Hadi Ekrem Güle Güle…



Unutan bir başkan.
Hatırlamayan bir başkan.
Şirazesi kayan bir başkan.
Elleriyle kalp yapmayıp azarlayan bir başkan.
Ekranlara dosyasız gelen bir başkan.
Projeleri olmayan bir başkan.
Vizyonunu yerlere düşüren bir başkan.
Sahte sempatisinin yerine sevimsizliği ifşa olan bir başkan.
Daha da sıralayabiliriz bunları aslında.
Ben oyumu İstanbul’da kullanmayacağım ama İstanbul benim için, herkes için çok önemli bir şehir.
Daha doğrusu Türkiye siyaseti için çok önemli bir şehir.
Hatta ekonomi olsun, spor olsun, kültür olsun, tüm hususlarda Türkiye’nin lideri durumunda bir şehir.
Bu şehir Türkiye’nin bir nevi mozaiği.
İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanmış sözü yabana atılır bir söz değil.
CHP İstanbul’u kazandı ama Türkiye’yi kazanmayı bilemedi.
Çünkü CHP hâlâ o eski kafayla duruyor, bir türlü ondan kurtulamıyor.
CHP’nin kirli tarihi kara bir leke olarak devam ettikçe iflah olmaz.
Bir de kirli tarihinin yanı sıra kirli ilişkiler de CHP’yi bitirmek üzere.
Kent uzlaşısı saçmalığıyla Türkiye gerçeğinden iyice uzaklaşıyor.
Bir taraftan helalleşme diyerek halka yanaşmaya çalışırken bir taraftan da eski alışkanlıklarını devam ettiren bir zihniyet var CHP’de.
Daha düne kadar başörtüsüne karşı mücadele eden CHP şimdi tesbihlere, takkelere, seccadelere boyun eğmiş.
Vizyon olarak koydukları başörtülü figürler acaba ne kadar samimiler inançlarında?
Her sözünde DEM’lenen bir başkan varken, halka nasıl anlatacaklar millî ruhu.
Bunun yanı sıra DEM’lenmeyen CHP’liler de var.
Başı, ayağı farklı oynayan bir CHP var sahnelerde.
Bunu geçtik; başında kukla gibi duran bir başkan ve ona hükmetmeye çalışan belediye başkanı ve grup başkanı var.
Hal böyleyken kim, neye hükmedecek?
İşte CHP böyleyken nasıl kaybetmesin?
Önceden altılı masa safsatası vardı, ona sarılmıştı.
Şimdi CHP’ye destek verecek bir Kandil kaldı.
İkisi birbirine kullanmaya müsait dost gözüyle bakan iki parti.
Şimdi bu ahvalde İstanbul’un, Ankara’nın ve diğer büyük şehirlerin kaybedilmesi ihtimali yüksek.
Hatta bu seçimde büyük sürprizler de yaşanacak CHP açısından.
Umulmadık yerlerden yenilgiler gelecek ve onlara 1 Nisan tam bir şaka gibi olacak.
Zaten 1 Nisan’dan sonra CHP’de acayip şekilde kazan kaynarsa şaşırmamalıyız.
31 Mart’ta büyük bir darbe yiyecek olan Ekrem artık CHP’nin başına geçip o kibrini, hırsını CHP’yi bitirmekte kullanacak.
Bakıp göreceğiz, tezimizin doğru çıkıp çıkmayacağını.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum