Annen Gibi

Takıntılarımız üslubumuza yansır çoğu vakit. Hoş olmayan bir davranışı karşımızdaki kimseye sunarken kullanırız bazı kelimeleri. Başlığımızda da yer aldığı gibi annen gibi…

Anadolu da büyümüş tüm medeniyetleri sinesine çekmiş biri olarak birçok kelimenin anlamını idrak ederek büyüdüm. Kötü benzetmelerin yapılması arkası yarın fragmanlarına benzer. Sohbetin ne kadar basit bir hal alacağının göstergesidir.

Kelimeler karşısında insanların sergilediği cümleler konunun gidişatına yön verir. Kısa cümleler demektir ki, senin cümlelerinden hoşlanmadım kısa kes demektir. Bireyler birbirleri ile meşk ederken karşı tarafta ki bireyin duygularını iyi gözlemlemelidir. Çoğu vakit biz insanlar gözü kapalı konuştuğumuz için kendi içsel duygularını karşı tarafa aktarmazsak çatlar ölürüz.

Karşımızda ki hele ki bir çocuk ise…

Çocuklarla konuşurken daha fazla dikkat etmeliyiz ki bu konuşmalar çocuğun iç dünyasında figür olacağını düşünmeliyiz. Duygularımı kısa özet halinde aktardım. Gerçek konuya girmeden. İyi bir gözlemci olduğumu iddia etsem de kendi çocuğumda ki olayları göz ardı ettim. Her şeyin bir sebebi olmadan ben sonuçla ilgilendim. Oysa ki çocuklarımız tamamen yaşanılan olayların fotoğrafını siz velilere sunuyorlar. Bizler iyi bir gözlemciliğin yanında iyi bir analizci olmalıyız.

Türk dil kurumuna göre öğretmen kimdir dediğim vakit: Mesleği bilgi öğretmek olan kimse, hoca, muallim, muallime. Bunun dışına çıkmak günümüz öğretmenlerinin yapamayacağı bir sorumluluk diyorum. Özelliklede küçük çocukların öğretmeni çok önemlidir. Öğretmenini idol, yol gösteren kimse olarak görür. Bilgilerinden yararlanırken davranışlarını da takip eder.

Salgın nedeni ile birçok kurslar durdu. Kızımın piyano öğretmeni de değişince olanlar oldu. Nasıl biri ile terbiye oluyordum birazdan göreceksiniz.. Haftanın bir günü çocuğumu kursa götürüyor hem zamanımı, hem de para mı verirken eğitimcinin çocuğuma sorduğu absürt sorularla muhatap oluyordum. Sözde eğitimci kişinin karşısına çıkıp neler oluyor demediğim için şu an çok pişmanım. Aslında sebebi şuydu dikkate almıyordum.

Kızım bana yaşadığı olayları anlatırken öğretmenin davranışlarını örnek almamasını dersleri takip etmesini söylüyordum. Maalesef dersler konusunda da yerimizde sayıklıyorduk. Merak ettiniz sizde bu öğretmen ne soruyordu 10 yaşında ki çocuğa acaba?

Sorular geliyor:

“Annen gibi kapanacak mısın?”

Bu soru kadar gereksiz bir soru hayatta yoktur. Yaşı 09-10 yaşında bir çocuğa sorulacak soru mu? Ben çocuğumla böyle bir konuyu hiç konuşmamışken sen hangi hakla bunları sorarsın?

Peki sen ne dedin, diyorum.

“Hele o güne gelelim.” Çocuktan bu cevabı aldığı anda ne hissetti acaba? Eline geçti? Çocuğun gözünde o gün ne kadar basit bir genç kız olduğunuzu gördü. Çocuk gibi dedi. Sorduğu soruya bak içimden sanane diyecektim ama demedim dedi.

Sonra ki haftalar da..

“Annen gibi siyah giyinme!”

Resmen benim üstüme oynanan bir oyunun içindeydim ve ben sürekli çocuğumun duygularını bastırıyordum. Boş ver, takma bazı kimseler böyledir. Hayat seni bu gibi insanlarla çok muhatap edecek diye geçiştiriyordum.

Anadolu da bir tabir vardır ya kurt kocayınca tilkinin maskarası olur.

Çocuğu annesi ile karşı karşıya getiren sözde eğitici ile karşı karşıyaydım. Sürekli her derste yavaş yavaş özelime girdiğinin farkındaydım.

Annesini katmak yerine çocuğa tüm renkleri kullanması gerektiğini her rengin farklı güzellikler sunduğunu söyleyebilirdi! Oysa çocuk gelişim çağında olduğu için kendini siyahların arkasına saklıyordu. Tamamen siyah renklerde giymiyordu. Birde annesini ne zamanları görüyordu oda ayrı bir husus.. Hafta sonu Pazar günü kursa giderken hanımefendi için süslenmemiz gerekmiş oda farklı düşünce olsa gerek. Buradan benim gibi olan annelere söylüyorum abiyelerinizi giyin ne varsa takın takıştırın hocalarımız sizi canlı, kıpır kıpır görmek istiyor.b

Bizde o performansları görmek isterdik ama nerde...

Peki kendisi nasıl giyiniyor diye soruyorlar bu hadiseyi anlattığım kimseler.

Ben sadece susuyorum…Aslında yukarda nasıl giyindiğini söylemiş olabilirim :)

İnsanların giyimleri bizi ilgilendirmiyor biz normal insanlar, insanların bizlere ne kattığı ile ilgileniriz. Çevrem Allaha şükür dolu doludur. Gayrimüslim de vardır neden olmasın ki! Biz öze bakarız beze değil! Her insanın bir güzel yanı muhakkak ki vardır.

Derste ise arpa boyu bir yol kat edemedik. Kişi sürekli üzerine olmayan işleri kendine vazife edindiği olsa gerek derse vakti kalmıyordu. Sonuç hoca değişikliği yaptık. Çocuk yürümüyor koşuyor şu an.. Parçaları mutlu çalıyor isteyerek gidiyor. Kendime soruyorum neden çocuğunu dinlemedin!

Buradan tüm eğitimcilerimize sesleniyorum. Öğrencilerinizin ebeveynlerine sürekli atıfta bulunmak sizin zararınıza olur. Çocuklar bu gibi durumdan rahatsızlık duyarlar. İnsanların özeline girmek yerine görevinizi en iyi şekilde nasıl idrak ederim işine girmiş olsanız. İsim yazarsınız!

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum