HERKESİN VE HER ŞEYİN PERÇEMİ ALLAH'IN ELİNDEDİR

Evet, sadece insanların, sadece hayvanların, sadece canlıların, sadece ölülerin, sadece kudretli padişahlar, krallar, sultanların değil;  yaratılmış her şeyin perçemi Allah’ın elindedir. Firavunların, Nemrutların, deccalların perçemi de, velilerin, Salihlerin, peygamberlerin perçemi de Allah’ın elindedir. Gücüne sınır olmayan, bir zamanlar dünyaya hükmetmiş Romanın, Osmanlının, Abbasî’nin, Çin’in, günümüzde kendini layüsel sayan ve tüm dünyayı kanla, kıtalle, ölümle yönetmeye çalışan ABD’ nin, Rusya’nın, Çin’in, İngiliz’in ve onların liderlerinin perçemleri de Allah’ın elindedir. Güzelin, çirkinin, erkeğin, dişinin, fakirin, zenginin, zamanın, mekanın, bu günün, yarının, meleklerin şeytanların, dünyanın, ahiretin, herkesin ve her şeyin perçemi Allah’ın elindedir.
 
İnsanlar,  tarihi olayları (savaşlar, devletlerin yıkılışları, kuruluşları, göçler, zaferler mağlubiyetler, fetihler…)  günlük meseleleri ( kişisel ilişkiler, siyasi, ekonomik, sportif olaylar) değerlendirirken değişik ölçütler kullanırlar. “Tarihi ve günlük hadiselerin oluşumunda özne nedir, olaylara yön veren ana aktör kimdir veya nedir?”  Suallerinin cevabına herkes, yetiştiği kültürel ortamın, sahip olduğu düşünce yapısının ve kabul ettiği inancın aklında, zihninde, ruhunda, vicdanında bıraktığı izlere göre cevap verir. Bu sebeple İnsanlar, aynı hadiseyi, aynı olayı değişik yorumlarlar, farklı değerlendirirler. Çünkü, bulundukları konum farklı, hadiselere bakarken kullandıkları gözlüğün camının rengi, numarası ayrı.

Dünyada gelişen siyasi ve sosyal olaylara farklı yorumlar katan, onları değişik yorumlayan görüş ve düşüncelerden bazıları şunlardır:

  • Maddeciler (Marksistler):  Tarihi ve önemli güncel hadiselerin ana faktörünü maddeye bağlayan bu görüşteki insanlar, Karl Marksın düşüncelerini değişmez, en doğru, tek bilimsel görüş olarak değerlendirirler. Marks onlar için adeta bir peygamber, Das Kapital değişmez en doğru görüşleri barındıran kitap, Marksizm de bir din mesabesindedir. Böylece Marksistler en çok karşı çıktıkları kurum olan dinlerin adeta kötü bir kopyasına bel bağlamışlardır.)   Marks, batı kökenli bir düşünür olduğundan İslam’ı ve İslam tarihini bilmediğinden görüşlerini İslam aleminde uygulamaya koymak isteyenler (Komünist /sosyalist partiler, örgütler, gruplar hep yanılırlar.) Buna en iyi örnek PKK dır. Marksın görüşleri doğrultusunda (Marksizmin  daha çok Stalinist kolunun görüşleri doğrultusunda çalışma yapan bu kanlı, bu bebek katili örgüt bölgede  onlarca kez yanıldığı ve yenildiği  halde halen adam öldürmeye bebek katletmeye devam ediyor. Bu Marksist/Stalinist örgütün en son vardığı nokta asırlardır düşman olduğu kapitalizmin baş temsilcisi ABD ile ortak olup masum halkı öldürmek, halkları yurtlarından kovmak olmuştur. )    
  • Kahramancılar(liderciler): Bu görüşte olan insanlar,” tarihi hadislerin oluşumunda, fetihlerde ve savaşlarda en önemli faktör kahramanlardır.” Derler.  “ Bir kahraman çıkar ( Peygamberler gibi, büyük İskender gibi, Napolyon gibi, Fatih gibi, Yavuz gibi…) tarihe yön verir.” Derler.
  • Irkçılar(milletçiler) : Bu görüşte olanlara göre Allah, milletleri eşit değil, farklı farklı yaratmıştır. Bazı milletler tarihe yön vermek, Dünyayı yönetmek için yaratılmıştır. Birçok millet/ırk bu yetenekten mahrumdurlar. Bu görüşteki insanlar, mensubu bulundukları milletin Dünyaya idare etme görevini tanrıdan aldığına inanırlar.
  • Coğrafyacılar: Bu görüşte olan düşüncüye göre insanların, dolayısı ile milletlerin huyunu, karakterini (dolayısı ile kültürünü) içinde doğdukları coğrafya belirler. Coğrafya( hava, su, güneş, toprak,  tabiat…) kişilerin,  milletlerin karakterini belirlemede ana unsurdur. Bu nedenle de tarihe yön veren ana faktörün,  milletlerin / kahramanların davranışlarını oluşturan ana sebebin coğrafya olduğunu kabul ederler.  
  •  
  •    Tarihi ve diğer olyaları değerlendirme babında  bunlar ve buna benzeyen  birçok görüş vardır. Bu bakış açıları elbette   tamamen yanlış  değildirler. Hepsinde hakikat kırıntıları vardır. Lakin Biz müminlere göre tarihe yön veren ana faktör bunlardan hiç biri değildir. Bunlar zahiri aktörler, görünür sebeplerdir. Biz Müslümanlar, Dünyada ve ahirette, dün bugün ve sonsuza kadar meydana gelen ve gelecek olan, basit - karmaşık, büyük- küçük tüm hadiselerin Allah tarafından yönlendirildiğine, yaratıldığına, meydana getirildiğine inanırız. Zerreden kürreye, küçükten büyüğe, kolaydan zora, ezelden ebede kadar meydana gelmiş ve gelecek olan tüm olaylar, savaşlar, barışlar, zaferler, mağlubiyetler küçük büyük önemli önemsiz tekmil hadiseler … Hepsi Allah’ın yaratması ve iradesi ile olmuştur ve olmaya devam edecektir.  

 Bu inançta olan Müminler, bu sebepten dolayı (kendileri üzerine düşen vazifeyi yaptıktan sonra) meydana gelecek tüm olayların sonuçlarını gönül rahatlığı ile kabullenirler. Onlar için zaferle mağlubiyetin, ölümle yaşamanın pek farkı yoktur. Değil mi ki tüm hadiseler Allah’ın yaratması ile olmuştur, değil mi ki  haliku zülcelal böyle isteyip böyle yaratmış “Alarresivelayn” deyip kabullenirler. Onlar bilirler ve inanırlar ki her şeyin sahibi ve faili Allah’tır. ABD’ymiş, Rusya’ymış, İran’mış, Avrupa’ymış, Çin’miş, Fatih’miş, Yavuz’muş, Napolyon’muş Büyük İskender’miş;  Komünist, faşist, kapitalistmiş……Hiç biri ana fail değildir. Müslüman, ancak Allah’a bağlanır ve ondan medet umar. Çünkü ezelde O’(cc)nundur ebed de, bu günde O’(cc)nundur yarında. Gücüne, kudretine, ilmine sınır olmayan sadece Allah’tır.   Müslümanlar, hadiselere, tarihi olaylara, kişisel ilişkilerin neticelerine bu gözle bu anlayışla bakarlar. Çünkü Allah, Hud Suresi 56 da buyurur:  “Şüphesiz ben, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a tevekkül ettim. (Yeryüzünde) hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, O (Allah) onun perçeminden (alnından) tutmuş (da tasarrufu altına almış) olmasın! Muhakkak ki Rabbim, dosdoğru bir yol üzeredir…”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.