Fatma Ç. KABADAYI

Fatma Ç. KABADAYI

DİL PERİŞAN BEN PERİŞAN

 

 

 

Türkçemizi seviyorum.

 

İnsan sevdiklerini korumak ister bilirsiniz; ben de her nerede ve her kiminle isem yanlış kullanımlarda karşımdaki şahsı muhakkak uyarırım. Birçok kişi bana ters tepki verir, birçoğuyla düşman oluruz ama dilimiz için mücadeleye değer diye düşünüyorum.

 

Bazen bir dilbilimci olmayı ne kadar arzuladığımı tahmin bile edemezsiniz.

 

Türkçemizi seviyorum ama bazen konuşmam bitmeden bana şu soru yöneltiliyor;

 

“Nerelisiniz?”

“Gayseriliyim.”

 

Şivem beni ele veriyor.

 

Şiveleri de Türkçemiz kadar seviyor ve ilginç buluyorum.

Önce hal hatır sormanın Türkçesine bakalım;

 

—Merhaba, nasılsınız?

—Teşekkür ederim, siz nasılsınız.

—Teşekkür ederim ben de iyiyim.

 

Kayseri şivesinde hal hatır sorma şu şekildedir;

 

_Nörüyoguz gadasın aldığım?

_Nörek anam iyiyik vooo, siz nörüyoguz?

_Biz de iyiyiz kele.

 

Üç yıldır hataydayım. Geneli Arapça konuşmasına rağmen bazen Türkçe Arapça karışımı bir dil çıkıyor karşımıza.

 

—İşkifkin inşallah imlihin?

—Elhamdilleh into işkifkin?

—Elhamdilleh ivnihna imlihin.

 

 

Tabi ben ne dediklerini hiç anlamıyorum. Türkçe burada da farklı demiştim, özellikle ilgimi çeken ve büyük bir kesimin yanlış kullandığı cümlelerden örnek vermek istiyorum. Birçoğunun “-mi,-mu” soru ekinden haberdar olmadığını da cümlelerden anlayacaksınız.

 

—Akşam gelirsin, tamaaam? (Akşam gelirsiniz, tamam mı?)

—Bunu marketçiden aldııın? (Buralarda market yok, adamlar market satıyor olmalı.)

—Onu konuşturmuyorum. (Onunla konuşmuyorum. Fakat cümlede başına silah dayamış, konuşursa vuracak anlamı seziliyor.)

—Geleceeen benimle? (Benimle gelecek misin?)

—Dişimi çektim, yarın röntgen çekecem. (Dişimi çektirdim, yarın röntgen çektirmeye gideceğim.)

—Oturmuşum, kahve içiyorum, geeeel! (Ben oturdum kahve içiyorum, buyur beraber içelim. Fakat cümleden oturduğundan haberi olmadığı anlaşılıyor.)

—Ona biraz yemek çektim. (Onun için biraz yemek ayırdım.)

 

Bana önceleri garip geliyordu şimdi alıştım sanırım. Dil perişan olunca ben de perişan oluyorum ve daha kötüsü körle yatan şaşı kalkar hesabı öğrencilerimin bile bu yanlışlarla konuşması beni de etkiliyor. Bazen soru eki olmadan tamam dediğimi fark edip başımı taştan taşa vurasım geliyor.

 

—Öğretmenim yemekten sonra dışarıya çıkacaaaz?

—Önce yemeğini bitir, sonra konuşalım, tamaaaam?

 

Güler misiniz ağlar mısınız halime? Yakında beni de uyarmaya başlayacaklar diye korkuyorum.

 

Hak ediyorsam neden olmasın?

 

 

 

 

 

 

 

  

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum