen ve Kürt askerlerden oluşan ordusuyla kurutur fitne yuvasını Yavuz ve yayılır Arabistan’ın diğer ucuna.

Ve Avrupalı “Türkiye” der tüm Osmanlı coğrafyasına. Artık Kürt'te, Arap'ta, Arnavut'ta, Çerkez ve Tatar'ı da “Türk”tür tüm Avrupa için. “Arabım, Kürt kültürüyle yetiştim ve kendimi Türk hissediyorum” diyebilecek bir bilinç tarihin yüklediği bir bilinçtir. Dünyanın Hiçbir ülkesinde oluşamayacak kadar güçlü bir bağın dedirtebileceği bir bilinç.

Müslüman olan bu halklarda yadırgamazlar bunu kabullenirler. İslam adeta bir nakış gibi dokur herkesi ve Anadolu demek; Türkmen’i, Kürt'ü, Arap'ı, Laz'ı, Çerkez'i, Terekeme'si, Tatar'ı, Arnavut’u, Çeçen'i ve daim Müslüman olan herkesi ile Türk demek olur.

Anadolu'da Selçuklu ile yeşeren Osmanlı ile doruğa ulaşan bir medeniyet oluşur. Hoşgörünün, kardeşliğin merkezi olur adeta Anadolu.

Mazlum halkların sığınağı kimsesizlerin kimsesi olur. Endülüs’te katledilen Yahudilerden tutunda Balkanlarda ve Kafkasya'da ki tüm mazlumların da sığınağı olur.

Yunus'ların Mevlana'ların yetiştiği bu coğrafya kültürel zenginliği ile 20. yüzyıla da damgasını vurur ve Türkiye Cumhuriyeti ile yeniden “vatan” olur tüm bu halklara.

Fitne odakları eskiden olduğu gibi yine boş durmazlar, çobanların kaval seslerinin eksik olmadığı bin bir canlı cansız nebatatın hayat verdiği dağlar, yaylalar kanla sulanır. Nice canlar feda edilir nice anaların gözyaşı dökülür toprağa ve her bir zerresi yeniden can verir Anadolu'ya.

Kardeşliğin kanla bozulacağını düşünenler anaların gözyaşıyla yeniden dirileceğini hesap etmezler.

Irkçılığın Vatan sevgisi olduğunu düşünen beyinler; yine milletin, eskiden olduğu gibi Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek millet ülküsüne olan inancını da hesap etmezler.

Bizi millet yapan değerlerin İslam potasında dokunmuş, millet kavramıyla bütünleşmiş olduğunu bilen bu halk; Türk, Kürt, Arap ve Çerkez’iyle tüm vatandaşlarını birinci sınıf kabul eden ve “Kendisini Türk hisseden her kes Türk’tür” sözleşmesiyle anlaşma sağladığını da göstermiş olur yedi düvele.

 

Birbirimizi anlamak, tahammül etmek ve sevmek bin yıldır bizi bir arada tutan İslam’ın evrensel değerlerinden değil midir?

Tarihin düşünce dünyamıza yüklediği bir sorumluluk ve bir medeniyetin sonucu oluşabilecek böylesi bir bilinç, Vatan dediğimiz bu coğrafyada daha güzel günlerin habercisidir şüphesiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum