ANAYASA NASIL OLMALI

Çocuklar, geleceğe gönderdiğimiz ve asla göremeyeceğimiz mesajlardır.
'Anonymous '

Son günlerde 4+4+4 sistemi tartışılıp duruluyor. Daha doğrusu haydi kızlar okula deyip tesettürlü kızları okula almayan zihniyet, yeni sistemin kızları eve kapatacağını savunuyor. Sanki kızlarımızı okula aldılar da.

Daha şurada 1000 yıl önce; yani 28 Şubat mezaliminde dayatılan kesintisiz 8 yıllık eğitim çöktü. İmam hatiplere darbe vurmak niyeti ile feraset yoksunu darbeci zihniyet eseri olarak karşımıza çıkan 8 yıllık kesintisiz eğitim, sadece çocuklarımızın istikbalini karartmakla kalmadı, bu süre zarfında hiç olmazsa bir mesleği olma ihtimalini de ellerinden aldıkları çocuklarımızı düz adamlar olarak işsizler kalabalığının içine katıverdiler. Düz liselerden düz adamlar çıktı. Meslek olmadığı için asgari ücret peşinde koştular.

Sanayici tornada, tesviyede, kalıpta çalışacak elemanlar bulamadı. 20 yaşındaki bir delikanlı 15 yaşındaki gibi çırak olmaz. Olmak istemez. Çünkü Üniversite hayali vardı.

Düz liseden olmayacağını bildiği halde bir ümitti.

Siz; 28 Şubatın sorumluları. Çocuklarımızın hayallerini çaldınız. Erken yaşta bir meslek sahibi olmalarını engellediniz. Üniversitelere giremesinler diye katsayılar icat ettiniz.

Üniversite eğitimindeki problemleri çözmek YÖK sorumluluğunda olduğu halde Danıştay müdahil olup sistemi kilitledi.

Şimdi 4+4+4 sistemi çalışmaları yapılıyor. Belki bir nebze ilaç olacak. Malum zihniyet buna da engel olmak için gerekirse ellerindeki kafa kıracak aparatları fırlatıp yolu tıkamak gayretindeler.

Sanayinin ihtiyacı olan alanlarda uygulamalı meslek liselerine ağırlık verilmeli ve üniversiteye girişleri asla engellenmemelidir. Gerekirse tüm düz liseler mesleki alanlara yönlendirilmelidir.

Referandumla gündeme gelen ve bütün partilerin yeni anayasa sloganı ile seçime girdikleri süreç başladı, devam ediyor.

Yani; Anayasa çalışmaları gündemde.

Anayasa yapılacaksa eski anayasalara neden bakılısın ki.

Oturup geleceği ön gören, nesillerimize alnımız akça pakça miras bırakabileceğimiz bir anayasa neden olmasın.

Geleceğimizi neden değişmez, dokunulmaz maddeler koyarak ipotek altına alalım ki….

Memleket olarak darbeci zihniyetten ne zaman kurtulacağız.

Ne zaman insanın aslında hür olduğunu anlayacağız.

İslam Peygamberinin veda hutbesinde söylediklerini ne zaman anlayabileceğiz.

Hani en son diyor ya “ Burada bulunanlar bulunmayanlara anlatsın”

Şimdi biz varız. Yarın çocuklarımız olacak. Onların hakkımızda ne düşüneceklerini hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Ama bu zihniyetten kurtulamaz ve yaradılışımızın gayesi dışına çıkarsak kesinlikle iyi şeyler söylemeyeceklerine eminim.

En basit konularda bile kargaşa içinde kalıp çözüm üretemeyen, dediğim dedik bir zihniyete sahip olan toplumumuz diğerlerinin fikrini algılamakta çok kısa kalıyor.

İslamın en önemli özelliği olan diyargramlık sönmüş.

Enaniyet ve nefisperestlik almış yürümüş.

Geleceğe nasıl bir miras bırakacağız.

Atasına söven bir toplumdan evladına hayırlı bir miras kalır mı?... bilemem.

Ama silkinip kendimize gelmeliyiz.

Hz. Ali'ye sordular:

-Ne hikmettir ki Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer zamanında ihtilaflar yoktu ama Hz. Osman ve sizin halifeliğiniz zamanında ihtilaflar çoğaldı.

Hz. Ali şöyle cevap verdi;

-Bunun hikmeti gayet açıktır. Ömer'in ve Ebu Bekir'in yanında Osman ve benim gibiler vardı. Bizim yanımızdaysa sizin gibiler var. .

Kime benzediğimize dikkat edelim.

 

Ahmet TÜRKAN – HABERNAME

ahmetturkan@gmail.com

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum