TÜRKİYE'NİN AYDINLIK GELECEĞİNE “EVET” DEMEK ...

 


 

Türkiye, 2007 yılından itibaren kendini daha çok hissettiren bir sivilleşme ve ülkemiz insanının gelecek adına önünü açacak bir demokratikleşme çabası içerisinde.

İnsanımız özgür düşünme veya yaşama haklarına sınırlandırmaların getirildiği bir dönemi geride bırakıp, uzun yıllar özlemini duyduğu yeni bir dünyanın oluşumu için büyük bir adım atmaya hazırlanıyor.

12 Eylül 2010'da önüne konacak ve bir çok alanda önemli yapılanmalara adım olacak anayasa değişikliğini öngören referandumda tercih hakkını kullanacak.

Değişim paketindeki her bir madde üzerinde görüş ve düşünceler gündemde yerini almaya başladı bile. Demokratik bir toplumun göstergesi olan referenduma giden yolda halkımızın, geçmiş dönemdeki hazırlıkların aksine ülkemizi ilgilendiren bu önemli süreçde duygusallıktan ve siyasi beklentilerden öte, bir vatandaş sorumluluğunda her bir maddenin içeriğini tek tek inceleyip özümseyerek daha bilinçli bir davranış sergilemesi tüm kamuoyunun beklentisi.

Bu bilinci kazandırmada rehberlik edecek bir kesim de biz kalem erbabı yazarlar olacaktır. Her ne kadar toplumumuzda görünen okuma alışkanlığı kültürünün yetersizliği halkla iletişimde olumsuz bir faktör olarak bizleri zorlayacak olsa da, bu süreci en iyi şekilde yönetmenin çabası içinde olmak zorunluluğumuz var.

Olumsuz gibi görünen bu tabloyu en azından şu bir kaç aylık zaman diliminde ekstra çabalarla olumluya dönüştürmeyi başarabilmeliyiz.Tercihler “evet” sonucunu getirmediği takdirde, Türkiye'nin dünya ile entegrasyonunda hızını kesecek, hukuk devleti olma yürüyüşünü geciktirecek komplo ve kargaşa senaryoları devam edecektir. Toplumun huzurunu bozacak bu tür davranışlar, geçmişten günümüze sevginin, barışın, adaletin taraftarlığını yapmış olan Anadolu insanının onurunu kırmaya,büyüklüğünü gizlemeye devam edecektir.

Halkımızın önüne konacak ve toplumumuzun kalitesini arttıracak Anayasa değişiklik paketinde Türk siyasi hayatını yönlendiren kamu kurumlarıyla (AYM, HSYK vb ) alakalı yapısal değişikliklerin yanında, toplumumuzda kendini gösteren bir takım sosyal problemlere  çözüm getirecek teklifler de mevcut:
 

  • Toplumda imkansızlıklar veya anlayış yoksunluğu da diyebileceğimiz nedenlerle ilgilenilmemiş, devletin haklarından mahrum edilmiş veya yeterince desteklenmemiş kesimlere pozitif ayrımcılık içeren uygulamalarla eşitlik verilecek ve devlet tarafından sahiplenilecektir.

    Bu uygulamalarla kadınlar,çocuklar,yaşlılar, özürlüler,savaş ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için iyileştirmeler ve ekstra imkanlar sağlanacaktır.

    Sosyal İzleme Örgütü'nün (Social Watch) 2009'da yayınladığı "Cinsiyet Eşitliği Raporu"na göre, Türkiye dünyada 2004-2009 yılları arasında cinsiyet eşitliği konusunda ciddi gerileme yaşanan ülkeler arasında. Anayasa'nın 10. maddesinde yapılacak değişiklikle, "Alıncak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz" ifadesi de kadınlara pozitif ayrımcılığın önünü açıyor.

  • Teknoloji ve bilgi çağı olarak da tanımlanan günümüzde kişisel bilgiler elektronik ortamlarda saklanıyor.Dolayısıyla bu bilgilere ulaşmak veya istismar etmek oldukça kolay.Geçmişte bu konuda yaşanılar tecrübeler bunu teyid ediyor.Bir gün önce haber bültenlerinde "70 Milyon Kimlik Bilgisi Hukuk Bürolarına Servis Yapıldı" haberi, şu an mevcut anayasanın yetersizliğini net bir şekilde ortaya koymaktadır

    Evet, şu anki anayasada kişisel bilgilerin korunmasını teminat altına alan bir madde bulunmamaktadır. Yeni pakette, kişisel bilgiler ancak kişinin rızası doğrultusunda işlenip kullanılabilecek. Bilgilerde eksiklik, hata, gerçek dışılık olması halinde kişi bunun yeniden düzenlenmesini isteyebilecek.

  • Yurt dışına çıkışlarda mevcut anayasa insanlara sınırlandırma getirebiliyor.Örneğin bir işadamının cüz'i miktar da olsa vergi borcu olması durumunda yurtdışına çıkamıyor, yasak getiriliyor.Halbuki bu insan yurtdışında yeni bağlantılar kursa, iş potansiyelini arttırabilir ve borcunu da gayet rahat bir şekilde ödeyebilir.Hem ülke hem de kişi için rahatlık olacaktır.

    Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne de aykırı bulunan bu davranış, yeni düzenlemeyle seyahat özgürlüğünü genişletecek,ceza kapsamında veya soruşturmaya tabi tutulan kişiler için sadece mahkemeler sınırlandırma hakkına sahip olacaklar.

  • Kamu Denetçiliği Kurumu'nun tesisi ve hayata geçirilmesi.İdarenin her türlü iş ve işlevinden dolayı haksızlığa uğrayan, istenilmeyen muameleye maruz kalan vatandaşlar, bu kuruma baş vuracaklar,böylece mahkemeye gerek duyulmadan önce bu kurum aracılığıyla ilk elden çözümlenecek.

    Anında müdahaleyi sağlayacak bu sistem sayesinde artık ”Bu nasıl devlet?”, Niçin kimse bu haksızlığa müdahale etmiyor?” gibi yakınmalar sona erecektir.

  • Anayasa değişiklik paketinin diğer bir maddesi ise “Kişisel Başvuru Hakkı”'dır. Kişiler, hak ve özgürlüklerle alakalı davalarda mahkeme kararından memnun olmaması durumunda yeniden bu defa Anayasa Mahkemesi'ne baş vurarak yeniden inceletme hakkına sahip olacaktır.

    Dolayısıyla bu sistemle AYM, bir tür Türkiye'nin İnsan Hakları Mahkemesi statüsüne getirilmiş olacak. Yıllardır mahkemelerde çözümlenemeyen davaların AİHM'ye gitmesi ve orada çözülerek Türkiye'ye tazminat olarak dönmesinin önü de kesilmiş olacak.

Görüldüğü gibi yukarıda belirtilen maddeler, güncel hayatta insanımıza ayrı bir özgüven katacak, demokratik standartları hayatımıza sokacak nitelikte...

"Evet" demek için bir çok neden var!


 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum